KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1654
- Karar No
- 2024/543
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/03/2022
- Numarası
- Esas - Karar
- Davacı
- ... - (T.C. Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... -
- İstinaf eden davalı
- ... - (T.C. Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- 04/03/2024
- Yazım tarihi
- 06/03/2024
Karar Metni
1.523 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - .. Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, müvekkili aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyası ile 25.12.2018 vade tarihli, 130.000,00 TL tutarındaki bonodan dolayı takip başlatıldığını, takibe konu senet üzerindeki ciroda bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcunun da bulunmadığını, bononun sahte olarak düzenlendiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, kötüniyetli davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olup, takip konusu bononun yetkili ve meşru hamili olduğunu, davacı ile aralarında birebir bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "....Davaya dayanak T.C. Konya.. İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde özetle; Takip alacaklısının ... olduğu, takip borçlusunun ... olduğu, takip dayanağının 27/10/2018 Keşide Tarihli 25/12/2018 Ödeme Tarihli 130.000,00 TL tutarlı bono olduğu anlaşılmıştır.
Takip dayanağı 27/10/2018 Keşide Tarihli 25/12/2018 Ödeme Tarihli 130.000,00 TL tutarlı bononun incelenmesinde özetle; Keşidesinin davacı ... olduğu, lehdarının ve ilk cirantasının .... Tic. Ltd. Şti olduğu ve dava konusu senedin ciro edilmek yoluyla davalıya intikal ettiği görülmüştür.
Her ne kadar davalı tarafından cevap dilekçesinde davaya konu bono yönüyle yapılan takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve davalının iyiniyetli 3. Kişi olarak senedi iktisap ettiğinden bahisle davanın reddi talep edilmiş ise de yukarıda detayı verilen .T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/06/2021 Tarih ve 2017/(19)11-923 Esas-2021/815 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlunun, ödeme emrine itiraz etmemiş olmasının menfi tespit davası açmasına engel teşkil etmediği ve “imzanın sahte olması” yönüyle yapılan definin senedin hükümsüzlüğüne yönelik olması sebebiyle her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerden olması karşısında işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Mahkememizce usulüne uygun olarak davacının ıslak imzalı belgeleri ilgili kurumlardan temin edilmiş, Mahkememizce usulüne uygun olarak imza ve yazı örnekleri alınarak davaya konu bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosya içerisinde yer alan T.C.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 19/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede. İnceleme konusu senette ... adına atılı imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği rapor edilmiştir.
Detayı verilen bilirkişi raporunun ayrıntılı gerekçeli ve yöntemine uygun olmuş olması ve aynı zamanda ilgili bilirkişi raporunda kullanılan teknik yöntemler ve optik aletler ile yukarıda izah edilen T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23/10/2018 Tarih ve 2016/20396 Esas-2018/5149 Karar sayılı ilamı ile T.C.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 15/05/2018 Tarih ve 2016/17915 Esas-2018/2706 Karar sayılı ilamı da nazara alınarak davalı vekilinin yeniden rapor aldırılmasının yargılamaya bir yenilik katmayacağı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiş ve ATK raporu hükme esas alınmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar, bilirkişi raporu, icra dosyası, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde. Davalı tarafından davacı hakkında T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasında 27/10/2018 Keşide Tarihli 25/12/2018 Ödeme Tarihli 130.000,00 TL tutarlı bono yönüyle icra takibine geçildiği, davacı tarafından senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla eldeki menfi tespit davasını açtığı, Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarında ifade edildiği üzere imza sahteciliğinin senedin hükümsüzlüğüne ilişkin olması sebebiyle mutlak defilerden olduğu ve herkese karşı ileri sürülebildiği,
Mahkememizce usulüne uygun olarak davacının ıslak imzalı belgeleri ilgili kurumlardan temin edildiği yine Mahkememizce usulüne uygun olarak davacının imza ve yazı örnekleri alınarak davaya konu bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu aldırılmadığı, T.C.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 19/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu senette ... adına atılı imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin rapor edildiği anlaşılmakla davanın davasının kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de detayı yukarıda verilen T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 16/12/2021 Tarih ve 2020/1878 Esas-2021/2466 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere davalı takip alacaklısı ile borçlu/keşideci arasında yüz yüzelik bulunmadığından ve dahi detayı yukarıda verilen T.C.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30/03/2021 Tarih ve 2020/8797 Esas-2021/7198 Karar Sayılı İlamında ifade edildiği üzere davacı/borçlu tarafından, davalı/alacaklının takibinde kötüniyetli olduğu ispat olunamadığından bu yöndeki talebinin reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün...
Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak 27/10/2018 keşide, 25/12/2018 ödeme tarihli, 130.000,00 TL tutarlı bono yönüyle, alacak aslı ile faiz ve fer'iyle birlikte davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, bilirkişilerce yapılan imza incelemesinde davacının mahkemece alınan imzaları olmadan davacı tarafça sunulan fotokopi şeklindeki belgelerle senet üzerindeki imza karşılaştırılması yapıldığını, senette atılı imzalar ile davacının mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği şeklinde varılan kanaat görüşünün hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğunu bunun üzerine senetteki lehtar ve ilk ciranta olan ....
San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi ...ve şirket çalışanı ... hakkında Konya.
Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...7 E. Sayılı dosyası ile resmi belgede sahtecilik suçundan ceza yargılaması yapıldığını ve yargılama sonucunda senet üzerindeki imzanın davacının elinden çıktığı tespit edildiğinden her iki sanığın da beraat ettiğini, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi tarafından verilen raporların çelişkili olduğunu, aynı konuda çelişkili iki rapor olması nedeniyle yargılamada eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı tarafça dava konusu 27/10/2018 keşide, 25/12/2018 vade tarihli, 130.000,00 TL bedelli, keşidecisi davacı ....., lehtar cirantası dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti,. hamili davalı ... olan bonoda yer alan keşideci imzasının kendisine ait olmadığı, senetten dolayı herhangi bir borcu olmayıp senedin sahte olarak düzenlendiği, lehtar ya da bono alacaklısıyla aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı iddiasıyla işbu dava açılmış, davalı tarafça iyiniyetli üçüncü kişi olup, dava konusu bononun meşru hamili olduğu, bonoyu ciro yoluyla devraldığı, bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığı savunulmuştur.
Öncelikle, davacı tarafça dava değeri olarak 130.000,00 TL bono bedeli gösterilmek suretiyle harcı da bu miktar üzerinden yatırılarak davanın açıldığı, dava konusu icra takibinin ise, 130.000,00 TL bono bedeli, 4.097,67 TL işlemiş faiz, 390,00 TL komisyon olmak üzere toplam 134.487,67 TL'nin tahsili istemine dayalı olduğu ve davacı tarafça dava dilekçesinin talep sonucu kısımında takibin iptaline karar verilmesinin talep edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, kısmi menfi tespit davası açılamayacağından mahkemece harç ikmalinin sağlanmasından sonra işin esasının incelenmesi gerekirken anılan hususun nazara alınmaması yerinde görülmemiştir.
İşin esasının incelenmesine gelince ise; Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacının imza itirazında bulunması nedeniyle ATK'dan imza inceleme raporu alındığı, alınan raporda; ''... İnceleme konusu senette davacı adına atılı imzalar ile davacının mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği...'' hususunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece de benimsenen ATK raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafça ATK raporuna itiraz edildiği, mahkemece rapora itirazın reddine karar verildiği, davacının şikayeti üzerine başlatılan resmi belgede sahtecilik suçundan açılan ve Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyasında yapılan ceza yargılaması sırasında da ATK'dan rapor alındığı ve alınan raporda; ''...
Dava konusu senette atılı borçlu imzaları ile davacının mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından imzaların davacının eli ürünü olduğu...'' hususunun belirtildiği anlaşılmakla, alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu ayrıca, ATK'nın imza incelemesi hususunda son merci olmadığı da nazara alınarak,
raporlar arasındaki çelişkiyi gideren ve davalının bilirkişi raporuna itirazlarını da değerlendiren, Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji alanında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden yeni bir imza inceleme raporu alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1654, K. 2024/543, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama