KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2024
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1533 - 2024/2055
- Esas no
- 2023/1533
- Karar no
- 2024/2055
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Katip
- ...(...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22.06.2023
- Numarası
- 2020/14 Esas - 2023/386 Karar
- Başvuran davalı
- 1 -ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2 -...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 3 -...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.
- Başvuru tarihi
- 24.08.2023
- İstinafa geliş tarihi
- 03.10.2023
- Yazım tarihi
- 29.11.2024
Karar Metni
1.721 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ve arkasına bağlı ... plakalı yarı römorkun davacının sevk ve idaresindeki ve eşi ...'un içinde bulunduğu ... plakalı araca ...
Bulvarında trafik kurallarına uymayarak tamamen kusurlu bir şekilde virajda şerit değiştirmek suretiyle çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, bu kazada kusurun tamamının davalı araç sürücüsünde bulunduğunu, kaza neticesinde davacının ve eşi ...'un çok ağır biçimde yaralandığını, davalıların tam kusurlu olmaları nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutarak işbu kaza nedeniyle sakatlanan ve maluliyete uğramış bulunan davacı ... için sakatlıktan kaynaklanan maddi zarardan olmak üzere 1.000,00 TL,
manevi zarardan olmak üzere 75.000,00 TL ile tedavi bakım ve masraflarından 1.000,00 TL olmak üzere sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe sınırlarında olmak üzere şimdilik 77.000,00 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Anadolu Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın davalı şirket tarafından sigortalı olduğunu, ZMMS sigortasının meblağ sigortası olmadığını, zarar sigortası olduğunu, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesinin gerektiğini, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesi gerektiğini,
kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti halinde ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi edilmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın davalı sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıların dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından Maddi Tazminat Davasının Kabulü ile; bedensel zarar, bakıcı gideri ve tedavi masrafları olarak talep edilen toplam 126.865,89 TL'nin davalılardan 11.03.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte (davalı sigorta şirketi bakımından yasal faiz başlangıç tarihi 02.12.2019 olup, ZMMS ve kasko poliçesinde yer alan limitler dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine.
Manevi Tazminat Davasının Kısmen Kabulü ile; sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme gözetilmek ve hariç tutulmak suretiyle toplam 25.000,00 TL manevi tazminat bedelinin davalılardan 11.03.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte (davalı sigorta şirketi bakımından yasal faiz başlangıç tarihi 02.12.2019 olup, ZMMS ve kasko poliçesinde yer alan limitler dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; davacı taraf ile yapılan sulh anlaşması gereği davacı taraf dosyadaki maddi ve manevi tazminat olmak üzere tüm alacaklarından feragat etmesine rağmen mahkeme tarafından sadece maddi tazminat feragati değerlendirildiğini, manevi tazminat yönünden ödeme alındığı ve feragat edildiği değerlendirme konusu yapılmadığını, feragat edilen manevi tazminat talepleri yönünden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporlarına itirazları olduğunu,
gerek genel şartlar gerekse Sosyal Güvenlik Kurumu’nun Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri konulu genelgesinde açıkça düzenlendiği üzere tedavi giderlerinden sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmamakla birlikte bütün sorumluluk SGK’da olduğunu, bu nedenle davacı yanın bakıcı ve geçici iş görmezlik taleplerinin reddini talep ettiklerini, tazminatın ödenmemesi veya eksik ödenmesi nedeniyle, rapor hesap tarihi itibariyle yeni tazminat tutarı belirlendiğini, bu nedenle,
hesaplamaya konu geçmiş dönem (bilinen dönem) zarar/kazanç tutarlarına rapor hesap tarihine kadar geçen süreye sadık kalınarak faiz tahakkuk ettirilmekte ve rapor hesap tarihi itibariyle güncel değerler hesaplandığını, rapor hesap tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden tazminat hesabı yapıldığından davacı tarafın faiz talebine yer olmadığı, ancak rapor hesap tarihinden itibaren faiz talep edebileceğine, kaza tarihindeki verilere göre hesap yapılması halinde davalı şirkete karşı, tazminata;
temerrüt tarihinden itibaren faiz işletileceğini, ancak güncel veriler kullanılarak hesaplanan işleyecek dönem zararına ayrıca faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle ıslah tarihinden, bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesini talep ettiklerini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde bildirilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılmıştır.
Dava; haksız fiil (trafik kazası) nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu, 11.03.2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında, davacının yaralanmış olduğu, eldeki tazminat davasının karşı aracın sürücüsü, işleteni ve sigortacısına karşı maddi ve manevi tazminat talepli olarak yöneltildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemesince maddi ve manevi tazminat talebinin kabulüne dair verilen karara karşı yalnızca davalı sigorta şirketince istinaf yoluna başvurulduğu ve mahkemesince verilen kararın hüküm fıkralarında tüm müteselsil sorumlular yönünden tazminat sorumluluğu ayrıştırılmadan karar verilmiş olduğu göz önünde bulundurularak yapılan sınırlı istinaf incelemesinde;
Somut olayda, eldeki dava devam ederken; davacı hak sahibi ile davalı sigorta şirketi arasında yürütülen sulh müzakereleri neticesinde taraflar maddi ve manevi tazminat talebi yönünden sulh olarak 20.04.2022 tarihli "Sulh, İbraname ve Feragat" beyanı isimli protokolü düzenledikleri,
anılan sulh sözleşmesi ile protokolün davalı tarafça mahkemeye beyan dilekçeleri ile sunulduğu ve davacı tarafça 05.10.2022 tarihli beyan dilekçeleri ekinde protokole yer verilmek suretiyle davalı sigorta şirketi yönünden hem maddi ve hem de manevi tazminat talepleri bakımından davadan feragat ettiklerini bildirmiş olmaları karşısında Mahkemesince davalı sigorta şirketi yönünden 6100 sayılı HMK'nın 307.maddesi gereğince, maddi ve manevi tazminat davaları yönünden ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesi gerekirken.
6100 sayılı HMK'nın ikinci bölümünde "yargılamaya hakim olan ilkeler" başlığında düzenlenen 24.maddesindeki "tasarruf ilkesine" ve 26.maddesindeki "taleple bağlılık ilkesine" aykırı bir şekilde talepten fazlasına ve başkasına hükmedilmesi kanuna açık aykırılık teşkil etmekle doğru görülmediğinden; davalı sigorta şirketi vekilinin bu kapsamdaki istinaf gerekçelerinin kabulü gerekmiştir.
Mahkemece verilen kararda davalı sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı olduğu şekilde hata edilmiş ise de; anılan hataların giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve diğer davalılar ile davacı tarafın istinaf talebi olmadığından diğer davalılar yönünden hüküm fıkraları aynen korunup ayrıştırılmak suretiyle davalı sigorta şirketi yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1533, K. 2024/2055, 29 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama