İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/249 K.2024/1363

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2021 tarih ve 2008/877 Esas - 2019/23 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2022/249Karar2024/1363Tarih26 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.988 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Asıl Dava Dosyası; Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/159 Esas 2009/463 Karar Sayılı Dosyası; Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/12 Esas- 2010/4 Karar Sayılı Dosyası; Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/18 Esas - 2011/430 Esas Sayılı Dosyası;

Karar tarihi
26 Eylül 2024
Dosya no
2022/249
Karar no
2024/1363
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
31/12/2008 (Dava) - 10/01/2019 (Karar
Numarası
2008/877 Esas - 2019/23 Karar
Dava
Tapu İptali Ve Tescil, Kooperatif
Dava tarihi
31/12/2008
Dava
Kooperatif
Dava tarihi
04/03/2009
Dava
Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
Dava tarihi
08/01/2010
Dava
Genel Kurul Kararının iptali
Dava tarihi
12/01/2011
Bam karar tarihi
26/09/2024
Karar yazım tarihi
26/09/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.988 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2021 tarih ve 2008/877 Esas - 2019/23 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ada, ... parsel, 3B blok, 13 nolu bağımsız bölümün kooperatif tarafından üçünçü kişiye devrinin, üçüncü kişi tarafından teminat gösterilmesinin iptaline, taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, olmadığı taktirde daire bedeli ile daireye yapılan harcamaların davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen 3. ATM'nin 2009/159 E. 2009/463 K. Sayılı dosyasında, davacı vekili, dava dilekçesinde; 15.01.2008 tarihli yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin 3-4 ve 7-8. maddelerinin yoklukla malul olduklarının tespiti ile üyelik haklarının (... ada ... parsel ... blok 13 nolu bağımsız bölüme ilişkin) iadesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen 4.ATM'nin 2010/12 E. 2010/4 K. sayılı dosyasında, davacı vekili, dava dilekçesinde; 15.01.2008 tarihli yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin 3-4 ve 7-8. maddelerinin yoklukla malul olduklarının tespiti ile iptalini talep ve dava etmiştir.

Birleşen 2. ATM'nin 2011/18 E. 2011/430 K. Sayılı dosyasında, davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ortaklıktan çıkarılmasına dair kooperatif yönetim kurulunun 15/01/2008 tarih 1 no.lu kararının 3, 4, 7 ve 8. maddelerinin yoklukla malul olduğunun tespitini ve iptalini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı kooperatif vekili, vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşınmazın durumunu bilerek kooperetife üye olduğunu, 19/10/2008 tarihli genel kurulda, arsa sahibi adına kayıtlı dava konusu taşınmazın davacı adına temlik edilebilmesi için öncelikle kooperatifin taşınmazın maliki olması gerektiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca taşınmazı kooperatif temellük ettiği zaman devredebileceğini savunarak, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; müvekkilinin arsa sahiplerinden olduğunu, kooperatifin müteahhidi olan ...'nın kredi çekmek için talebi üzerine taşınmaza ipotek koydurduğunu, davacının bu olaydan haberdar olduğunu, ... ve bir kısım dava dışı 3. kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı ...'dan devraldığını, taşınmazın tapu kayıtlarında arsa sahibi ... adına kayıtlı olduğunu, müvekkilini zarara uğradığını, davanın kooperatif tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini ve müvekkilinin husumeti bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince; "...Asıl dava yönünden; davalı ...'ın arsa sahibi olması, davacının diğer davalının üyesi olması, davacıya karşı daire teslim borcunun kooperatifte olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmiştir.

Asıl davada, davalı kooperatif yönünden dosya incelendiğinde davanın açılma tarihi itibariyle davalı kooperatifin inşaatın tamamını tamamlayarak arsa payı karşılığı inşaat ve taşınmaz vaadi sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirerek sözleşmenin tasfiyesi aşamasına geçmediği, sözleşmenin yürürlükte olduğu, sözleşme hükümlerine göre inşaatın belli seviyelerinin tamamlanması halinde arsa sahiplerinin parça parça tapu devir borcunun doğduğu bu haliyle davacının sözleşme kapsamında paylaşım hükümlerine göre alması gereken tüm tapuları henüz almadığı ve diğer üyelerine de henüz daire teslim etmediği anlaşılmıştır.

Davacı üyelikten kaynaklı hakkına dayanarak bağımsız bölüm tapusu istemektedir. Kooperatifler Kanununun 23. maddesine göre hak ve vecibeler yönünden kooperatifin üyelerine eşit davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Hal böyle olunca yapı kooperatifi olan davalının üyelerine daire teslim etme borcu tüm üyeler yönünden aynı anda muaccel hale gelecektir. Davacının kooperatifin diğer üyeleri kooperatiften daire almadan tapu iptal tescil talebinde bulunmaktadır.

Az önce açıklanan eşitlik ilkesine aykırı olduğundan, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı anlaşılmıştır.

Kaldıki davanın açıldığı tarihten yargılamanın bitirildiği tarihe kadar davalı kooperatifin arsa sahiplerine karşı yükümlülüklerini yerine getirip taşınmaz tapularını aldıkça üyelerine teslim ettiği davacıya tahsisli dava konusu 13 no.lu bağımsız bölümün tapusu da yargılama sırasında davalı kooperatif tarafından alınarak ferdileştirme işlemi ile davacı adına tescil edilmiştir.

Bu süreç değerlendirildiğinde davalı kooperatifin iyi niyetli olarak edimini yerine getirmeye çalıştığı ve yerine getirdiği görülmektedir. Bu nedenle bu davalı yönünden açılan davanın da hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekmiştir.

Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/12 E. 2010/4 K. sayılı davada, yönetim kurulu kararının iptali istenmesine rağmen, davanın kooperatife değil ... ve ...(ölmekle mirasçılarına) açılmış olması nedeni ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/159 E. 2009/463 K. Davası ile Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/18 E. 2011/430 K. Davasının ..., ..., ...

Şti. ve ... aleyhine davaların davada yönetim kurulu kararının iptali istenmesi ve bu davanın sadece kooperatif tüzel kişiliğine açılabilecek olması neden ile pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/18 E. 2011/430 K. Davasının davalı ...

Kooperatifi yönünden incelenmesinde; aynı talepli davanın Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/159 E. 2009/463 K. Davası ile daha önce açılmış olması nedeni ile derdestlik dava şartı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/159 E. 2009/463 K. Davasının davalı ...

Kooperatifi yönünden incelenmesinde; davacı ...'in davalı kooperatifin üyesi iken kendisine tahsis edilecek dava konusu (... ada ... parsel ... blok 13 nolu bağımsız bölümü, ... Şti.

İle yaptığı 11.1.2008 tarihli sözleşme ile ...'a devrini kararlaştırıldığı ve bu amaçla kooperatife aynı tarihli dilekçe verdiği, 7.2.2009 tarihli dilekçesinde davacı açıkça "kooperatifin eski bir üyesi olarak" ifadesini kullandığı, buna göre davacının artık kooperatif üyesi olmadığını bildiği, sözleşmenin tarafları olan ... Şti. ve ... ile aralarında sözleşmenin gereğinin yerine gelmemesi nedeni ile uyuşmazlık çıkması nedeni ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.

Ancak davalı kooperatifin 11.1.2008 tarihli sözleşmenin tarafı olmaması nedeni ile ve davacı tarafça verilen dilekçelere göre işlem yapmış olması, dilekçedeki imzanın davacıya ait olması ve davacının boş imzalı senedin sonradan doldurulduğuna yönelik iddiasını İBK kararı uyarınca yazılı delillerle ispat edememesi nedeni ile davalı kooperatife açılan davanın da reddi gerekmiştir.

Ayrıca davacılar dava değerini ıslah etmiş iseler de esasen davada kooperatif yönetim kurulu kararının iptalinin, kooperatif üyeliğinin tespiti ve üyelik haklarının iadesinin istendiği, davada açıkça tapu iptal tescil veya tazminat talep edilmediği, bu nedenle davacının davasını ıslah ederek, dava değerini arttırmasının usulen uygun olmadığı,

davacının ıslah dilekçesinde açıkça davasını tümden ıslah ettiğini de belirtmediği..." gerekçesiyle 1- Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/12 E. 2010/4 K. sayılı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/159 E. 2009/463 K. Davasının davaşı ...

Kooperatifi yönünden esastan, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 3-Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/18 E. 2011/430 K. Davasının davaşı ... Kooperatifi yönünden derdestlik dava şartı nedeniyle, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 4- Asıl davanın davalı Kooperatif yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava tarihi itibarı ile müvekkilinin bedellerini ödediği ve fiilen teslim alarak yaşamaya başladığı dairenin tapusunun arsa sahibine çıkarıldığını ve ipotek sebebiyle daireyi kaybetme olgusuyla karşı karşıya kaldığını, bu durum içerisinde olan yani hem parasını hemde dairesini kaybetme tehlikesi altında olan müvekkilinin davasının usulden reddi maddi gerçeklere ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 01/10/2020 TARİHLİ EK KARARI

İlk derece mahkemesince; "Davacı ... vekili 10/04/2019 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuş ve davacı yönünden istinaf harçlarını eksik yatırmış olduğu anlaşıldığından, davacı vekiline söz konusu eksik harcı yatırması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağı ihtarını içeren muhtıra çıkartılmış olup, muhtıra 11/05/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve bir haftalık kesin süre içinde eksik harcı yatırmamış olduğu..." gerekçesiyle HMK.344 maddesine göre istinaf başvurusunun YAPILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiştir.

Birleşen davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece birleşen üç davanın da yanlış nitelendirildiğini, müvekkilinin dairesinin buharlaştırılıp sonuçta asıl davanın davacısı ...'ya verildiği sabit iken mahkemenin bütün bunları görmezden gelerek davayı reddettiğini, bedel ödenmeksizin müvekkilinin dairesinin sonuçta el birliğiyle kooperatifini başka bir üyesine geçmesini sağlayan kararlarını onayladığını, davalısı aynı olmakla beraber diğer davalıları farklı olan,

davacılarda da fark bulunduğundan taraf birliği oluşmayan hukuki dayanak ve kökleri dolayısıyla sebepleri farklıyken istemleri e farklı olan davada herhangi bir derdestlik oluşmadığını, yerel mahkeme kararının olayın ve hayatın gelişine uygun olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye esas açtığı ek davaların tek kooperatife karşı açılmamış olması, gerekçeye göre asıl tarafların yanında kooperatifin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, mahkemece bir kaç kez rapor aldırıldığı, alınan raporlarda müvekkilinin dava açmakta haklı olduğuna ilişkin tespitler bulunmasına karşın yerel mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek,

yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl dava, tapu iptal ve tescil, birleşen davalar ise yönetim kurul kararının iptali ile kooperatife üye olduğunu tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olup, hüküm birleşen davalar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Asıl dava yönünden istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 01.10.2020 tarihli ek kararın tebliğine rağmen bu kararın istinaf edilmediği anlaşılmakla, sadece birleşen davaların yapılan istinaf incelemesinde;

Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, derdestlik ve kesin hüküm olumsuz dava şartları arasında yer alır.

Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK’nın 114 üncü maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir.

Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, Ankara 2007, s.8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir.

Dava dosyasının incelenmesinde; her ne kadar mahkemece birleşen İzmir 2. ATM 2011/18 E. sayılı dava dosyasında davalı kooperatif yönünden aynı talebin daha önce açılan birleşen İzmir 3. ATM 2009/159 E. Sayılı dosyasındaki taleple aynı olduğu gerekçesiyle derdestlik dava şartından davanın reddine karar verilmiş ise de, birleşen İzmir 3. ATM 2009/159 E. sayılı dava dosyasında davacının yalnızca ... olduğu, birleşen İzmir 2. ATM 2011/18 E. sayılı dava dosyasında ise davacıların ... ve ... olduğu, bu durumda İzmir 2. ATM 2011/18 E. sayılı dava dosyasında davacılardan ... hakkında davalı kooperatif yönünden esastan bir karar verilmesi gerekirken derdestlik dava şartı sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan bu gerekçelerle; birleşen davalarda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun birleşen İzmir 2. ATM 2011/18 E.sayılı dava dosyası yönünden esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/877 Esas - 2019/23 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Birleşen davalarda davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İSTİNAF AŞAMASINDA; birleşen davalarda davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

5-İstinaf aşamasında birleşen davalarda davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/09/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/249, K. 2024/1363, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. İlk Derece Mahkemesinin 01/10/2020 Tarihli Ek Kararı
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/249
Karar No
2024/1363
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/250 K.2024/1581
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/251 K.2024/704
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/251 K.2024/899
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/252 K.2024/1582
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/253 K.2024/664
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/256 K.2024/565

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.