İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1598 K.2024/2176

Av. Av. Av. Av.

Esas2024/1598Karar2024/2176Tarih21 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.181 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/1598
Karar No
2024/2176
Karar tarihi
21 Kasım 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
—
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
09/05/2024
Numarası
Esas Karar
Davacı
—
Vekilleri
Av.
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.181 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Av. Av. Av. Av.

DAVALI

VEKİLLERİ : Av. Av. Av.

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 21/11/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 22/11/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.

31.05.2014 tarihinde, dava dışı sürücü ..... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken, davacı .....'nin yolcu olarak bulunduğu, dava dışı sürücü ...... sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını ve geçici bakım ihtiyacı doğduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, trafik kazasına karışan ..... plaka sayılı aracın, kaza tarihi itibariyle .........Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ....

Sigorta A.Ş.'nin teminatı kapsamında olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin hastanede yatarak çeşitli operasyonlar geçirdiğini, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvurularının 30/06/2022 tarihinde reddedildiğini, arabuluculuğa başvuru yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle.

HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde davanın kabulünü, başkaca sorumlulara karşı başvuru, dava ve her türlü yasal hakları ile diğer tazminat haklarının saklı kalmak kaydıyla, 31.05.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili .....'nin uğradığı maddi zararın tazmini amacıyla.

HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttikleri taleplerinin artırım haklarının saklı kalması kaydıyla, Sürekli işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 40.000,-TL, Geçici işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 100,-TL, Geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,-TL olmak üzere toplam şimdilik 40.200,-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesini, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kazadan 8 yıl 4 ay sonra açılan davanın davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığından reddinin gerektiğini, teminat limitlerinin 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatına dahil olmadığını, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı için müterafik kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen herhangi bir kusur bulunmadığını, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının kazadan dolayı kalıcı sakatlığının bulunmadığını,

geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu nedenlerle; davanın zamanaşımı sebebi ile usulden reddini, yargılama gideri, vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin kararı ile.

"Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yargılamaya esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya raporları ile birlikte davacı vekilinin 04/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi de nazara alınarak; davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 268.000,00 TL, Geçici iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 1.204,80 TL, bakıcı masrafları medeniyle oluşan maddi zararı için 551,25 TL tazminatın davalıdan (sigorta limitleri dahilinde) 05/07/2022 tarihinden, itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine ve dava dışı ....

Teknolojileri İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait araç ticari kayıtlı olduğundan hükmedilen tazminat miktarlarına avans faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KABULÜ ile; Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 268.000,00 TL, Geçici iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 1.204,80 TL, bakıcı masrafları medeniyle oluşan maddi zararı için 551,25 TL tazminatın davalıdan ( sigorta limitleri dahilinde) 05/07/2022 tarihinden, itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın talebi zamanaşımına uğradığından ilk derece mahkemesi kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hüküm kurulurken müvekkili şirketin teminat limitinin değerlendirilmediğini, asıl alacağa uygulanabilecek faizin en fazla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz olabileceğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak itirazları doğrultusunda yeniden hüküm kurumasına ve davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, müvekkilinin tespit edilen gelirinin hatalı olduğunu, müvekkilinin AGİ'siz asgari ücretten gelirinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, aktüer raporunda terditli hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından hükmedilen faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı aleyhine kaldırılarak müvekkili davacı lehine talepleri doğrultusunda hüküm tesis edilmesine, her türlü yargılama harç ve gideri ile istinaf yoluna başvuru harç ve giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; yaralanmalı trafik kazası sebebiyle geçici, sürekli iş göremezlik, bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.

1-Zamanaşımı itirazının incelenmesinde :

Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 72. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanışımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794).

Buna karşılık, özel bir kanun hükmünün, özel olarak zamanaşımı süresi öngördüğü tehlike sorumluluklarında BK m. 72 uygulanmaz. 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.

Aynı fiil bazen, hem sorumluluğu gerektiren hem de ceza kanunlarına göre cezayı gerektiren bir fiil olabilir. Bu fiile göre Ceza Kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüldüğü hallerde, tazminat davasının daha önce zamanaşımına uğraması tutarlı bir çözüm oluşturmaz. Zira cezalandırma, müeyyide olarak tazminattan daha ağırdır. Bu sebeple, kanun koyucu uyum sağlamak amacıyla ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresince tazminat davasının da devamını temin bakımından genel olarak BK 60/II (6098 sayılı TBK m. 72/I), özel olarak da KTK 109/II. maddesinde düzenleme yapmıştır.

Burada üzerinde durulması gereken, 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece fiilin Ceza Kanununa göre cezayı gerektiren bir fiil olmasının yeterli olması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır.

Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece fiilin cezayı gerektiren bir eylem olmasını yeterli görmekte; bunun dışında, eylemi gerçekleştiren fail hakkında soruşturma yapılmasını, ceza davası açılmış olması veya mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı koşulu aranmamaktadır.

Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten veya Güvence Hesabı) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür (HGK'nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705, HGK'nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325, HGK'nın 05.06.2015 gün 2014/17-2198,2015/1495 ve HGK'nın 16.09.2015 gün, 2014/17-116, 2015/1771, HGK'nın 10.06.2015gün, 2014/17-27,2015/1530 sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir).

Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; kaza 31/05/2014 tarihinde gerçekleşmiş, davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmıştır. Yaralanmayla sonuçlanan sözkonusu trafik kazası da bu anlamda cezayı gerektiren bir fiil niteliğindedir. Buna göre eylem için(TCK 89/1) kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu dikkate alındığında dava tarihi olan 28/09/2022 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır. Ancak;

7226 sayılı Kanunun geçici 1. Maddesi uyarınca;

Geçici Madde 1 - (1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;

a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dahil) tarihinden,

b) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dahil) tarihinden,itibaren 30/4/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durur.

Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmi Gazete'de yayımlanır.hükmünü taşıdığı,

Cumhurbaşkanlığının 30/04/2020 tarih ve 2480 karar sayısı ile

"Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar"m yürürlüğe konulmasına, 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası gereğinc Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla; 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç, 1/5/2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15/6/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır.

Somut Olayda ;

-Kaza tarihi - 31/05/2014

- Davacının arabuluculuk başvuru tarihi- 04/07/2022 ( arabulucuk bitiş 29/08/2022)

Cumhurbaşkanlığının 30/04/2020 tarih ve 2480 karar sayısı ile durdurulan süre 13/03/2020-15/06/2020 tarihleri arası

-Dava tarihi-28/09/2022'dir.

İşbu çerçevede eldeki davada cumhurbaşkanlığı kararı ile durdurulan sürenin 95 gün olduğu, 56 gün de arabulucukta geçen sürenin olduğu,sürenin bitimi olan 31/12/2021 tarihine toplam 151 gün ilave edildiğinde ve davanın28/09/2022 tarihinde açıldığı gözetildiğinde süre dolmamıştır.

2- Poliçe Teminat limiti ile sorumluluk itirazının incelenmesinde :

Kaza tarihi itibariyle kişi başı sakatlık ve ölüm teminatı ile sağlık gideri limitlerinin ayrı ayrı 268.000 TL olduğu, hükmedilen miktarın ise bunun üzerinde olmadığı anlaşıldığından itirazın reddi gerekmiştir.

3-Faiz başlangıcı itirazının incelenmesinde :

Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.

Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir.

Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.

Somut olayda davalı sigortaya 23/06/2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.

4-Hesap raporuna itirazın incelenmesinde :

Trafik kazası, 31/05/2014 tarihinde gerçekleşmiş olup,Dayanak poliçenin düzenleme tarihi25/12/2023 olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın yürürlük tarihi (01/06/20105) ve 2918 sayılı yasanın 6704 sayılı yasa ile değişik 90. Maddesinin yürürlük tarihi (26/04/2016 )dikkate alındığında kaza tarihi itibariyle uygulanması gerekli PMF 1931 Yaşam Tablosu dikkate alınarak davacının talep edebileceği zarar görenin uğradığı gerçek zarar miktarının ayrıntılı, denetime açık, doyurucu şekilde davalının kusuru da dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinden her ne kadar mahkemece TRH 2010 yılı yaşam tablosu kabul edilmiş ise de hükmedilen miktar PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplanan miktarı geçmediğinden itirazın reddi gerekmiştir.

Bu karara karşı davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvuruların HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 18.427,03 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan toplamda 4.650,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.777,03 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,

4-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00 TL) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.21/11/2024

Başkan

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Katip

e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1598, K. 2024/2176, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı
  4. Dava
  5. İstinaf Karar Tarihi : 21/11/2024
  6. İstinaf Karar Yazım Tarihi : 22/11/2024
  7. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  8. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  9. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1598
Karar No
2024/2176
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1600 K.2024/2043
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1600 K.2024/1432
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1601 K.2024/1467
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1603 K.2024/1774
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1606 K.2024/1641
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/1607 K.2024/1921

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.