KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/4476
- Karar no
- 2024/2591
- İncelenen kararın mahkemesi
- AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/09/2024
- Numarası
- 2024/425 Esas - 2024/528 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Karar yazım tarihi
- 02/12/2024
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi ile Kuşadası 3. Asliye Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Talep, merci tayinine ilişkindir.
Davanın açıldığı Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesince ; Davanın, haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, dava konusu uyuşmazlığın taraflarının tacir olduğu, davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği dava dışı şirketin yerine geçtiği, davalı ile dava dışı sigortalı şirketin tacir olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince, davalıların tacir sıfatının bulunmadığı, davanın mutlak ya da nisbi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği nazara alındığında Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 03.07.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nin “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın, zarardan sorumlu olduğu iddiasıyla davalılardan rücuen tahsiline ilişkindir. Dava, poliçeden kaynaklanmamaktadır. Bu durumda, davacının dava dışı sigortalısı ile davalı taraf arasındaki ilişkiye bakmak gerekir. Dava dışı sigortalı ile davalılar arasında sözleşme ilişkisi bulunmayıp dava haksız fiilden kaynaklandığından ve davalılar tacir olmadığından davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
Açıklanan nedenlerle, Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2024/4476, K. 2024/2591, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama