KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/388
- Karar No
- 2026/342
- Karar tarihi
- 16 Mart 2026
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/11/2025
- Numarası
- ... Esas- ... Karar
- İstinaf eden davacı
- ........
- Vekili
- Av.....
- Davalı
- .....
- Temsilciler
- ........
Karar Metni
1.127 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
: ........ : ........
DAVA
Kooperatifin Münfesih Olduğunun Tespiti
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 16/03/2026
YAZIM TARİHİ : 16/03/2026
Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, davalı kooperatifin en son olağan genel kurul toplantısını 24.09.2021 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra olağan genel kurul toplantısının yapılmadığını, 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi gereğince 3 yıl olağan genel kurulunu yapmayan kooperatiflerin dağılmış sayılacağını ancak bu durumun kooperatifin tasfiyesi ve ticaret sicilden terkini anlamına gelmediğini, davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ve tasfiyesi için bu davanın açılması mecburiyetinin doğduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve davalı kooperatife tasfiye heyeti atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece "...Somut olayda ; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/03/2023 gün ve 2022/(15)6-1056 E. 2023/156 K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, davacı Bakanlığın bu davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğu, 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi gereğince 3 yıl olağan genel kurul toplantısını yapmayan kooperatiflerin genel kurul yapılması için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın kendiliğinden dağılmış sayılacakları anlaşılmıştır.
Davalı kooperatifin en son olağan genel kurul toplantısını 24/09/2021 tarihinde yaptığı belirlenmiş, dava tarihinden geriye dönük 3 yıl süreyle olağan genel kurul toplantısının yapılmaması nedeniyle davalı kooperatifin kendiliğinden dağıldığı (münfesih olduğu) sonucuna varılmış, bu nedenle davacının davasının kabulü ile davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
Davalı kooperatife tasfiye heyeti atanmasının da istenilmesi nedeniyle, davalı kooperatife tasfiye memuru atanması da gerekmiştir. 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/7. maddesine göre tasfiye memuru olacak kişilerin aynı Kanun'un 56/1-3. maddesindeki şartlara ve 62. maddesindeki sorumluluklara sahip olması gerektiği anlaşılmıştır. Davalı kooperatifin en son temsilcilerinin, ekonomik sebepler ve davalı kooperatifin tasfiyesi için şimdiye kadar ilgisizlikleri nedeniyle tasfiye memurluğu görevini yapamayacakları anlaşıldığından kendileri tasfiye memuru olarak görevlendirilmemiştir. Tasfiye memurunun mahkememizce re'sen seçilerek kararın kesinleşmesinden ve avansın yatırılmasından sonra göreve başlatılmasının, tasfiyenin sonuçlandırılması yönünden daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Tasfiye memuru adayı mali müşavir ........ 29/07/2025 tarihli dilekçesiyle; tasfiye memuru olmayı kabul ettiğini beyan etmiş, yine mali müşavir sıfatıyla davalı kooperatifin 31/12/2020 tarihli (dava tarihinden 4 sene önceki) bilanço fotokopisine göre de, davalı kooperatifin herhangi bir nakit parasının bulunmadığını ve para dışında malvarlığının da tespit edilemediğini aynı dilekçeyle açıklamıştır.
Davalı kooperatifin son temsilcilerinin görev süresi 11/06/2018 tarihinde sona ermiş ve Mahkememizce kendilerinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmeleri uygun görülmemiş ise de; Yargıtay 12. HD.nin 24/01/2017 gün ve 2016/6154 E. 2017/865 K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, "Görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin, bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine ilişkin yasalarımızda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle yeni yönetim seçilinceye kadar süresi biten üyelerin zorunlu olarak görevlerinin devam edeceğinin kabulü gerekeceğinden" kendilerinin tasfiye memuru görevlendirilinceye kadar davalı kooperatifin temsilcileri olduğu sonucuna varılmış ve karar başlığında da davalı kooperatif temsilcileri olarak gösterilmişlerdir.
2709 s. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 18. maddesine göre, "Hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacak olması ve angaryanın yasak olması" nedenleriyle Mahkememize re'sen takdir edilen tasfiye memuru ücreti ile ayrıca tasfiye masraflarının (davalı Kooperatifin de bu masrafları karşılayacak malvarlığı olmadığı belirlendiğinden), sonradan davalı Kooperatiften alınmak üzere davacı Bakanlık tarafından yatırılması gerektiği...." gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile Beyşehir Ticaret Sicili Müdürlüğünün ........ ticaret sicil sırasında kayıtlı, .....
Kooperatifinin, 1163 s. Kooperatifler Kanunun 81/1-6 maddesi gereğince münfesih olduğunun tespitine ve tasfiyesine, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 ay içerisinde, ikinci bir yazı veya tebligat beklenmeksizin davacı Bakanlık tarafından, şimdilik 20.000 TL tasfiye masrafı ve 30.000 TL tasfiye memuru ücreti olmak üzere toplam 50.000 TL'nin mahkemenin bu dosyasına yatırılmasına, davalı kooperatifin en son temsilcilerinin tasfiye memuru olarak atanmalarına yer olmadığına, tasfiye memuru olarak re'sen ........
T.C. Kimlik nolu mali müşavir ........'in seçilmesine, kendisinin göreve başlayacağı tarihte herhangi bir mazeretinin bulunması halinde ikinci bir karara veya ek karara gerek olmaksızın re'sen başka bir mali müşavir veya yeminli mali müşavir bilirkişinin re'sen tasfiye memuru olarak seçilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkemece, tasfiye masrafı ve tasfiye memuru için takdir edilen ücretin müvekkili tarafından ödenmesine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''..... öncelikle, ilk derece mahkemesince atanan tasfiye memurunun kim olduğu belirlenmediğinden hükmün bu kısmının infaza elverişli olmadığı, mahkemece atanan tasfiye memuru belirlenerek kimlik bilgileri de hükümde belirtilerek karar verilmesi gerekirken kamu düzenine ilişkin işbu husus nazara alınmaksızın, denetime ve infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, tasfiye iş ve işlemleri için gerekli masraflar ile tasfiye memuru ücretleri, ilgili kooperatifin malvarlığından karşılanması gerekli bedeller olup, ancak kooperatifin malvarlığının bulunmaması ve tasfiye talep eden kurum tarafından bu hususun bilinmesi halinde tasfiye talep eden kuruma yüklenebilecektir.
Mahkemece, davalı kooperatifin mal varlığının bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmış ise de, İlçe Tarım Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında, davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından genel kurula sunulmuş 31/12/2020 tarihli bilanço olduğundan bahisle, ayrıntılı bilanço belgesi gönderildiği anlaşılmakla, işbu müzekkere cevabında belirtilen hususların tasfiye masrafları ile tasfiye memuru ücretinin davalı kooperatif mal varlığından karşılanıp karşılanamayacağı konusunda değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de yerinde görülmediğinden,
davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına...'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durum karşısında, Dairemiz kaldırma ilamı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile tasfiye masraf ve ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davacı vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır .....
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/388, K. 2026/342, 16 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama