İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1534 K.2024/1971

: 3-...

Esas2023/1534Karar2024/1971Tarih21 Kasım 2024Okuma12 dk · 2.318 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna

Karar tarihi
21 Kasım 2024
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1534 - 2024/1971
Esas no
2023/1534
Karar no
2024/1971
Başkan
...(...
Üye
...(...
Üye
...(...
Katip
...(...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
04.07.2023
Numarası
2022/81 Esas - 2023/403 Karar
Başvuran davalı
1 -QUİCK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
Vekili
Av. ...
Davalılar
2 -...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.318 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

: 3-...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU

Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

BAŞVURU TARİHİ : 28.07.2023

İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 03.10.2023

KARAR TARİHİ : 21.11.2024

YAZIM TARİHİ : 21.11.2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde. 15.04.2021 günü saat 16:45 sularında davacı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ile karşı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... adına kayıtlı ve Quick Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı araç arasında ...

Mevkiinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı sonrasında ...'in 2918 sayılı KTK m 56/1-a kuralını ihlal ettiğini, davacıya ait araç sürücüsü ...'un ise kusurunun bulunmadığını, davacının kaza sonucu hasar gören aracının yenilenmesi gereken parçaları için 26.000,00 TL ve işçilikleri için ise 5.900,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, davacının aracının 2017 model Beyaz renk Renault marka araç olduğunu, 19.06.2017 olup aracın 0 kilometre olarak satın aldığını, tamirat sürecisinde hem maddi açıdan zorluklara katlandığı, hem de bu süre boyunca aracını kullanamadığını belirterek,

fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL trafik kazası nedeniyle aracın hasar/ tamirat bedeli, 5.000,00 TL trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı olmak üzere toplam 20.000,00 TL alacağın her iki alacak kalemi yönünden kazanın gerçekleştiği, 15.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Quick Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 19.11.2020/2021 tarihlerini kapsayan 100000046279215 numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, başvurana ait aracın kaskosu bulunup bulunmadığı,

kaskosu var ise zararın kasko şirketi tarafından karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eş değer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamında ki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, davalı şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, trafik sigortası genel şartları (yeni) ekinde yer alan kriterlere göre hesaplama yapılması gerektiğini, avans faizinin reddine karar verilmesi gerektiğini,

iddia ve talep edilen hasar onarım bedelinin incelenmesi için konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmasına, 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlarda yapılan değişikliğe göre eksist sisteminden eksper ataması yapılmadan, yapılan başvurunun eksik evrak sayılması sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ...'e usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak süresinde cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne, 31.900,00 TL hasar, 10.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden poliçede yer alan limit dahilinde 05.01.2022 tarihinden itibaren, diğer davalılardan 15.04.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile tahsil edilerek davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Quick Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davalı Quick Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; öncelikle ıslah edilen kısım için alacak zamanaşımına uğramış olup ıslaha karşı zamanaşımı itirazlarının reddilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinden görüleceği üzere dava türünün belirsiz alacak davası şeklinde ikame edildiği iddiası olmamasına rağmen mahkeme tarafından davanın belirsiz alacak davası olduğu iddiası ile itirazları reddedilmişse de kısmi dava, hakim tarafından belirsiz alacak davası kabul edilerek ve belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğini,

davacı taraf davasını 20.000,00 tl talepli kısmi dava açmış olduğu ve kısmi dava da zaman aşımı süresi yalnızca talep edilen kısım bakımından durduğu dikkate alındığında, 20.000,00 TL haricindeki bedeller bakımından alacağın zamanaşımına uğradığını, bu sebeple ıslah edilen kısım bakımından davanın reddi gerektiğini, yapılan kusur tespitinin hatalı olup kazanın meydana gelmesinde sigortalının kusursuz olduğundan davacının talebi genel şartlar gereği teminat dışı olduğunu, görüleceği üzere “t” kavşakta kaza meydana geldiğini, bu nedenle yapılan tespitin hatalı olup sigortalının %100 kusurlu olduğu tespitinin kabulü mümkün olamayacağını,

davacı tarafa ait araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, Bilirkişi tarafından kusur oranları hatalı tespit edildiğini, bilirkişide muhtemelen kaza yeri fotoğrafları bulunmadığından sehven tali yol - anayol ayrımı yanlış tespit edildiğinden hatalı sonuca ulaşıldığını belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, çift taraflı trafik kazasından kaynaklı onarım bedeli ve değer kaybı nedeniyle maddi tazminat istemlerine ilişkin olup; davacı tarafından eldeki dava, 6100 sayılı HMK 109.maddesi gereğince kısmi dava yoluyla davalı sigorta şirketine karşı yöneltilmiştir.

Somut olayda, 15.04.2021 tarihinde, davacıya ait ... plakalı otomobil ile davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait ... plakalı motosikletin çarpışması nedeniyle davacıya ait aracın hasar görmüş olduğu anlaşılmaktadır.

Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır.

Bu kapsamda onarım bedeli yanında Yargıtay 17. HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15.03.2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması da ilke olarak kabul edilmiştir.

Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49.maddesinde düzenlenen "haksız fiil" olgusunun özel bir tezahürü de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 vd. maddelerinde düzenlenen motorlu araçların neden olduğu kazalarla ilgili sorumluluk halleridir. Bir motorlu aracın Karayolları üzerinde işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere karşı vermiş olduğu zararlardan dolayı araç sürücüsü, işleten, bağlı bulunduğu teşebbüs müştereken ve müteselsilen sorumludur. Motorlu taşıtların neden olduğu zararların giderilmesi için özel bir sorumluluk sistemi getirilerek motorlu araçlar için mali mesuliyet sigortası zorunluluğu getirilmiştir.(2918 sayılı Yasa madde 91).

Tazminat sorumluluğu dört temel koşulu gerektirmektedir. Bunlar : Hareket ( eylem- fiil) , Netice ( zarar veren sonuç) , illiyet bağı ve kusurdur. TBK'nın 49.maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem nedeniyle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğuna göre haksız fiil sorumluluğunun kusura dayalı bir sorumluluk olduğundan şüphe duyulmamaktadır.

6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." düzenlemesine haiz olup; Yüksek Mahkeme ve Doktrin görüşleriyle kabul edilen ilkelere göre hukuk hakimi ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla bağlı olduğu gibi, ceza yargılamasındaki kesinleşen maddi olgularla da bağlıdır. Ceza Hukuku alanında suç olarak kabul edilen bir eylemin Özel Hukuk alanında tezahürünün de haksız fiil veya geçersizlik olduğunun kabulü gerekmektedir.

HMK 266 madde hükmüne göre de, kusur oranlarının belirlenmesi teknik, kusurluluğun takdiri ise hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim kusuru belirlemede ihlal edilen kuralları gözönüne almalıdır.

İlk derece mahkemesi tarafından Öğretim Üyesi Trafik Bilirkişisinden alınan kusur raporunda davalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu belirtilmiştir.

Alınan kusur raporunun, olayın meydana geliş biçimine uygun olduğu ve trafik kolluğu tarafından kaza sonrası düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile de uyumlu olduğu, tarafların kusur durumlarının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bu kanuna dayalı olarak hazırlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğine dayalı olarak belirlenmiş olduğu değerlendirildiğinde; Dairemizce de davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve anılan kazanın gerçekleşmesinde bu kişinin trafik kural ihlalinin temel etken olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi vekilinin kusura ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir.

Davalı sigorta şirketi vekilinin ıslahla artırılan kısma ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;

Dış dünyada ve hukuk meydana gelen bir fiil bazen, hem tazminat sorumluluğunu gerektiren hem de ceza kanunlarına göre cezayı gerektiren bir fiil olabilir. Bu türden bir fiile Ceza Kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi belirlediği hallerde, tazminat davasının daha önce zamanaşımına uğraması adalete uygun bir çözüm olamayacaktır. Zira ceza yaptırımı , kişi açısından, yaptırım olarak hukuksal yaptırımlardan (tazminat - aynen ifa vb) daha ağır sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle, kanun koyucu dengeyi ve adaleti sağlamak amacıyla ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresince, tazminat davasının da devamını sağlamak için genel olarak 6098 sayılı TBK m. 72/I ve özel olarak da 2918 sayılı KTK 109/II. maddesinde düzenleme yapmıştır.

Bu konuda şu önemli hususun üzerinde ayrıca durulması gerekmektedir.2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece fiilin Ceza Kanununa göre cezayı gerektiren bir fiil olmasının yeterli olması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Buna göre, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece fiilin cezayı gerektiren bir eylem olmasını yeterli görmekte; bunun dışında, ayrıca eylemi gerçekleştiren fail hakkında soruşturma yapılmasını, ceza davası açılmasını ya da mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir kovuşturma dosyasının varlığı aranmamaktadır.

Ayrıca, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten veya sigorta şirketi) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylelikle yasa hükmünün, tüm yasal sorumlular için geçerli olduğu, tüm yasal sorumlular hakkında aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu hususta Yüksek mahkemenin yerleşik hale gelen daire kararları ile HGK'nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705, HGK'nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325, HGK'nın 05.06.2015 gün 2014/17-2198,2015/1495 ve HGK'nın 16.09.2015 gün, 2014/17-116, 2015/1771, HGK'nın 10.06.2015 gün, 2014/17-27, 2015/1530 sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı kabul edilmiştir.

Somut uyuşmazlığa gelindiğinde ise, 15.04.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, idari kollukça düzenlenen kaza tespit tutanağında kazaya karışan araçların kayıt malikleri (işleten) ve sigortacıları yazılı olmakla, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihin kaza tarihi olan 15.04.2021 tarihi olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunda trafik kazaları nedeniyle tazminat taleplerinde zaman aşımını durduran ve kesen sebepler ayrıca düzenlenmediğinden, borç ilişkilerini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun genel hükümlerine göre çözüme gitmek gerekmiştir. Buna göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 153. maddesinde zaman aşımının durma sebeplerini, 154. maddesinde ise zaman aşımını kesen sebepler düzenlenmiş bulunmaktadır.

Öte yandan davanın 6098 sayılı TBK 72 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109/2. maddesinde düzenlenen uzamış zaman aşımı süresine tabi olduğu da söylenemeyecektir. Zira trafik kazasından kaynaklı olarak meydana gelen maddi hasar ile ilgili 5237 Sayılı TCK kapsamında "mala zarar verme" suçunun işlendiğinden bahsedilemeyecektir. Nitekim mala zarar verme suçu, kasıtlı bir suç olup; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Davaya konu haksız eylem , ceza kanunlarında düzenlen başkaca bir suçun konusunda da girmediğinden somut olayda ceza zaman aşımının ( uzamış zaman aşımı) uygulama olanağı da bulunmamaktadır.

Diğer yandan 6235 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 16/2.maddesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 153.maddesinde düzenlenen zamanaşımının durmasına ilişkin genel sebeplerinin yanında özel bir durma nedeni daha düzenlemiştir.

6235 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun "Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi" başlıklı 16.maddesi: " (1) Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

(2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." şeklindedir.

Buna göre her ne kadar mahkemesince, eldeki davada, davacı tarafça mahkemeye verilen dava dilekçesinin hiç bir yerinde 6100 sayılı HMK'nun "Belirsiz Alacak Davasına" ilişkin düzenleme içeren 107.maddesi ibaresine ya da davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğuna ilişkin bir ifadeye yer verilmediği ve bu haliyle "fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğuna" ilişkin kayıt içeren dava dilekçesi ile açılan davanın 6100 sayılı HMK'nun 109.maddesine göre açılan kısmi dava olduğunun gözetilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle zamanaşımı itirazının reddine dair gerekçeye yer verilmiş ise de sonucu itibariyle davanın zamanaşımı süresi içerisinde olduğunun kabulü gerekecektir.

Şöyle ki; maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasından kaynaklı olup da davacı tarafça bedensel zarardan kaynaklı tazminat talep edilmeksizin salt maddi hasara yönelik tazminat talebinde bulunulan eldeki davada, uygulanması gereken zamanaşımı süresinin olağan zamanaşımı süresi olan 2 yılllık süre olduğunun kabulü gerekir.

Davaya konu kaza 15.04.2021 tarihinde gerçekleşmiş olduğundan; somut olayda zamanaşımı kesen ve durduran sebeplerin bulunmaması halinde ıslah dilekçesinin zamanaşımı süresi içerisinde verilebileceği son gün 6098 sayılı TBK 151.maddesine göre 16.04.2023 tarihi ise de somut olayda sigorta şirketine karşı açılan eldeki ticari dava nedeniyle dava şartı arabuluculuk zorunluluğunun bulunduğu, taraflar arasında bu nedenle zorunlu arabuluculuk sürecinin yürütüldüğü, incelenen arabuluculuk son tutanağına göre davacı tarafça 07.12.2021 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu,

tarafların anlaşamaması nedeniyle 20.01.2022 tarihinde arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği, 07.12.2021-20.01.2022 tarihleri arasında geçen 1 ay 15 günlük süre boyunca zamanaşımının durduğu ve bu nedenle duran sürenin hesaba katılması ile davacı tarafça verilen ıslah dilekçesinin zamanaşımı süresi içerisinde olduğunun kabul edilmesi gerekecektir.

Anılan nedenlerle davalı vekilinin ıslahla artırılan kısma ilişkin zamanaşımı itiraz ve istinaf gerekçeleri de yerinde görülmemiştir.

Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı istinaf dilekçesinde bildirilen sebepler ve kamu düzenini ilgilendiren hususlar ile sınırlı olarak incelenmiş olup; kararda anılan yönlerden usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve mahkemesince verilen karar sonucu itibari ile doğru olduğu anlaşıldığından; HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı Quick Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.07.2023 tarih ve 2022/81 Esas, 2023/403 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı Quick Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalıdan alınması gereken 2.862,18 TL nisbi istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL +445,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.146,63 TL harcın davalı Quick Sigorta A.Ş.den alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalı Quick Sigorta A.Ş.nin istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,

4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21.11.2024

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır *Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1534, K. 2024/1971, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. Başvuru Tarihi : 28.07.2023
  5. İstinafa Geliş Tarihi: 03.10.2023
  6. Karar Tarihi : 21.11.2024
  7. Yazım Tarihi : 21.11.2024
  8. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1534
Karar No
2024/1971
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1535 K.2024/1898
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1544 K.2024/2030
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1547 K.2024/1946
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1549 K.2024/2058
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1550 K.2024/1972
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1563 K.2024/2031

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.