KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Eden 2 -
- Esas No
- 2024/1587
- Karar No
- 2024/1843
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/07/2024
- Numarası
- Esas - Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalılar
- 1 -... - (T.C Kimlik No: ...
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf kararının karar tarihi
- 14/11/2024
- Yazım tarihi
- 20/11/2024
Karar Metni
1.452 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... esas sayılı dosyası ile açılan şirket ihyası davasında 17/07/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı ..... Müdürlüğü'nün istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kurum sigortalılarından ..... sigorta sicil numaralı ....'ın 02/05/2006 tarihinde ... Mad. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde çalışırken geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde malul kaldığını ve müvekkili kurum tarafından kazazedeye gelir bağlandığını, kurumun denetmenlerince kazanın iş kazası olduğu ve iş verenin müvekkili kurum zararından sorumlu olduğunun tespit edildiğini, zararın iş verenden tahsili amacıyla Beyşehir ..
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davada verilen karar için taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, Beyşehir .. Asliye Hukuk Mahkemesince taraflarına muhtıra çıkarılarak .... Madencilik İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyası için taraflarına yetki verildiğini belirterek; tasfiye olmuş .... Madencilik İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.'nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ..... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle. Tasfiye Halinde ... Madencilik İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı TTK'nın 636/b maddelerine istinaden ve tasfiye sonucu genel kurul kararıyla 11/08/2021 tarihli tescille terkin edildiğini, davacının her ne kadar şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiş ise de;
ihyası istenen şirketin TTK 7. maddesi hükümlerine göre değil, 6102 sayılı TTK'nın 636/b maddelerine istinaden ve tasfiye sonucu genel kurul kararıyla kaydı silinen bir şirket olduğunu, müdürlüklerinin usulen ve davanın niteliği gereği yasal hasım ve davalı durumunda olduğunu, bu nedenle müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden dolayı vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını, bu giderlerin sorumlusunun tasfiyeyi sona erdiren görevdeki son tasfiye memuru olduğunu belirterek; şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi halinde şirkete TTK 547/2.
Maddesi gereğince tasfiye memuru tayin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... beyan dilekçesinde özetle; ilgili şirketin tasfiye edilmesi için yönetim kurulu tarafından tasfiye memuru olarak görevlendirildiğini, sürecin sonunda şirketin tasfiyesini gerçekleştirdiğini, ilgili şirketin ortayı ya da müdürü olmadığını, şirketin kendisi ile hiçbir alakası bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...TTK ve tüm mevzuatımız gereğince şirket veya kooperatifin veya tüzel kişiliklerin tasfiye ve sicilden terkin işlemleri sırasında tüm mal varlığı değerlerinin, tüm aktif ve pasiflerinin, tüm hak ve alacakları ile borçlarının, tüm icra takiplerinin ve davalarının vs. (tüm maddi ve manevi hak ve borçlarının) nazara alınması gerekmektedir. Dava konusu şirket hakkında derdest dava dosyası bulunduğu halde ticaret sicilinden terkin edilmesi usulsüz olup şirketin ticaret sicilindeki terkin kaydının silinmesine ve ihyasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/2158 E. 2022/3470 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere, ticaret sicilinden terkin edilmiş olan bir şirket hakkında görülen bir davada veya icra takibinde ilgili şirketin o davada veya icra takibinde temsili için açılmış ihya davalarında tasfiye memuru atanması gerekli olmadığından Mahkememizce tasfiye memuru atanması yoluna gidilmemiştir.
Dava konusu şirket, Ticaret Sicil Müdürlüğünce sicilden resen terkin edilmediğinden iş bu davada davalı ......Müdürlüğünün yasal hasım konumunda bulunması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi dikkate alınarak aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Buna karşılık dava konusu şirketin genel kurul kararı ile tasfiye olması ve hakkında derdest dava bulunan şirketin tasfiye memuru olarak davalı ...'nın davanın açılmasında kusuru bulunduğundan aleyhine yargılama masrafı ve vekalet ücreti takdiri gerekli olmuştur...." gerekçesiyle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, Konya .... Müdürlüğünde ..... sicil numarası ile kayıtlı iken terkin edilen Tasfiye Halinde ... Madencilik İnşaat Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Beyşehir.. Asliye Hukuk mahkemesinin ..... esas sayılı dava dosyası ve bu dava dosyası ile birleşen aynı mahkemenin ..... esas sayılı dosyasındaki uyuşmazlıklar ile sınırlı olarak İHYASINA ve Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yeniden TESCİLİNE,
2-Dava konusu şirketin sadece bir davada temsilinin sağlanması için ihyasına karar verildiğinden yeniden tasfiye memuru atanmasına YER OLMADIĞINA, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ......Müdürlüğü temsilcisi istinaf dilekçesi ile özetle; Davacı tarafça ihyası istenen ... Madencilik İnşaat Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin TTK. Geçici 7. Maddesi hükümlerine göre resen değil, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 636/b maddelerine istinaden ve tasfiye sonucu genel kurul kararıyla kaydı silinen bir şirket olduğunu, bu nedenle TTK'nın 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesine rağmen tasfiye memuru atanmamasının usule aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; şirketin ihyası talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun “ek tasfiye” başlıklı 547. maddesinde: “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmü yer almaktadır. Dava konusu somut olayda ihyası istenen şirket aleyhine Beyşehir ..
Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığı, davanın halen derdest olduğu, ihyası istenen şirketin 31.12.2020 tarihli genel kurulunda şirketin tasfiyesine ve ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, tasfiye sonucu faaliyetinin sona erdiğinin Ticaret Sicil Müdürlüğünce 11.08.2021 tarihinde tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Yine dosyada mevcut belgelere göre ihyası istenen kooperatifin tasfiyenin tamamlandığı tarihte davalı şirket aleyhine açılmış bir dava olduğu halde tasfiye edilmiş olması nedeniyle davalı tasfiye memurunca yapılan tasfiye işlemlerinin eksik yapıldığı açıktır. Yine tasfiye edilen şirketin rücuen tazminat davasında taraf olarak yer alması gerektiği de kuşkusuzdur.
Bu nedenle mahkemece kooperatifin ihyasına karar verilmesinde ve davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak mahkemece TTK 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tasfiye memuru atanması gerekirken tasfiye memuru atanmaması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurularak son tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1587, K. 2024/1843, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama