KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/2001
- Karar no
- 2024/2041
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/10/2023
- Numarası
- 2021/594 Esas - 2023/925 Karar
- Başvuran davalı
- ... - ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... [16209-02583-28932] UETS
Karar Metni
1.575 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Av. ... - ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ
Av. ... [16848-48633-18981] UETS Av. ... [16312-13689-65478] UETS
DAVACI : ... -... VEKİLİ : Av. ...
[16569-65388-80289] UETS
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
BAŞVURU TARİHİ : 17.11.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 18.12.2023
KARAR TARİHİ : 28.11.2024
YAZIM TARİHİ : 29.11.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...'nun sevk ve idaresinde bulunan aracı ile davacının kullandığı motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını, kazanın tamamen davalının kusuru ile gerçekleştiğini, kazaya ilişkin ceza davasının Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/316 esas sayılı dosyası ile halen devam ettiğini, davacının sağ kolunda, 8 dişinde, elmacık kemiğinde, çene kemiği ve kaburgalarında kırıklar ve vücudunun muhtelif yerlerinde çeşitli yaralanmalar meydana geldiğini, sağ kolunu kullanamaz hale geldiğini, tarifi mümkün olmayan şiddetli acı ve ıstırap çektiğini, uzunca bir süre hareket edemediğini,
hem ruh sağlığı hem de vücut sağlığı bozulduğunu, belki de bundan sonra kendi işini yapamayacağını, davalıya ait olan ... plakalı aracın diğer davalı ...Ş tarafından sigortalandığını, sigorta şirketine 04.12.2020 tarihli başvuruları sonucu 66.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödenen meblağın zararının küçük bir miktarını karşıladığını, sigorta şirketinin başvuru sonrası kısmi ödeme yapması nedeniyle, dava açılmadan öncesinde zorunlu olması nedeniyle Gebze Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/33 dosya, 2021/5604 arabuluculuk numaralı dosyası ile ticari uyuşmazlık nedeniyle arabuluculuk başvurusu yapıldığını,
yapılan toplantıda anlaşma sağlanamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.000,00 TL diş tedavisi ücreti, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, öncelikle zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacının, motosikleti ile davalının aracının sağ arka kapısına hızlı bir şekilde çarptığını, davacının kaza sırasında olağan hız limitlerinin üzerinde seyrettiğini, kaza sonrası düzenlenen tespit tutanağını kabul etmediklerini, yaşanılan kaza sonucu davacının maluliyeti kalmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, her durumda davacının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı giderleri ve manevi tazminat talebi bakımından poliçe kapsamında sorumlulukları bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının sigorta şirketine açmış olduğu manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, zamanaşımı itirazlarını tekrar ettiklerini, davalının, davacı ile davalı ... arasında yapılan anlaşmanın tarafı olmadığını, anlaşma yapılırken kendileri tarafından anlaşmanın kabullerinde olmadığını, hali hazırda maddi talepler yönünden sigorta şirketinden yapılan feragatin de davalıya sirayet edeceğinden her iki halde de davanın davalı yönünden de feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceğini, bu nedenle hükmedilen yargılama gideri, tazminatlar, vekalet ücretleri, harçlar, arabuluculuk ücretinden sorumluluğa ilişkin hükümlerin yerinde olmadığını, dosya kapsamında kusur,
maluliyet gibi hususlara ilişkin hiç bir somut veri bulunmadığını, hal böyle iken davalının, kusurunun bilinemediği, davacının maluliyetinin bilinemediği göz önüne alındığında, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesini gerektirir bir husus bulunmadığını, yasa gereği belirli olan bir alacak için bu şekilde belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, kazanın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığını, tüm kusurun davacıda olduğunu, kaza sonucu davacının maluliyetinin kalmadığını, gelişen tüm hastalıklarının iyileştiğini ve davacıda kalıcı araz bırakmadığını,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının zararı meydana gelmiş ise bu zararın SGK ve Ak Sigorta A.Ş şirketi tarafından karşılandığını, bu nedenle buralara müzekkere yazılarak davacıya ne kadar ödeme yapıldığının sorulması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça maddi tazminat davasından feragat edilmiştir.
Somut olayda, 16.08.2020 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki motorsikletle davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları araç çarpışmış, davacı yaralanmıştır.
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunun ceza zamanaşımı süresinin 5237 sayılı 66.maddesi gereğince 8 yıl olmasına ve kaza tarihi ile dava tarihi arasında bu sürenin dolmamasına, bunun yanında davanın niteliği gereği belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmasına göre davalı ... vekilinin bu hususlardaki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında hem davacı motorsiklet sürücüsüne hem davalı araç sürücüsüne kural ihlali verilmiştir. Ceza dosyasında trafik bilirkişisinden alınan raporda davacı motosiklet sürücüsünün tali, davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece ayrıca kusur raporu alınmaksızın ceza dosyasında alınan rapora göre manevi tazminat takdir edilmiştir. Kaza tespit tutanağı ve anılan raporun birbiriyle uyumlu olmasına göre mahkemece ceza dosyasındaki kusur oranlarının hükme esas alınması Dairemizce yerinde bulunmuş ve davalı ... vekilinin kusura yönelik istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.
Davacının maluliyet oranının tespiti için ayrıca rapor alınmamış ise de, ceza dosyasının incelenmesinde, Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden alınan rapora göre davacının kaza sonucu vücudunda kırık oluşacak şekilde yaralandığı, bu kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisinin orta derecede olduğu bildirilmiştir. Bu rapor manevi tazminat takdiri için yeterli bulunmuştur.
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varıldığından davalı ... vekilinin bu hususlardaki istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.
Ancak, davacı taraf yargılama aşamasında maddi tazminat istemlerinin davalı ... tarafından karşılandığını belirterek dosyaya sulh protokolü sunmuş ve maddi tazminat istemlerinden bu nedenle feragat etmiştir. Feragat dilekçesinde maddi tazminat davası konusuz kaldığından davalı tarafın vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi hatalıdır. Bununla birlikte, davacı tarafın feragati ödeme nedeniyle yapıldığından hakkın özünden feragat niteliğinde olmayıp davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin belirlenmesi ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
Eldeki davada davacının dava açmakta haklı olduğu da açıktır. Bunun yanında, dosyaya sunulan sulh protokolünde davalı ... şirketince davacı tarafa 410,00 TL yargılama gideri ödendiğinin anlaşılmasına göre hükmün 9.maddesinde davalı ...'nun mükerrer şekilde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması da hatalı olmuştur. Davalı ... vekilinin bu hususlardaki istinaf istemlerinin kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve mükerrer olacak şekilde yargılama giderine hükmedilmesi hatalı bulunmuş ise de; anılan hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, yargılama giderleri davanın açıldığı andaki haklılık durumuna ve sigorta şirketince ödenen miktar gözönüne alınarak belirlenmiş, manevi tazminat hükmü aynen muhafaza edilmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2001, K. 2024/2041, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama