KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/158
- Karar no
- 2024/183
- Başkan
- .. (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/10/2022
- Numarası
- 2018/531 Esas - 2022/784 Karar
- Başvuran davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- ... - ... ...
- Davalı
- **** **** **** ****
- Vekilleri
- Av. ... -...
Karar Metni
1.438 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Av. ... -... Av. ... -...
İHBAR OLUNAN : TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ
Av. ... -...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 23.12.2022
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 24.01.2023
KARAR TARİHİ : 24.01.2024
YAZIM TARİHİ : 24.01.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.05.2017 günü davalı HDİ SİGORTA A.Ş nezdinde ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı, davalı ... 'e ait, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmekte olan davacıların desteği ...'ya çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, Gebze 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/248 esas sayılı dosyası ile taksirle ölüme neden olmadan dolayı ceza davası açıldığını, davacı ... için 5.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi, davacı ... için 5.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 14.04.2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile davacı ... için maddi tazminat taleplerini 220.126,19 TL'ye davacı ... için 40.160,63 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; Kazanın oluşumunda desteğin ağır kusurlu olduğunu, aynı zamanda karayollarının da kusurlu olduğunu, kendilerine atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, dava konusu hak ve alacakların zamanaşımına uğradığını, destek tazminatının sigorta şirketi tarafından ödendiğini bu nedenle davanın reddi talep etmiştir.
Davalı HDİ Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı olduğunu, söz konusu aracın karıştığı kazada davacıların başvurusu üzerine açılan hasar dosyası kapsamında aktüerler sicilen kayıtlı aktüerden alınan rapora göre belirlenen 135.930,42 TL'nin davacılara 12.01.2018 tarihinde ödendiğini, davacıların taleplerinin karşılanmış olduğundan davalı şirket açısından davanın reddini talep ettiklerini, ödemenin açıkça yetersiz olması halinde sigortalı araç sürücüsünün varsa kusuru nispetinde ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olduklarını,
davacıların söz konusu olaydan dolayı SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, dosyanın kusur durumu raporu için ATK'na gönderilmesine, sonucuna göre aktüer bilirkişisinden izah edilen metod doğrultusunda tazminat hesabı yaptırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davalı sigorta şirketi teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olduğu tazminat bedelini ödediğinden sigorta şirketi yönünden bir karar verilmemiş, diğer davalılar yönünden maddi tazminat davasının kabulüne, davacı ... için, 40.160,63 TL, davacı ... için, 220.126,19 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 31.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...
Ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, Davacı ... için, 50.000,00 TL, davacı ... için, 50.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme tarafından manevi tazminatın kısmen kabulüne dair karar verildiğini, kısmen kabul kararına binaen lehlerine karşı vekalet ücretinin hükmedilmesi gerektiğini, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında davalının kusurlu olduğunun tespit edilmesine karşın ceza dosyasında müteveffanın tali kusurlu olduğuna ilişkin rapor düzenlendiğini, raporlar arasında tezatlık bulunduğunu, olayda müteveffanın ağır kusurlu olduğunu, olay mahallinde de yol kusurunun bulunduğunu,
davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının oldukça fahiş olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak öncelikle davanın reddine, aksi halde itirazları doğrultusunda makul oranda maddi-manevi tazminata hükmedilerek tarafları lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Somut olayda, 31.05.2017 tarihinde, davacıların eşi/babası yaya ..., davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu vefat etmiştir. Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davacıların desteği yayaya ve davalı sürücüye kusur ihlali verilmiştir.
Kazaya dair yürütülen ceza soruşturmasında trafik bilirkişisinden alınan 05.06.2017 tarihli raporda davacıların desteği yayaya tali kusur, davalı sürücünün asli kusurlu olduğu belirtilmiş, Ceza dosyasından mahalinde yapılan keşif sonrası trafik bilirkişisinden alınan 19.09.2017 tarihli raporda davacıların desteği yayaya tali kusur, davalı sürücünün asli kusurlu olduğu belirtilmiş, İstanbul ATK Trafik ihtisas Dairesinden alınan 23.05.2019 tarihli raporda davacıların desteği yayaya kusursuz, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiş,
İTÜ bilirkişi heyetinden alınan tüm raporların irdelendiği 19.09.2019 tarihli raporda ise davacıların desteği yayaya kusursuz, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiş, ceza mahkemesince ATK ve İTÜ'den alınan raporlara itibar edilerek davalı sürücü asli/tam kusurlu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş ve kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece mahalinde yapılan keşif sonrası trafik bilirkişisinden alınan raporda da kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Heyetimizce de maddi vakalar bakımından hukuk hakimini bağlar nitelikte istinaftan geçerek kesinleşen ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporu ile ile uyumlu hükme esas alınan rapordaki kusur oranları kazanın oluşuna uygun bulunduğundan davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Yine hükme esas alınan aktüer raporun güncel Yargıtay içtihatlarına uygun olarak ve TRH 2010 yaşam tablosu progresif rant yöntemine göre düzenlenmesi doğru olduğundan davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 56/2 maddesi uyarınca; ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; olay tarihi,kusur durumu, davacıların ölene yakınlık dereceleri, tarafların sosyal, ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları uygun bulunduğundan davalı vekilinin bu hususlara yönelik istinaf istemleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen red edilen miktar üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı bulunmuş ise de; anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, hükmün diğer kısımları aynen muhafaza edilerek davalı ... lehine red edilen manevi tazminat bakımından vekalet ücreti hükmedilmek suretiyle yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/158, K. 2024/183, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama