KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/4477
- Karar no
- 2024/2609
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/04/2024
- Esas no
- 2024/242
- Karar no
- 2024/321
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Gerekçeli karar tarihi
- 31.10.2024
Karar Metni
1.157 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili Av.... tarafından yapılan 6.5.2024 tarihli istinaf kanun yolu başvurusu ve dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı, davalı tarafından Menderes İcra Müdürlüğünün 2024/49 E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 92.000,00 TL tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takiple kesinleşen miktarın.
98.063,18 TL olduğunu, müvekkilin bu takip dayanağı senetteki imza kendisine ait olmadığı ve alacaklı olarak görünen ...'ya herhangi bir borcu olmadığı için öncelikle ilgili icra müdürlüğüne 15/01/2024 tarihinde süresi içerisinde imza ve borca itiraz dilekçesi sunulduğunu, aynı gün Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/379 soruşturma numaralı dosyasında görüleceği üzere ... adına suç duyurusunda da bulunulduğunu, müvekkilin;
aslında ilgili icra mahkemesinde süresi içerisinde imzaya itirazda bulunması gerekirken sehven ve yanlış bilgilendirme neticesinde bu itirazını takibin başlatıldığı icra dairesine yaptığını, belirtilen hatadan dolayı icra takibinin durmamış ve alacaklı tarafın haciz ve diğer işlemlere başlatıldığını, söz konusu icra takibine dayanak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle ve müvekkil daha fazla telafisi güç mağduriyetler yaşamasın diye icra takibine konu senet üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığının ve müvekkilin borçlu bulunmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu,
takibe konu senette düzenlenme tarihinin altında yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, Menderes İcra Müdürlüğünün 2024/49 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan 23/02/2024, 26/02/2024, 27/02/2024 ve 04/03/2024 tarihli toplamda 20.830,63 TL haksız tahsilatın istirdatına karar verilmesini, icra takibi başlatılırken belirlenen borca işlemiş ve işleyecek faiz oran ve miktarlarının, masraf ve vekalet ücreti miktarları ile bunlara işleyen ve işleyecek faiz oran ve miktarlarının yasal olmadığının tespit edilmesi,
müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2024/49 E. sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2024/49 Esas sayılı dosyası için herhangi bir teminat olmaksızın ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne ve icra takibinin durdurulmasına, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının 24.06.2023 tarihinde davalının araç kiralama işi yaptığı işyerine gelerek davalıdan ... plakalı ... marka aracı kiraladığını, kiralama tarihinde dava konusu senetin davalının iş yerinde araç kiralama ve depozito bedeli karşılığında imzalandığını, senedinin iş yerinde çalışan personelleri tarafından doldurulduğunu, bu hususunun Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/2827 Soruşturma Sayılı dosyasında verilen ifade de anlatıldığını, kiralanan aracın yaklaşık 5 ay kadar davacı ...'da kaldığını, bu sürenin sonunda davacı ...'nın arabayla kaza yaparak araca çok ciddi miktarda zarar verdiğini, araca verilen maddi zararın bir kısmı,
yaklaşık parça, parça olmak üzere toplamda 20.000,00 TL kadarı davacı tarafından ödendiğini, onun haricinde zararın kalan kısmı ve 5 aylık araç kiralama bedelinin tamamı davacı tarafından ödenmediğini, sürekli olarak ödeme yapacağını, yahut çalıştığı iş yerinin patronunun ödeme yapacağı hususunu öne sürerek kendisini beklettiğini ve oyaladığını, 92.000.00 TL tutarındaki borcu ödememesi üzerine de dava konusu senedin icraya konulduğunu, davaya konu senet araba kiralama faaliyeti kapsamında araba kiralama işi (rent a car) yapan kendisi ile araba kiralaması yapan davacı arasında imzalandığını, bu işleminin bir tüketici işlemi olduğunu,
bu sebeple davanın tüketici mahkemesinde açılması gerektiğini, tüketici mahkemelerinin görevli olması sebebiyle görevsizlik karar verilmesini, davacının istirdat talebi yönündeki arabuluculuk şartı eksikliği sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli iş bu davanın esastan reddine karar verilerek %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine ve dava masrafları, vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın araç kira sözleşmesinden kaynaklandığı görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı istinaf dilekçesinde.
Davalı tarafından Menderes İcra Müdürlüğünün 2024/49 Esas sayılı dosyası ile aleyhine 92.000,00 TL tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takiple kesinleşen miktarın 98.063,18 TL olduğunu, bu takip dayanağı senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ve alacaklı olarak görünen ...'ya herhangi bir borcu olmadığı için öncelikle ilgili icra müdürlüğüne 15/01/2024 tarihinde süresi içerisinde imza ve borca itiraz dilekçesi sunduğunu, aynı gün Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/379 soruşturma numaralı dosyasında görüleceği üzere ... adına suç duyurusunda da bulunulduğunu,
icra mahkemesinde süresi içerisinde imzaya itirazda bulunması gerekirken sehven ve yanlış bilgilendirme neticesinde bu itirazını takibin başlatıldığı icra dairesine yaptığını, hatadan dolayı icra takibi durmamış ve alacaklı taraf haciz ve diğer işlemlere başladığını, icra takibine dayanak bono üzerinde bulunan imzanın kendisine ait olmaması nedeniyle ve daha fazla telafisi güç mağduriyetler yaşamasın diye icra takibine konu senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığının ve borçlu bulunmadığının tespiti için davayı açtığını,
icra veznesine dava değerinin %115'i yatırılmış ve mahkemeden 26/03/2024 tarihinde ihtiyati tedbir kararı alındığını, ihtiyati tedbir kararının bu süreçte devam etmesini ve eğer görevsizlik kararı onanacak olursa dahi dosya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilene kadar devam etmesini talep ettiğini, davalının iddiasının gerçeği yansıtmadığını, haksız ve hiç bir dayanağı olmayan icra takibi ile takibe konu senette yazan tutarı tahsil etmeye yönelik olduğunu, davalı tarafın mahkemenin görevsizlik kararı vermesi için tarafların aralarındaki ilişkiyi bir araç kiralama işi gibi göstermeye çalıştığını,
işvereni ... ile SGK dökümünde de görüleceği üzere 23/06/2023-30/09/2023 tarihleri arasında sigortalı olarak çalışmış görünse de Bu tarihlerde de 1'er gün sigortalı göründüğünü, davalı ile çalıştığı şirket arasındaki para alışverişlerinde de bu firmada 2023 yılı Haziran ayı sonundan Ağustos ayı sonuna kadar çalıştığının görüleceğini, 2023 yılı Eylül ayında işvereni ...'in davalıya yaptığı ödeme dekontlarında da görüleceği üzere kiralanan araç plakası olarak davalının da iddia ettiği ... plakalı araç belirtildiği ve kullanan çalışan olarak da ... yazıldığını,
davalının iddia ettiği kiralama ilişkisi ve kendisinin aracı kullandığı dönemlere ait ödemelerin davalıya zaten yapıldığını, işten ayrıldıktan sonra eski işvereni ... ile davalı arasındaki araç kiralamasına ait ödemelere ait dekontlarla da bir borç varsa da bu borcun muhatabının olmadığının açık olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasının gerektiğini belirtmiştir.
1-Somut olayda; Dava menfi tespit davasıdır. Taraflar arasında araç kira sözleşmesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesinde dava konusu senedin araç kira sözleşmesinden kaynaklandığını belirtmiştir. Kira sözleşmesinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda görevli mahkeme HMK'nun 4/1-a maddesi gereğinceSulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemenin görev nedeniyle usulden reddine karar vermesi doğrudur.
2-Mahkemenin 26.3.2024 tarihli ara kararıyla İİK'nun 72/3. maddesi gereğince Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2024/49 esas sayılı takip dosyasında davacıdan tahsil edilerek icra veznesine yatacak paranın dava sonuna kadar davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiştir. HMK'nun 394/4. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin kararlar itirazı kabil kararlardır. İtirazın değerlendirilmesi için Yasa gereğince duruşma açılarak ilgililer dinlenmek üzere davet edilir. İtiraz üzerine verilecek kararlar istinaf kanun yoluna tabidir. Bu nedenlerle ihtiyati tedbir konusunda Dairemizce inceleme yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/4477, K. 2024/2609, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama