KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/218
- Karar no
- 2025/317
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/11/2024
- Esas no
- 2024/130
- Karar no
- 2024/1025
- Davanın konusu
- Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 12/02/2025
- İstinaf karar yazım tarihi
- 19/02/2025
Karar Metni
1.620 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2024 tarih ve 2024/130 Esas 2024/1025 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirketin 21.04.2022 tarihinde ... gönderi takip kodu numaralı net 54,0 KG ağırlığındaki gönderisi kargo taşımacılığının uhdesindeyken kaybolması nedeniyle mahrum kalınan karın bedeli olarak kargo bedeli olan 1.990.00 USD'nin davalı şirketten tazmini gerektiğini, Taşıma sözleşmesi UPS Hizli Kargo Taşımacılığı ve ...
A.Ş. arasında yapıldığını, gönderici davacı şirket, alıcı ise İ...- (...Afrika) olmakla birlikte yurt dişi taşımacılığı söz konusu olduğunu, UPS kargo taşımacılığının kanunlara ve yasaya aykırı olarak davacı şirketi zarara uğratmış olduğunu, davacı şirketin gönderinin kaybolmasından kaynaklı atfedilecek herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte, kusurun tamamen kargo şirketine ait olduğunu, UPS hızlı Kargo şirketi davacı şirketin kaybolan 1.990,00 USD tutarındaki(bedel kargo şirketince proforma - faturada belirlenmiştir) gönderiden yasalar gereği zarara uğranılan bedelin davacı şirkete iadesinden sorumluluğu olduğunu,
davacı şirketin zararı davalı tarafça karşılanmadığını, davacının hak kaybına uğradığını, davacı Şirketin zararının tazmini için davalı taraf arabuluculuk görüşmesine çağrılmış olmasına rağmen görüşmelere katılmamış ve anlaşma sağlanamamış olduğunu, 6102 sayılı TTK madde 875, 883/1 ile Kargo şirketinin sorumluluğu yönetmeliğinin 4. Maddesinin 9. Fıkrasının dikkate alınması gerektiğini,
izah olunan nedenlerle davacının ... gönderi takip kodu numaralı kargonun davalı şirketin uhdesindeyken kaybolmuş olması nedeniyle meydana gelen 1.990.00 USD tutarındaki zararın karar tarihindeki kur üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı tarafça karşılanmasını ve davalının zararının giderilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:Zamanaşımı itirazları olduğunu, ayrıca davada yetkili mahkemenin davalının adresinin İstanbul olması olmayı dolayısıyla İstanbul olduğunu, davalı şirkete yapılan bir arabuluculuk daveti olmadığını, bu nedenle arabuluculuk davetinin hangi şekilde ve hangi adrese yapıldığının Arabulucukluktan sordurulmasını talep ettiklerini beyan ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesinin 2024/173 esas 2024/305 karar sayılı kaldırma kararı üzerine dosyada yeniden incele yapılmış ve kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişiden 13/08/2024 tarihli rapor alınmıştır.
Taşımaya konu ürünün teslimin yapılmamış olmasında, teslimatın yapılamamasına ilişkin olarak davalının yeterli açıklamada bulunmaması ile irade dışı ürünün kaybolduğuna ilişkin beyanları da dikkate alındığında davalının ağır kusurlu olarak kasten veya pervasızca bir davranışla zarara sebebiyet verdiği ve sorumlu olduğu anlaşılmış, bilirkişi raporunda istinaf kararı gereğince davalının miktardan düşüldüğünü belirttiği 1.476,70 TL bedelin düşüldüğünde davalının 1.938,04 USD davacıya ödemesi gerektiği anlaşılmış, söz konusu miktar itibari ile davacının davasında haklı olduğu değerlendirilmiş ve böylece, Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile,
1.938,04 USD'nin karar tarihi olan 20/11/2024 tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A bendi gereğince devlet bankalarının dolar cinsi yabancı para için açılmış bir vadeli mevduat hesabına ödendiği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur.
1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 1.938,04 USD'nin karar tarihi olan 20/11/2024 tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A bendi gereğince devlet bankalarının dolar cinsi yabancı para için açılmış bir vadeli mevduat hesabına ödendiği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; mahkemenin zamanaşımı iddialarını değerlendirmediğini, bu konuda bir karar vermediğini, hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davanın zamanaşımına arabuluculuğa başvuru yapıldığı tarihte uğradığını, mahkemenin kararına dayanak yaptığı bilirkişi raporunun külliyen iki farklı hesaplama yaptığını, mahkeme kararında 20/11/2024 tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/A bendi gereğince devlet bankalarının dolar cinsi yabancı para için açılmış bir vadeli mevduat hesabına ödendiğini,
en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini, fazlaya ilişkin talebin reddine tarihinden itibaren avans faizi olarak işlenmesine karar verildiğini, mahkemenin kararı tarihindeki kur üzerinden dava tarihi itibariyle faiz işletmesi talebinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde ortaya çıkacak nedenlerden dolayı tehiri icra talepli istinaf başvularının kabulünü, usul, yasa ve içtihatlara aykırı olan yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, eksik delillerin toplanması ve yeniden yargılamanın yapılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa cevap veren davacı vekilinin başvuru dilekçesinden özetle; mahkemece resen gözetilecek nedenlerle davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, uluslararası havayolu ile yapılan eşya taşıması sırasında oluşan zararların tazmini istemine ilişkindir.Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, Dairemizce verilen kaldırma kararı sonrasında mahkemece konusunda uzman bilirkişiden alınan ve somut olayın özelliklerine uygun olarak verildiği görülen 13.08.2024 tarihli ek bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına,
istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda belirtilen husus dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
6098 sayılı TBK " Ülke parası" başlıklı 99. Maddesi incelendiğinde:
Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." şeklinde düzenlemeler olduğu görülmüştür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.02.2024 tarihli, 2023/440 E., 2024/574 K. Sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında da bahsedildiği üzere; TBK'nın 99 uncu maddesi uyarınca, konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak, ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise; alacaklı ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Ancak, yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez. (Yargıtay 3. HD 2023/3214 Esas 2024/1487 K- Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/12219 E., 2022/535 K. sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.01.2023 tarihli ve 2021/5290 E., 2023/581 K. sayılı ilamı)
Tüm bu açıklamalar ışığında; somut olayda davacı yanın 6098 sayılı yasanın 99/3 md. sinde düzenlenen seçimlik hakkını ilk olarak dava dilekçesinde kullanmış olduğunun anlaşılmış olmasına göre davacının talebine konu alacağının ilgili yabancı para birimi üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi değerlendirme ile yazılı şekilde Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Belirtilen gerekçeyle davalı istinafı yerinde görülmekle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince araştırılması gerekli başka husus bulunmadığından bu yönden düzeltilerek yeniden hüküm kurularak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bu yönüyle davalının istinaf sebebinin haklı ve yerinde olduğu, ancak işbu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki gibi karar verilmesine dair işbu hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/218, K. 2025/317, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama