KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/218 E., 2025/142 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi İhtiyati Tedbir Talep Eden Davacı Karşı Taraf Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/218
- Karar no
- 2025/142
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/01/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/940 Esas
- Vekili
- —
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Talep tarihi
- 26/12/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/03/2025
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki şirket müdürünün yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması, aksi kanaat halinde sınırlandırılması istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İnşaat Taah. Tic. Ltd. Şti'nin ortaklarının müvekkili ve davalı olduğunu, her iki şirket yetkilisinin de müdür sıfatına haiz olduklarını, müvekkilinin şirketin müdürler kurulu başkanı olduğunu, müvekkili ve davalının ortağı olduğu bir diğer şirketin dava dışı ... İnş. San. Tic. A.Ş olduğunu, ... Ltd.
Şti'nin eski mali müşavirinin şirketin menfaatlerine aykırı birçok faaliyet gerçekleştirdiğini, müvekkili tarafından yapılan araştırmalar neticesinde mali müşavir tarafından vergi dairesi, bankalar, diğer resmi ve özel kuruluşlarda yapılan bazı işlemlerin müvekkilinin güvenini zedelediğini, bu nedenle mali müşavirin yetkileri sonlandırılarak mali müşavirlik hizmet sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkili tarafından alınan bağımsız mali müşavir raporunda firmada araştırma ve inceleme yapılmasına olanak sağlayacak muhasebe ve evrak düzeninin bulunmadığı, kayıt ve beyanların sürekli olarak değiştirildiği,
muhasebede banka hesabından ödenmiş gibi kayıt altına alınan bazı ödemeler ile bankadan alınan ekstreler arasında uyumsuzluklar bulunduğu bir çok işlemin tespit edildiğini, bu tespitler doğrultusunda müvekkili tarafından dava dışı ...
A.Ş'ye, mali müşavir ...'a ve dava dışı ...'a alacak davaları açıldığını, mali müşavir ...'ın bu işlemleri davalı ile beraber gerçekleştirdiğini, davalının ve ...'ın birbiri ile doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılı birden fazla şirkette ortaklığı bulunduğunu, davalının rekabet yasağı ilkesine aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin haberi olmadan diğer şirketlerin grup şirket haline getirilerek ... Ltd. Şti adına kredi çekilmeye çalışıldığını, davalının ... Ltd.
Şti nezdinde VUK hükümlerine aykırı eylemler gerçekleştirdiğini, resmi ve özel belgede müvekkilinin imzasını taklit ederek zarara uğrattığını, şirketin bu ve bunun gibi eylemler nedeniyle büyük borçlarla karşı karşıya kaldığını belirterek ... şirketinin yöneticisi olan davalının şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına,
aksi kanaat söz konusu ise sınırlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca telafisi güç ve imkansız zararlarla karşılaşılmaması bakımından işbu dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbiren davalının yönetim hakkının ve temsil yetkisinin teminat aranmaksızın kaldırılmasına, aksi takdirde sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı tarafından her ne kadar davalı şirket müdürünün yetkilerinin tedbiren kaldırılması, mümkün değil ise sınırlandırılması talep edilmiş ise de, şirkette herhangi bir yönetim boşluğu bulunmadığı, müdürün yetkisinin sınırlandırılmasının amacının müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin onaya tabi tutulması olmadığı, yine TTK'nun 630/2-3 hükümleri uyarınca haklı neden olarak ileri sürülen hususlara ilişkin olarak bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek ... İnşaat ... Ltd. Şti. müdürü olan davalının tedbiren yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması, mümkün olmadığı takdirde sınırlandırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, şirket müdürünün yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması istemiyle açılan eldeki davada ilk derece mahkemesince dosya kapsamı gözetilerek yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/218, K. 2025/142, 21 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama