KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/421
- Karar No
- 2024/1745
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/12/2023
- Numarası
- Esas - Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Av. DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
YAZIM TARİHİ : 06/11/2024
Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas - .... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, uyuşmazlık konusu tesisle ilgili olarak taraflar arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, sistem kullanım/dağıtım bedelinin ise davalı tarafından hazırlanarak EPDK tarafından yayımlanan tarifelere göre belirlendiğini, 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek,
lisanssız üreticilerin dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturduğu gerekçesiyle, lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, tamamen aynı hizmeti aldığı ve aralarında herhangi bir ayrım yapılmasına hukuken imkan olmadığı halde müvekkili şirketten ürettiği her bir kWh elektrik enerjisi başına neredeyse 10 kat oranında artırım yapılmak suretiyle sistem kullanım/dağıtım bedeli alındığını bu hususun hukuka aykırı olduğunu, toplam alacak miktarının yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağını, dava konusu tahsilatın, Elektrik Piyasası Kanununa aykırı olduğunu,
müvekkili şirketten fazla tahsilat yapılmasına herhangi bir sebep bulunmadığını ileri sürerek, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketten dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline, alacağa konu bedellere,
her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya her halükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, yargı yolu ve husumet itirazı, zamanaşımı def'inde bulunmuş, dava konusu uyuşmazlığın temeli niteliğindeki idari işlemin iptali için açılan davada davanın reddine karar verildiğini, tarifelerin EPDK tarafından belirlendiğini, bağlantı anlaşmalarının genel işlem şartı içerdiği değerlendirmesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, dava konusu talebin hukuki öngörülebilirlik ve hukuk güvenliği yönüyle kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin hukuka aykırı bir işleminin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... Davacının dava konusu dönemde kendisi ile ilgili tahakkuklara itirazının olup olmadığı konusunda Mepaş'a müzekkere yazılmış olup gelen cevabi yazıda faturalara ilişkin herhangi bir itirazın olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce EPDK'ya müzekkere yazılmış olup istenilen bilgi ve belgelerin gönderildiği görülmüştür.
Dosyaya alınan 30/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Dağıtım sisteminin varlığı, dağıtım faaliyetinin yürütülebilmesi için zorunlu olup, bu faaliyetin yerine getirilebilmesi için oluşan maliyet dağıtım bedeli olarak kullanıcılara yansıtılmakta, mevzuat düzenlemeleri de, dağıtım faaliyeti için onaylanan gelir tavanları ile öngörülen dağıtıma esas enerji ve abone grubu oransallıkları ile elde edilen dağıtım bedelinin yansıtılmasında herhangi bir istisnai kurala yer vermeyip dağıtım sistemi kullanıcılarını yükümlü kıldığından,
bu kapsamda lisanssız üreticilerin de dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeli ödemesi gerektiği, ancak EPDK tarife düzenlemesi esnasında lisanssız elektrik üreticilerine uygulanacak dağıtım sistem bedelinin — belirlenmesinde - dağıtım sistemini kullanan diğer kullanıcıların oranının dikkate alınmasında yarar görüldüğünü, EPDK tarafından lisanslı üreticilerle, lisanssız -tüketimlerinin üzerindeki üretimlerini dağıtım sistemine veren- üreticilere uygulanacak olan dağıtım sisteminin kullanılmasına ilişkin dağıtım bedellerinin farklılaştırılmasıyla belirlenen tarifelere uygun olarak,
davalı şirketin davacıya uyguladığı dağıtım birim bedellerine göre, fazladan tahakkuk ve tahsil edilen dağıtım bedeli olmadığı," belirtilmiştir
HMK 190/1. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." Dosya kapsamı, aldırılan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde ve davacının davalı taraftan talep edebileceği fazladan tahakkuk ettirilen herhangi bir tutar bulunduğunu ispat edememiş olması nazara alındığında davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, ihtiyaç fazlası enerji kısmı üzerinden de dağıtım bedeli tahsilinin sözleşmeye aykırı olduğunu, zira ihtiyaç fazlası enerji yönünden tartışılan hususun sözleşmeye aykırı tahsilat olup, EPDK tarifesi olmadığını, mahkemenin uyuşmazlık konusu olay bakımından sahip olduğu yargılama yetkisinden kaçınamayacağını, bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere uyuşmazlık konusu tahsilatların dayanağı olan tarifenin farklılaştırılmasına sebep olacak şekilde somut bir ek maliyet olmadığının ortaya çıktığını,
tarifenin farklılaştırılmasına dayanak EPDK kararına karşı Danıştay'da açılan davada verilen kararın esasen işbu davanın haklılığını ortaya koyduğunu, uyuşmazlık konusu olaya uygulanacak düzenlemenin normlar hiyerarşisine tabi tutulamayacağı yönündeki kabulün Anayasa'nın 138. maddesine aykırı olduğunu, tacirlerin taraf olduğu sözleşmelere genel işlem koşullarının uygulanamayacağı yönündeki kabulün de Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davalı tarafından yapılan tahsilatların TTK'nın 20. maddesine açıkça aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu fazla tahsilatların mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek,
mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi raporu alınarak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere ve özellikle taraflar arasında imzalanan "Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Kullanım Anlaşması" sözleşmesinde dağıtım sistem kullanım bedeli birim fiyatı ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı,
anlaşma ile mevzuat ve mevzuat değişikliklerinin geçerli olduğunun kabul edildiği, Lisanslı ve Lisanssız GES'lerde üretilen enerji bedellerinin EPDK tarafından belirlendiği, davalı şirketin enerji fiyatını belirleme yetkisinin bulunmadığı, sadece EPDK'nın belirlediği birim fiyatlar üzerinden fatura tahakkuk etme yetkisinin bulunduğu, EPDK'nın ilgili kararları gereği Lisanslı ve Lisanssız GES'lerin ürettiği enerji bedellerinin birim fiyatlarının farklı olduğu, EPDK'nın bu kararlarına karşı yapılan iptal başvurularının Danıştay tarafından reddedildiği,
EPDK kararlarını uygulamakla yükümlü olan davalının yapmış olduğu faturalandırma işlemlerinde fazladan yapılmış tahakkukun bulunmadığı, genel işlem koşuluna aykırılığın bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından,
davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye .... Üye .... Katip ...... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/421, K. 2024/1745, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama