İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/1701 K.2025/731

Asıl Dava Bilgileri

Esas2024/1701Karar2025/731Tarih25 Haziran 2025Okuma17 dk · 3.468 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Haziran 2025
Dosya no
2024/1701
Karar no
2025/731
İncelenen dosyanın mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
2022/211 Esas 2024/567 Karar
Karar tarihi
22/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.468 kelime·17 dk okuma·13 bölüm

Asıl Dava Bilgileri

DAVA KONUSU

Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) Birleşen Dava Bilgileri:Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/35 - 2024/28 E-K

DAVA KONUSU

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:25/06/2025

KARARIN YAZILDIĞI TARİH :25/06/2025

Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

ASIL DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketinin (adi şirket) Kayseri ilinde panel çit imalatı yaptığını, işletmesinde üretilen ürünlerin üretimi aşamasında kullanılmak amacıyla karşı taraf ile ... proje nolu toz boya tesisi ve ekipmanları ile ... model süpürgeli otomatik kabin ve ekipmanlarının imalatı için 14.08.2020 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşmenin 6. maddesine göre davalının peşinatın ödenmesinden itibaren 90 gün içinde makineyi imal edeceğini, montajının ise 5-6 hafta içinde müvekkilinin gösterdiği yere davalı tarafından yapılacağını,

sözleşmenin imza tarihinden sonra müvekkilinin 6. maddede yer alan kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, montaj için gerekli hazırlıkları yaptıklarını, davalı tarafça makinenin montajının 16.03.2021 tarihinde tamamlandığını ancak makinenin verimli çalışmadığını, davalının, bunun sebebinin müvekkil şirketin “topraklama” sorunundan kaynaklandığını ileri sürdüğünü, topraklama sisteminin davalının isteği ve talimatları ile yeniden yapıldığını, 05.10.2021 tarihinde davalı tarafça istenilen topraklama değerinin altında değere -0.03 Ω- ulaşıldığını,

bu tarihten sonra davalı tarafça makinenin sorunsuz olarak çalıştığının kendilerine bildirildiğini, davalı tarafça imal edilen makinenin davacı tarafından üretilen panel çitin boya öncesi temizliğini yapmak, yağlardan arındırmak, boyanması ve pişirilip kurutulması işlemlerini yapmak amacıyla üretildiğini, makinenin çalışmaya başladığında hataların görüldüğünü, bu durumun davalıya bildirildiğini ancak verilen yanıtta “kullanılan boyanın kusurlu olduğunu, makinede sorun olmadığını” ileri sürdüklerini, bunun üzerine en kaliteli toz boyaların kullanıldığını,

ayrıca davalının isteği üzerine kendisinin getirdiği boyanın da denendiğini fakat aynı sorunların devam ettiğini, sözleşmede vaad edilen nitelikleri taşımaması nedeniyle davalı yetkilileri ile defalarca görüşme yapıldığını ancak makinede yer alan imalattan kaynaklı sorunların çözülemediğini, davalının sorunları çözememesi üzerine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/ 491 D İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, alınan bilirkişi raporunda toz boyama makinesinin 1 saatte en az 150 adet çit kapasiteyle çalıştığının saptandığını, bu tespite itiraz edildiğini, bu değerin makinenin 2.500 x2.500 için beklenen kapasitesi olduğunu,

davaya konu makinenin pişirme işlemini gerçekleştirmemesi nedeniyle çalışma sırasında makinenin hızının düştüğünü saatte 150 adete ulaşmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki özleşmenin 5. maddesi gereğince makinenin 12 ay süre ile üretici firma garantisi altında olduğunu, müvekkilinin makineye güvenerek Hollanda ve Almanya’ya ihracat için sözleşme yaptığını, ancak ihraç etmiş olduğu mallarda boyaların attığını ve gönderilen ülkelerde malların kabul edilmediğini, tazminat ödemek zorunda kaldığını,

delil tespiti sonrasında müvekkilinin “tabanca” adı verilen boya püskürtmeye yönelik parçayı değiştirdiğini ve eşit püskürtme konusunda başarı sağlandığını ancak makinenin sözleşme ile vaat edilen hızla çalışmadığını, bu hızda çalıştırıldığında ürünün pişmediğini, müvekkilinin yapmış olduğu sözleşme çerçevesinde davalı şirkete olan borcunu ödediğini, taraflar arasındaki kur farkı anlaşması gereğince ise 10.000-Euro kur farkı borcunun bulunduğunu, müvekkilinin imal edilen makinede yer alan tabancaları değiştirme isteğini davalıya bildirdiğini, davalının tabancaları sökerek teslim aldığını,

tabancaların fatura bedelinin 11.520,00-Euro olduğunu ve bu işlem için iade faturası kesildiğini, o tarihte kurun 7.890-TL olduğunu, iade olunan tabancaların yerine alınan yeni tabancaların satın alındığı tarihte ise kurun 16.00-TL olduğunu, aradaki farkın ise 16.00 - 7.890 = 8.110-TL olduğunu, müvekkilinin kur farkı nedeniyle zararının 93.427-TL olup kur farkından doğan zararın Euro bazında 5.839-Euro olduğunu, davacının mal sattığı yabancı firmaların boya nedeniyle yaşadıkları sıkıntı üzerine şirkete dönerek ayıplı mal teslimi nedeniyle bedelde indirim istediklerini,

bunun için müvekkilinin toplam olarak 11.252,00-Euro zararının bulunduğunu, davalının imal etmiş olduğu makinenin fırın hattının 1,5 metre olarak çalıştığını, fırının sözleşme ile vaat edilenin yarısı kadar iş çıkardığını, bunun da müvekkilinin maliyetlerini arttırdığını, bu durumun tabancaların çalışmasını da etkilediğini ve boya masrafının da iki katına çıktığını, davalı tarafından imal edilen makinenin ayıplı olmasın nedeniyle değiştirilen tabancaları için şimdilik 500,00-Euro, tabancalardaki boya kaynaklı zarar için 500,00-Euro, fırının vaad edildiği gibi çalışmaması nedeniyle işçilik zararı olarak 1.000,00-TL,

doğalgaz kaynaklı zararı için 1.000,00-TL, kimyasal temizleme bedeli zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL, davacı tarafından yaptırılan delil tespiti için harcanan 1.825,40-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davalının sözleşme ve proje gereğince edimini eksiksiz şekilde ifa ettiğini, davacı tarafından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/491 D.İş sayılı dosyasına konu tespit dosyasına delil olarak sadece mahkemeye de kendileri tarafından sunulan ... nolu formu üzerinden yaptırdığını, davaya konu makine de boyanacak malzeme ölçülerinin davacı tarafça 0,4-6 mm yerine 0,4-8 mm şeklinde değiştirildiğini, davacının sözleşmenin aslı bu şekilde ve müvekkil tarafından kendisine bu şekilde taahhütte bulunulmuş gibi dava açtığını,

sözleşmede olmayan ve bu konuda tarafların anlaşmadığı bir hususta inceleme yaptırarak bunu ayıp olarak nitelemenin hukuken mümkün olmadığını, ... nolu teklif formunda ve sözleşmede açıkça ''bu tesis 0,4-6 mm kalınlıktaki teller içindir'' şeklinde görüldüğünü, bundan daha kalın teller için (0,4-8 mm) taraflar arasında bir anlaşma olmadığını, bunun makinenin ayıplı olduğunu göstermeyeceğini, şayet işin başında müvekkilden talep edilmiş olsa 0,4-8 mm boyayabilen tesisin kurulacağını,

davacının mal teslim alındıktan sonra alıcının 8 günlük süre içerisinde malı detaylı incelemek veya ilgili kişilere yahut servis niteliğindeki yerlere götürerek malının inceletilmesi gerektiğini, söz konusu tesisin davacıya 16.03.2021 tarihinde teslim edildiğini, makinenin teslim edildiği tarihten Ekim 2021 tarihine kadar davacının iddia edilen ayıptan haberdar olmamasının ya da tesisin hiç kullanılmadığını söylemesinin abesle iştigal olduğunu, davacının imalattan sorumlu olan oğlu ...'nin 30/06/2021 ve 01/07/2021 tarihlerinde çok güzel çalıştığını söyleyerek 2 adet videoyu Whatsapp üzerinden davalı firma yetkilisi...'e gönderdiğini,

topraklamayı yapmadıkları halde 4 yerine 6 adet bahçe çiti boyadığını gösteren videoların bulunduğunu, davacının belirttiği gibi tabancaları iade etmeden önce de kendisinin davalı müvekkiline (dava tarihi itibariyle) 21.520 Euro borcunun bulunduğunu, 11.520 Euro iade faturasını kabul ederek borcundan düşüldüğünü, bu şekilde 10,000-Euro borcunun bulunduğunu, hiç ödemediği bir paranın kur farkı zararının olamayacağını, Euro ile satılan ürünün aynı fiyattan Euro ile almasında kur farkı olmayacağını, müvekkilinin hiçbir şekilde bahsi geçen ürünleri tam otomatik olarak boyayacağını taahhüt etmediğini,

teklif dosyasında ve sözleşmede 2 adet manüel tabanca olduğunu, bu tesisin tüm dünyada bu şekilde satıldığını, davacının sözleşme dışına çıkarak ürünlerin tamamının otomatik olarak boyanmasını istediğini, bu nedenle boya miktarını arttırmak zorunda kaldığını, bunun için de boya kalınlık farkı oluşması ve çok kalın boyadıkları için ürünün pişmeme ihtimalinin bulunduğunu, hem boya kalın olup, hem de tel kalınlığı 8 mm olduğu için daha uzun bir sürede pişmesi gerektiğini, sadece konveyör hızını düşürmenin yeterli olduğunu, teklif formunun 30. sayfasında konveyör hız aralığının: 0-5 m/dk olduğunu,

4 mm'den ince ürünlerin daha hızlı boyandığı gibi 6 mm'den daha kalın ürünlerin de daha yavaş boyanabildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu, taraflar arasındaki ... proje numaralı toz boya tesisi ve ekipmanları ile ... model süpürgeli otomatik kabin ve ekipmanları satış kurulumu için davalının müvekkili firma ile anlaştıklarını, söz konusu anlaşmada müvekkili firmanın edimini yerine getirdiğini,

davalı tarafça Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/211 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine dava açıldığını, yargılamanın kolaylaştırılması ve usul ekonomisi yönünden iş bu davanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/211 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, itirazın iptali ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun borcu itirazının iptaline ilişkin takibin devamına, itiraz eden borçlu aleyhine alacağını %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı taraf birleşen dava dosyasına cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece; asıl dava yönünden teknik bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre makinede ayıp bulunduğu ve ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu, davacı tarafça ayıp ihbarında bulunulduğu ve bu ihbarın whatsapp yoluyla yapıldığının iddia edildiği, söz konusu kayıtların incelenmesinde ... olarak kayıtlı kişiye ayıba ilişkin olarak "boyalar dökülüyor, aparatı acil yaptır ..." şeklinde mesaj gönderildiği, karşılığında "üst kısımlarda ve ortalarda açık yer var" şeklinde cevap verildiği, söz konusu mesajlaşmalarda ayıbın türünün ne olduğu, malda ne şekilde var olduğu, ayıbın niteliği, ayıplı olduğu söylenen malın miktarının açıkça belirtilmediği,

bunun yanında ihbar yapıldığı ileri sürülen kişinin davalı şirketteki konumunun ne olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, bu nedenlerle geçerli bir ayıp ihbarından bahsedilemeyeceği, öte yandan malın 16/03/2021 tarihinde davacıya tesliminin yapıldığı dikkate alındığında bu tarihten sonraki ilk mesajlaşma tarihinin 30/06/2021 olduğu,

üründeki ayıp açık ayıp olduğuna göre ayıp ihbarı geçerli olsa bile 2 iş günü süresi içerisinde yapılmadığından yine davacının ayıptan kaynaklı haklarını kullanamayacağı, davacının bu tarihten evvel ayıp ihbarının yapıldığını iddia etmemesine göre bu hususta tanık dinlenmesinde de hukuki yarar olmadığı anlaşıldığından süresinde ayıp ihbarı yapılmaması nedeniyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/35 Esas sayılı dosyasında ise; yüklenici olan birleşen davacının 14/08/2020 tarihli sözleşmeden kaynaklı bakiye bedelin tahsili amacıyla başlattığı Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptalini talep ettiği, asıl dava dosyasında alınan 11/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda mali müşavir bilirkişi tespitlerine göre dava konusu boyama tesisi bakımından ticari defterlere göre 230.000 Euro bedelli faturanın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,

sözleşme kapsamında 80.000 Euro ödemenin peşin, kalan 150.000 Euro ödemenin ise 10 eşit miktarda seri vadeli çeklerle ödenmesinin kararlaştırıldığı, 80.000 Euro ve 130.000,00-TL'lik ödemenin yapıldığının taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca 11.520 Euro boya tabanca bedelinin de davalıya iade edildiği, yapılan çekli ödemeler de euroya çevrildiğinde davalı iş sahibinin halen davacı yükleniciye 13.090,28 Euro tutarında borçlu olduğu,

yapılan bu hesaplamaya taraf vekillerince de itiraz edilmediği de nazara alındığında icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 13.090,28 Euro bakiye borcu bulunduğu tespit edildiğinden birleşen davada yeniden mali müşavir bilirkişi raporu alınmasında hukuki fayda görülmeyerek ve davalının birleşen davaya cevap dilekçesi sunmaması nedeniyle toplanacak delili de bulunmadığından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı firma ile ...proje nolu toz boya tesisi ve ekipmanları ile ... model süpürgeli otomatik kabin ve ekipmanlarının imalatı için 14.08.2020 tarihinde eser sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı tarafça ekipmanların montajının 16.03.2021 tarihinde tamamlandığını, ekipmanların tesliminden sonra,

açık ayıp için yasaya uygun ihbar süresi içerisinde gerekli kontrollerin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, makinenin kullanılmaya başlandığını, makine kullanılmaya başladıktan sonra sözleşmeye uygun olarak çalışmadığının fark edildiğini, bu durumun ayıbın gizli ayıp olduğunun bir göstergesi olduğunu, ekipmanlarda açık ayıp olduğunu kabul etmediklerini, sorun fark edildikten sonra davacıya bildirildiğini, davalı tarafın kendi denemelerinde de aynı sonucu aldıkları gerekçesiyle makineyi düzeltemeyeceğini bildirdiklerini, bunun üzerine müvekkilinin delil tespiti davası açtığını,

dava sonucunda boya püskürtme tabancalarını değiştirdiğini, ancak hatalı üretimin devam ettiğini, makinelerin vaat edilen hızda çalışmadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, ihracat ürünlerinden iade aldığını, 2 ve 8 günlük bildirim sürelerinde gerekli kontroller yapılmış olmasına karşın, makinedeki ayıbın belli bir süre kullanım sonrasında ortaya çıktığını, bu nedenle TBK m.223 yasa hükmünün uygulanması gerektiğini, tanık dinletme taleplerinin mahkemece reddedildiğini, müvekkilinin adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER

İddia, savunma, icra dosyası, bilirkişi raporu ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler.

İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Asıl dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin, birleşen dava ise aynı ilişkiden kaynaklı olarak itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Somut olayda, taraflar arasında yapılan ... proje numaralı Toz Boya Tesisi ve ekipmanları ile ... model Süpürgeli otomatik kabin ve ekipmanlarına ait 14.08.2020 tarihli sözleşme uyarınca sözleşmeye konu boyama tesisinin davacıya 230.000,00-Euro+KDV bedel ile fatura edildiği, sözleşmeye göre davalı tarafından imal edilecek ürünün 90 gün içinde tamamlanarak 5-6 hafta içerisinde de montajının yapılacağı, 16/03/2021 tarihinde ürünün montajının tamamlandığı hususunun tarafların kabulünde olduğu, davalı tarafça sunulan sözleşme aslının incelenmesinde boyanacak malzeme ölçüleri kısmında kalınlık ölçüsünün 0,4-6 mm olarak,

boyanabilecek maksimum ölçüler kısmında kalınlık ölçüsünün 0,4-6 mm olarak gösterildiği, davacı tarafça sunulan sözleşmede ise bahsi geçen kalınlık ölçülerinin üzeri el yazısı ile silinip değiştirilerek ilkinde "0,4-8 mm 8x6x8 ebatlar 4 lü Asma", ikincisinde ise "8 mm" olarak yazıldığı,

davacı imal edilen eserde ayıp olduğundan bahisle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/491 D.iş Esas sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırdığını, yine davalıya bu konuda ihtarda bulunulduğunu, delil tespiti sonrasında “...” adı verilen boya püskürtmeye yönelik parçayı değiştirdiğini ve eşit püskürtme konusunda başarı sağlandığını ancak makinenin sözleşme ile vaat edilen hızla çalışmadığını, bu hızda çalıştırıldığında ürünün pişmediğini, sözleşme çerçevesinde davalı şirkete olan borcunu ödediğini ileri sürerek, oluşan zararının giderilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf ise; sözleşme ile davacıya boyanacak malzeme ölçüleri kısmında kalınlık ölçüsünün 0,4-6 mm olarak vaat edildiğini, davacının ise daha kalın malzemeler boyamaya çalıştığı için sorun yaşandığını, ayıp ihbarının süresinde olmadığını savunarak asıl davanın reddini, birleşen davada ise; sözleşme bedelinin tahsil edilemediğini ileri sürerek bakiye alacak için yapılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.

Davacı tarafça yaptırılan tespit dosyasında hazırlanan 03.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Konveyör hızının 2 m/dk hızla çalıştığı, 8 mm duble panel çit telinin dörtlü asım boyama sonunda çit teli iç kısımları ve bağlantı noktalarında boya olmadığı ya da yetersiz olduğu, aynı çit üzerinde farklı yerlerde yapılan ölçümlerde boya kalınlığının 59µm ile 298µm arasında değişen farklı değerler olduğu, boyama işlemi sonunda çit telleri üzerine boyanın zayıf tutunduğu, bir metal parça ile hafif bir şekilde toz vurulduğunda boyanın metal üzerinden soyulup kalktığı, toz boyama makinesinin 1 saatte en az 150 adet çit kapasitesiyle çalıştığı" belirtilmiştir.

Mahkemece aldırılan bilirkişi kök ve ek raporunda özetle.

31.05.2023 günü yapılan ilk keşifte makinenin çalışmadığı, 07.08.2023 günü tesiste yapılan 2. inceleme sonrasında tesisin çalıştığı ve dava konusu ürünlerin hatta alınarak boyama işleminin yapıldığı, fırın sıcaklığının 220°C olarak ayarlandığı ancak fırının sıcaklığının 207°C olduğu, fırın konveyör hızının ise 1,5 m/dk olduğunun görüldüğü, makinede yapılan incelemede, makinedeki boya tabancalarının davacı firma tarafından ... marka ile değiştirildiği, bunun sonucunda yapılan üretimde; tel çitlerin boyaları aldığı,

malzemenin kaynak yerleri, üst, ara ve orta kısımlarda boyaların tuttuğu, boyada homojenlik olduğu ve 4'lü boyamanın yapıldığının görüldüğü, bununla birlikte keşif esnasında kabin konveyör hızının 1,50 m/dk olduğu, sözleşmede ise kabin konveyör hızının 2 m/dk olduğu, toz boya pişirme fırının sıcaklık değerinin keşifte 207°C olarak görüldüğü ve bu değer için sıcaklık seviyesinin fırında 220°C olarak ayarlandığı, dolayısı ile arada 13°C lik sıcaklık farkı olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla makinede ayıplı üretim bulunduğu, söz konusu ayıbın kullanım ile ortaya çıktığı ve ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu,

14.08.2020 tarihli satış teklifi ve aynı tarihli sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, Doğalgaz, Kimyasal Temizleme ve Boya ücreti olarak toplam zarar miktarının 227.693,61TL olduğu, davacı tarafından davalıya whatsapp üzerinden yapılan ayıp ihbarı kapsamında mevcut yazışma içerikleri yönünden; ayıbın türü, malda ne şekilde var olduğu, ayıbın niteliği, ayıplı olduğu söylenen malın miktarı hususlarında emsal Yargıtay kararı gereği aranan niteliklerin varolup olmadığı hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, e-defterlerin beratlarının olduğu,

defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu, taraf defter kayıtlarında davaya konu boyama tesisi bedelinin ve ödemeler ile iade faturasına dönük kayıtların yer aldığı, taraflar arasında davaya konu boyama tesisi dışında da ticari ilişkinin var olduğu, her iki ticari ilişki ayrı ayrı incelendiğinde; boyama tesisi bakımından davacının davalıya 13.090,28-Euro borçlu olduğu dava tarihi itibari ile de Türk Lirası karşılığının 215.071,99-TL (13.090,28x16,4299) olduğu, diğer ticari ilişki bakımından; davacının davalıdan 25.750,01-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar asıl dosyada davacı birleşen dosyada davalı vekilince istinaf edilmiştir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 477/3. ( 818 sayılı BK'nın 362/3.) maddesi, "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükmünü içermektedir.

Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474 (818 sayılı BK'nın 359), gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. (818 sayılı BK'nın 362.) maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. (818 sayılı BK'nın 360.) maddesinde tanınan hakları kullanabilir.

Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder.

Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477).

Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Ne var ki, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının da mahkemece re'sen gözetilmesi mümkün değildir.

Diğer bir anlatımla, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı mahkemece re'sen gözetilmeyip, yüklenicinin bu hususu def'i olarak ileri sürmesi gerekir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 E. 1979/80 K. sayılı ve Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 16.01.2013 tarih ve 2012/5835 E., 2013/129 K. sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.)

Öte yandan, YHGK'nın 13.05.2009 tarih ve 13-160 E., 185 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.

İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır.

Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.

Bununla birlikte iş sahibinin eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini talep edebilmesi için iş bedelinin tamamının ödenmesi gerekir. İş bedelinin tamamının ödenmemesi halinde giderim bedeli değil varsa fazla ödemenin istirdatı talep edilebilir. Fazla ödeme de götürü bedel usulüyle, belirlenen imalat bedeline göre kanıtlanan ödemeler dikkate alınarak belirlenecektir.

Götürü bedelli işlerde iş bedelinin tamamen ödenmemesi halinde iş sahibinin eksik işlerin tamamlanması bedelini talep etmesi mümkün olmayıp yüklenicinin hakettiği iş bedelinin eksiklikler de dikkate alınarak gerçekleştirdiği imalâtın işin tamamına göre oranı belirlenip bu oranın götürü bedele uygulanmak suretiyle hesaplanması ve yapılan ödeme de düşülerek eksik iş bedeli ya da fazla ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

İş bedelinin tamamen ödenmiş olması halinde ise eksik ve ayıplı işlerin bedeli mahalli piyasa rayicine göre çözümlenmelidir. (15.H.D.2015/415 -2015/4962)

Eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelinin; eksik işlerde teslim, ayıplarda da tespit ve ihbarından sonra dava açmak için gereken makul süreden sonraki mahalli piyasa rayiçleri ile hesaplanması gerektiği Yargıtay içtihatları kabul edilmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 114/II maddesi gereğince haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağından 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesi gereğince zararın artmasına zarar görenin etkili olması halinde artan zarardan yüklenici sorumlu olmayacaktır. Başka bir anlatım ile eksik veya ayıpların giderim bedelinin gecikmeli olarak istenmesine bağlı fiyat artışlarına gecikerek dava açmak suretiyle iş sahibi etkili olduğunda, artan zarardan yüklenici sorumlu tutulamayacaktır.

Dosya kapsamında alının kök bilirkişi raporunda ayıbın kullanım sonucu ortaya çıktığı belirtilmiş iken, ek bilirkişi raporunda da ayıbın gözle görülebilir açık ayıp olduğu belirtildiği gibi mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin ayıbın açık ayıp olduğu kabul edilmiş ve ihbarın süresinde yapılmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak öncelikle, ayıbın türü noktasında raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, yine ayıp ihbarı tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabileceğinden bu hususta tarafların delilleri toplanıp davacının fazla ödemesi bulunup bulunmadığının tespiti ile hasıl olacak sonuca uygun olarak karar verilmesi gerekirken, mahkeme tacirlerin basiretli olarak davranması gerektiği, davacının süresi içinde ihbar mükellefiyetinde bulunulmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp kararın bu nedenle kaldırılması gerekmektedir.

Mahkemece birleşen davada bilirkişi raporuna itiraz olmadığı, birleşen dava dilekçesinin davalıya tebliğine rağmen cevap vermediği ve toplanacak delili de bulunmadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiş ise de; birleşen davanın asıl davada alınan bilirkişi raporu sonrası açıldığı, mahkemece icra takibine konu alacak aslına itiraz edilmişken, birleşen davaya ilişkin inceleme yapılmadığı halde takipten önce alınmış bilirkişi raporuyla davanın kabul edilmesi hatalı olup kararın bu nedenle de kaldırılması gerekmektedir.

Yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince hükmün kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜ M

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2024 gün ve 2022/211 Esas 2024/567 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İstinaf kanun yoluna başvuranın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği İlk Derece Mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

7-Kararın taraflara Mahkemesince tebliğine,

8-İİK. 36/5.maddesi uyarınca kaldırmanın niteliğine göre; borçlu ... tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasına yatırılan teminatın iade edilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a.6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/06/2025

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1701, K. 2025/731, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Konusu
  4. Dava Konusu
  5. Karar Tarihi:25/06/2025
  6. Kararın Yazıldığı Tarih :25/06/2025
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  9. Asıl Dava
  10. Birleşen Dava
  11. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  12. İstinaf Sebep Ve Gerekçesi
  13. Deliller
  14. İstinaf Nedenlerinin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  15. Hükü M
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1701
Karar No
2025/731
Tarih
25 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2024/1709 K.2025/528
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1711 K.2025/806
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1712 K.2025/879
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1717 K.2025/637
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1723 K.2025/902
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/1729 K.2025/532

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.