KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/224
- Karar No
- 2026/283
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 19/12/2025
- Numarası
- ... Esas
- İstinaf eden davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Alacak
- İstinaf kararının karar tarihi
- 10/03/2026
- Yazım tarihi
- 11/03/2026
Karar Metni
1.082 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 19/12/2025 tarihinde tesis edilen davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifte üye iken peşin para ile daire satın aldığını, bu hususta Kooperatifin 8.4.2001 tarihli Genel Kurul Toplantısında karar alındığını, yine 18.04.2001 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile 130.000 DM bedelle dairenin müvekkiline satışına karar verildiğini, 130.000 DM.nin de müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkiline dairenin teslim edildiğini, müvekkilin yıllarca bu dairede oturduğunu, daha sonra başka bir eve taşınması sebebiyle bu daireyi kiraya verdiğini,
ancak yıllar sonra 2018 yılında Kooperatif tarafından üyelikten çıkarılmasına karar verildiğini ve dairenin de bir başkasına verildiğini belirterek; müvekkiline satılan daire ile ilgili olarak Kooperatif tarafından alınan tüm kararların iptali ve dairenin müvekkiline verilmesi, bu olmadığı takdirde müvekkilinin yaptığı ödemenin rayiç değerinin tazminini talep etmiştir.
Davacı vekili 15/12/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; açılan davada davalı adına kayıtlı taşınmaz kaydına ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, bu taleplerinin dairemizin ... Esas ve ...
Karar sayılı kararı ile; talebin net olmadığı, taşınmazda kat mülkiyetine ve kat irtifakına geçilip geçilmediğinin belli olmadığı, bu parsel için verilecek tedbir kararının diğer bağımsız bölüm sahiplerini de etkileyeceği gibi gerekçelerle reddedildiğini, gelinen aşamada Konya ....ATM.nin ...
Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda müvekkilinin davalı kooperatifte peşin ödemeli üye olduğunun kesinleştiğini, dosyadan alınan son bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, kat irtifakı veya tak mülkiyeti kurulmadığı, kooperatif üyelerinin arsada hissedar olarak gösterildiği, müvekkilinin ise arsada hissedar olarak kayıtlı olmadığının da netleştiğini, gerekli olan tedbir harcını yatırdıklarını, bu nedenlerle; müvekkilinin mağdur olmaması için taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "6100 sayılı HMK'nın 390/3. Maddesi uyarınca tedbir isteyenin davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat yükü altında olduğu, davacı tarafça sunulan delillerin yaklaşık ispat için yeterli olmadığı sonucuna varıldığından davacı vekilinin tedbir talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 02.06.2021 tarihinde, Kooperatif Yönetim Kurulu’nun müvekkilinin ihracına yönelik kararının iptali hususunda dava açmak için taraflarına süre verildiğini, bu hususta 08.04.2022 tarihinde dava açtıklarını ve Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ...
Karar sayılı dosyasında müvekkilinin peşin bedelli üye olduğu ve ihraç kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle kabul edildiğini, kararın istinaf ve yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, dava açılırken reddedilen ihtiyati tedbir taleplerinin 15/12/2025 tarihli dilekçeleri ile yenilediklerini, ancak ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka ve dosya kapsamına uygun olmadığını, müvekkilinin peşin ödemeli üye olduğunun mahkeme kararıyla tespit edilmiş olmasının gözönüne alındığında müvekkilinin haklılığının ve mağduriyetinin yaklaşık ispatın da ötesinde ortaya çıktığını,
açılan davaların uzun sürdüğü de nazara alındığında, dava devam ederken kooperatifin tasfiye edilmesi, tapuların el değiştirmesinin de mümkün olduğunu, dolayısıyla haklılıklarının yaklaşıktan daha fazla ispat edildiğini ve ihtiyati tedbirin tüm şartlarının oluştuğunu belirterek; ilk derece mahkemesince verilen 19.12.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. vermiş olduğu kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeler Kanunu
Madde 389/1: "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."
Madde 390/3: "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünün yer aldığı,
Somut olayda davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kendisine verilmesi gerekirken dairenin verilmediğini belirterek tapu iptal tescil ve kira kaybının tazmini için açtığı davada ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın 3. kişilere devredilmesi halinde telafisi mümkün olmayacak zararın ortaya çıkma ihtimali bulunduğu, taşınmazın el değiştirmesini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesinde de yasal bir engel bulunmadığından, davacının ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığında kabulü yerine reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf talebinin kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı vekilinin, müvekkilinin sahip olduğu bağımsız bölümden bahisle tüm parsel üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği, bağımsız bölümün üzerinde olduğu iddia edilen parselde bulunan binada, kat mülkiyetine veya kat irtifakına geçildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, taşınmazın tapuda arsa olarak kayıtlı olduğu, bu parsel hakkında verilecek herhangi bir tedbir kararından, diğer hissedarların ve kooperatif üyesi olan diğer kişilerin de etkileneceği, davada taraf olmayan kişileri etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmeyeceği, dava konusu taşınmazın ferdileştirilmediği, bu nedenle ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Üye ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/224, K. 2026/283, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama