KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/609
- Karar no
- 2025/909
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/176 Esas
- Tarihi
- 07/03/2025 (Ara Karar
- Talep
- İHTİYATİ TEDBİR
- Bam karar tarihi
- 29/04/2025
- Karar yazım tarihi
- 30/04/2025
Karar Metni
2.321 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Davacı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 03/03/2025 tarihli dilekçesinde.
Eksik peşin harcın tamamlandığını, davacıların kız kardeşler olup, davacı ... 'in, davalı şirket ile hiçbir ticareti olmadığını, şirketten kendi hesabına para gelmediğini ve davalı şirket bünyesinde hiçbir çalışmasının olmadığını, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5. ve devamı sayfalarında yer alan tespitlerden de anlaşılacağı gibi şirket çalışanı olanın davacı ... olup, davalı tarafça iddia edilen mesajların adı geçen davacıyla hiçbir alakasının bulunmadığını, davalı şirket ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen icraya konu senette keşideci olarak gösterildiğini, bu durumun hukuka ve usule aykırı olduğunu bildirmiş,
davacı ... yönünden davaya konu icra takibinin teminatsız olarak durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece "...Dava; icra takibinden sonra açılan, davaya konu senedin davacılara zorla imzalatıldığı iddiasına dayalı olarak, davaya konu icra dosyasında talep edilen alacak ile alacağın dayanağı bono nedeni ile davacıların, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İstem; davaya konu icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.
Mahkememizce 13/11/2024 tarihli kararla, taraflar arasındaki temel hukuki ilişki dikkate alınarak, davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinin bulunmaması sebebiyle görevsizlik kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın, mutlak ticari dava niteliğinin bulunması sebebiyle görevsizlik kararı kaldırılmış, davacı tarafın, ihtiyati tedbir isteminin de 11/11/2024 tarihli kararla görev yönünden reddine karar verildiğinden davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin yeniden değerlendirilmesi gerekmiş,
tensip tutanağının üç nolu ara kararında davacı tarafça eksik peşin harcın tamamlanması halinde ihtiyati tedbir istemi hakkında ara kararı oluşturulmasına ilişkin dört nolu ara kararı oluşturulmuş, eksik peşin harcın 25/02/2025 tarihinde yatırılması üzerine davacı tarafın ihtiyati tedbir istemi hakkında 25/02/2025 tarihli ara kararı oluşturularak her iki davacının ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin verilen ara kararı davacılar vekiline 10/03/2025 tarihinde elektronik tebligat yolu ile tebliğe çıkarılmıştır.
Talep dilekçesinde Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5. ve devamı sayfalarındaki gerekçeye dayanılmış ise de, dilekçede alıntı yapılan gerekçe Bölge Adliye mahkemesine değil, mahkememizce verilen görevsizlik kararına aittir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararın kaldırılması gerekçesi sadece davaya konu senedin TTK'nun 776. ve devamı maddeleri gereğince tüm unsurları taşıması nedeniyle kambiyo vasfında olduğu, davacılardan ...'ın avalist olarak bonoda imzasının bulunduğu, bononun TTK'nunda düzenlenmiş olup, aynı Yasanın 4/a maddesi uyarınca davanın mutlak ticari dava niteliğinde olup, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğuna ilişkindir.
Gerek mahkememizin görevsizlik kararında, gerekse Bölge Adliye Mahkemesinin kararında; davacı ...'le ilgili olarak 03/03/2025 tarihli talep dilekçesinde iddia edilen dava sebeplerine bağlı olarak herhangi bir maddi vakıa tespitine yer verilmemiştir.
Mahkememizin 25/02/2025 tarihli her iki davacı yönünden ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararında ayrıntılı olarak açıklanan gerekçeler 03/03/2025 tarihli talep dilekçesi tarihinde de varlığını ve geçerliliğini korumaktadır. 25/02/2025 tarihli karardan, bu tarihe kadar davacı ... yönünden ihtiyati tedbir talebinin kabulünü gerektirecek durum ve koşullar ile dosyada toplanan delillerde bir değişiklik meydana gelmemiştir.
Önceki ara kararında da açıklandığı üzere; İİK'nun 72(3) maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15 inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
HMK'nun 389(1)maddesinde; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir sakıncanın doğacağından endişe edilmesi halinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
HMK'nun 390(3) maddesinde; tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmenin yanında davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu vurgulanmıştır.
Menfi tespit davasının, alacağın dayanağı belgenin sahteliği veya suç ürünü olduğu iddiası dışındaki davanın niteliği gereği; alacağın kısmen veya tamamen ödendiği, alacak karşılığı malın teslim edilmediği, alacağın muaccel olmadığı gibi taraflar arasındaki hukuki ilişkiden doğan maddi ve hukuki vakıalara dayanması halinde, icra takibinden sonra açılması durumunda İİK'nun 72(3)maddesi hükmü gereği icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği, talep halinde yalnız icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilebileceği tartışmasızdır.
Açıklanan yasal düzenlemeler, yargı kararları ve gerektirici nedenlerle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında; takibe konu kambiyo senedinin sahteliği ve suç ürünü olduğunun iddia edilmesi halinde, bu iddiaya ilişkin yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde yeterli nitelikte bilgi ve belgenin toplanması halinde İİK'nun 72.maddesi, HMK'nun 209 ile 389 ve devamı maddeleri hükümlerinin birlikte uygulanması suretiyle icra takibinin durdurulması mümkün olup, takibe dayanak senedin suç ürünü olduğu ve sahtecilik iddiası dışındaki diğer iddialar yönünden ise, yalnız İİK'nun 72(3)maddesinde öngörülen ihtiyati tedbirin uygulanabilmesi mümkündür.
Dosyada toplanan tüm delil ve belge örnekleri ile davaya konu senedin, keşidecisinin davacı ..., Avalinin ... olup, davaya konu icra dosyasında lehtarı davalı şirket tarafından tahsili amacıyla takibe konu olduğu, icra takibinin davadan önce yapıldığı,
Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığına ait soruşturma dosyalarında, davaya konu olayla ilgili bazı dosyalarda davacıların şüpheli, bazı dosyalarda ise şikayetçi olarak yer aldıkları soruşturmaların devam ettiği, davacıların şikayetçi olduğu soruşturmalarda davaya konu senedin zorla tahsil edildiği ve yağma suretiyle alındığı şikayetinde bulunmalarına karşın şüpheli sıfatıyla yer aldıkları soruşturmalarda, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlamaları kapsamında soruşturmaların yapıldığı görülmüştür.
Bununla birlikte davacı vekili 13/01/2025 tarihinde sunduğu dilekçede, Menderes C. Başsavcılığının 2024/4967 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı, taraflarca sunulan dilekçelerde dile getirilen iddia ve savunmalar, taraflarca sunulan ve bildirilip mahkememizce toplanan tüm delil ve belge örnekleri, davaya konu uyuşmazlık ile ilgili devam eden hazırlık soruşturmaları ile kovuşturmaya yer olmadığına kararı ile sonuçlanan Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; ihtiyati tedbir talebinin yalnız davacı ... yönünden verilmesinin talep edildiği dikkate alınarak, talep dilekçesinde dile getirilen davanın esasına ilişkin iddiaların yargılamayı gerektirdiği, davacı ...'in, davaya konu bonoda avalist sıfatıyla imzasının bulunduğu,
imza inkarında bulunmadığı, dava konu ve sebebinin davaya konu bononun davacılara zorla imzalatıldığı iddiasına dayalı olduğu birlikte değerlendirildiğinde, her iki davacı yönünden mahkememizce önceki kararlara verilen ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olup, davacılar vekilinin talep dilekçesinde dile getirdiği iddiaların ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir usulü ve yasal sebepler olmadığı,
dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların yargılamayı gerektirdiği gibi dosyada toplanan delil ve belge örneklerinin yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte bulunmadığı, davacı tarafın talebinin yalnız icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi olup, taleple bağlılık ilkesi ve HMK'nun 390(3) maddesi hükmü gereği talep edilen ihtiyati tedbir türü ile bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak,
talep konusu ihtiyati tedbir kararının verilmesi konusunda yasal koşulların oluşmaması nedeniyle davacı ... yönünden yapılan talebin bir kez daha reddine karar vermek gerekmiştir. " şeklindeki gerekçe ile "Davacı ... vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine, " karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... 'in davalı şirket ile hiçbir ticareti olmadığını, şirketten kendi hesabına para gelmediğini, davalı şirket bünyesinde hiçbir çalışması olmadığını, şirket çalışanı olan davacının ... olduğunu, dosyaya davalı şirket tarafından beyan dilekçesi verilmek suretiyle iddia edilen mesajların müvekkili davacı ... ile hiçbir alakası yoktur. mesajlar ile davacı ... 'in hiçbir alakası olmadığını,
... ne şirket çalışanıdır ne de şirket ile ticari bağı vardır ne de şirketten kendi hesabına para girişi olduğunu, hiçbir ilgisi olmamasına rağmen icraya konu senette keşideci olarak gösterildiğini, davalı (alacaklı), vekili aracılığı İzmir 26. İcra Dairesi 2024/7201 e dosyası ile müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla takip başlattığını ve 30/07/2024 tarihinde örnek 10 ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkili ... ile alacaklı davalı şirket arasında hiçbir ticari ilişki, para ilişkisi mevcut olmadığını,
izmir 26. icra dairesi 2024/7201 e sayılı dosyaya esas olan 2.858.000-TL lik bir borç alacak ilişkisi mevcut olmadığını, davalı alacaklı ...
Şti demir işi ile iştigal eden bir firma olduğunu, müvekkilinin bu firma ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkili ... adlı firmada mali işler uzmanı olarak çalıştığını, davalı şirket ile hiçbir ticari faaliyetleri mevcut olmadığını, müvekkilinin demir ticareti yapmadığını, davalı şirket ile hiçbir şekilde ticari faaliyet içine girmediğini, hiçbir zaman borç para da almadığını,
davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde ve banka hesap hareketlerine bakıldığında böyle bir ticari ilişkinin olmadığı hesap hareketlerinin mevcut olmadığı anlaşılacağını, somut olayda davacı ... 'in davalı şirket ile hiçbir ticaret bağı olmadığını, davalı şirket çalışanı olmadığını, ... 'in banka hesaplarına davalı şirketten gelen hiçbir bedeli olmadığını, hal böyle iken ...'i dava konusu bonoda keşideci yapmak hukuka ve usule aykırı olduğunu,
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/176 E sayılı dosyasında 07/03/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir istemlerinin reddine dair kararın istinaf incelemesi ile kaldırılarak müvekkili aleyhine haksız ve yersiz olarak yapılan İzmir 26. İcra Dairesi 2024/7201 E sayılı takibinin tedbiren, tercihen teminatsız şekilde şekilde durdurulmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, davacılardan ... ile ilgili olarak davacı vekilinin 03/03/2025 tarihli dilekçesindeki ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 07/03/2025 tarihli kararın kaldırılarak talep gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında,"Davacı ... vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine" karar verilmiştir.
İş bu karar ihtiyati tedbir talep eden davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılar vekili tarafından dava dilekçesiyle talep edilen ihtiyati tedbir istemiyle ilgili olarak ilk derece mahkemesince oluşturulan 11/11/2024 tarihli ara kararıyla; davanın görevsiz mahkemede açıldığı, görevsiz mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacıların ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.
İş bu kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2025/43 Esas, 2025/274 Karar sayılı kararıyla iş bu davanın TTK 776 ve devamı maddeleri gereğince kambiyo vasfında olan bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik olarak açılmış menfi tespiti davası olması nedeniyle TTK 4 maddesi gereğince mutlak ticari dava olduğundan ilk derece mahkemesince görev yönünden ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararın kaldırıldığı görülmüştür.
Dairemizin kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesince 21/02/2025 tarihli tensibin 3 nolu bendi gereğince eksik harcın tamamlatıldığı ve davacılar vekilinin dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir isteminin 25/02/2025 tarihli ara kararıyla " Tüm dosya kapsamı, taraflarca sunulan dilekçelerde dile getirilen iddia ve savunmalar, taraflarca sunulan ve bildirilip mahkememizce toplanan tüm delil ve belge örnekleri, davaya konu uyuşmazlık ile ilgili devam eden hazırlık soruşturmaları ile kovuşturmaya yer olmadığına kararı ile sonuçlanan Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması içerikleri birlikte değerlendirildiğinde;
dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların yargılamayı gerektirdiği gibi dosyada toplanan delil ve belge örneklerinin yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte bulunmadığı, davacı tarafın talebinin yalnız icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi olup, taleple bağlılık ilkesi ve HMK'nun 390(3) maddesi hükmü gereği talep edilen ihtiyati tedbir türü ile bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak,
talep konusu ihtiyati tedbir kararının verilmesi konusunda yasal koşulların oluşmaması" şeklindeki gerekçe ile talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
Daha sonrasında davacılar vekili tarafından sunulan 03/03/2025 tarihli dilekçe ile davacılar ... yönünden davaya konu icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması yönünde talepte bulunulduğu ve ilk derece mahkemesince istinaf incelemesine konu 07/03/2025 tarihli karar ile "Tüm dosya kapsamı, taraflarca sunulan dilekçelerde dile getirilen iddia ve savunmalar, taraflarca sunulan ve bildirilip mahkememizce toplanan tüm delil ve belge örnekleri,
davaya konu uyuşmazlık ile ilgili devam eden hazırlık soruşturmaları ile kovuşturmaya yer olmadığına kararı ile sonuçlanan Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; ihtiyati tedbir talebinin yalnız davacı ... yönünden verilmesinin talep edildiği dikkate alınarak, talep dilekçesinde dile getirilen davanın esasına ilişkin iddiaların yargılamayı gerektirdiği, davacı ...'in, davaya konu bonoda avalist sıfatıyla imzasının bulunduğu, imza inkarında bulunmadığı,
dava konu ve sebebinin davaya konu bononun davacılara zorla imzalatıldığı iddiasına dayalı olduğu birlikte değerlendirildiğinde, her iki davacı yönünden mahkememizce önceki kararlara verilen ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olup, davacılar vekilinin talep dilekçesinde dile getirdiği iddiaların ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir usulü ve yasal sebepler olmadığı,
dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların yargılamayı gerektirdiği gibi dosyada toplanan delil ve belge örneklerinin yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte bulunmadığı, davacı tarafın talebinin yalnız icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi olup, taleple bağlılık ilkesi ve HMK'nun 390(3) maddesi hükmü gereği talep edilen ihtiyati tedbir türü ile bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak,
talep konusu ihtiyati tedbir kararının verilmesi konusunda yasal koşulların oluşmaması" şeklindeki gerekçe ile davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin yeniden reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, göre davacı ... vekilinin 03/03/2025 tarihli dilekçe ile ... açısından talep edilen ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin karara karşı istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/609, K. 2025/909, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama