KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/2018 - 2024/2006
- Esas no
- 2023/2018
- Karar no
- 2024/2006
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/05/2023
- Numarası
- 2021/493 Esas - 2023/461 Karar
- Başvuran davacılar
- 1-...
Karar Metni
1.491 kelime·7 dk okuma·17 bölüm
2-... 3-... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... ...
DAVALI : KROMAN ÇELİK SANAYİİ ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
DAVALI : **** **** **** ****
Cumhuriyet Mah. Haydar Aliyev Cad. No28 34457 Sarıyer/ İSTANBUL
İHBAR OLUNAN : AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : CORPUS SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
İHBAR OLUNAN : DEMTRANS TAŞIMACILIK VE TİC. A.Ş
[25999-80749-64992] UETS
İHBAR OLUNAN
DOĞA SİGORTA A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : ERGO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : EUREKO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN
TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - Halide Edip Adıvar Mah. Darülaceze Cad.No.23 Şişli / İSTANBUL
İHBAR OLUNAN : SOMPO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 20.11.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 26.12.2023
KARAR TARİHİ : 27.11.2024
YAZIM TARİHİ : 27.11.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
14.05.2019 tarihinde davalı ...’ün sevk ve idaresindeki, Kroman Çeliksan A.Ş.'ne ait, davalı sigorta şirketinin kasko sigortacısı olduğu ... plakalı tırın (çekici+remork), müvekkilinin eşi ve babaları ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu, kaza tutanağına göre davalı sürücünün hızının hız sınırının çok üstünde olduğunu, müteveffaya çarpan aracın ZMMS sigortacısı Sompo Japan Sigortanın yaklaşık 71.256,00-TL ödeme yaptığını belirterek davacı ... için şimdilik 6.000,00 TL, davacılar ... ve ... için şimdilik 2.000,00'er TL maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte her üç davalıdan,
müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı eş ... için 400.000,00 TL, davacı çocuklar ... ile ... için ayrı ayrı 150.000,00'er TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kroman Çelik San. A.Ş ile davalı Muhsin'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kroman Çelik Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; olay nedeniyle davalının kusura dayalı bir sorumluluğu bulunmadığını, istihdam eden sıfatıyla da bir sorumluluğu bulunmadığını, sürücü ve kazalı yayanın kusurlu eylemlerinin illiyet bağını kopardığını, asıl kusurun müteveffada olduğunu, kaza tespit tutanağında kaza yeri hız limitinin azami 50 Km/h olarak gösterildiğini, sürücünün hız limitinin 20 Km/h olması gerektiği ve çok yüksek hızla seyrettiği yolundaki davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıların talep ettiği manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğunu beyanla hukuki temelden yoksun davanın reddi karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; kaza günü Tavşanlı Mahallesi D-100 yan yol Beyazpınar önüne geldiğinde birden yolun sol tarafından önüne adını sonradan öğrendiği ...'ın atladığını, şahsı fark ettiğinde frene bastığını, dikkatini çekmek için sellektör yaptığını, çarpmamak için elinde geleni yaptığını, olayın meydana gelmesinde herhangi bir kastının ve kusurunun bulunmadığını, Trafik Kazası Tespit Tutanağında, davacılar murisi müteveffa ...’ın Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğini ihlal ettiğinin açıklandığını, dava dilekçesinde davacıların sigorta şirketinden tahsilatta bulunduğunun açıklandığını,
bu tür davaların sigorta şirketlerince ödenmemiş olan zararın tahsili ilkesine dayandığından sigorta şirketleri tarafından ödenen ve ödenecek olan tutarların zarar tutarından indirilmesini talep ettiklerini, davacıların talep ettiği manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğunu ve zenginleşme amacı taşıdığını beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ray Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu, 20.03.2019-20.03.2020 vadeli Kasko Genişletilmiş Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, söz konusu trafik kazasında vefat eden ...'ın kazanın meydana gelmesinde asli kusurunun bulunduğunun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, müteveffanın ölümüne kendi kusuru ile kendisinin sebebiyet verdiğini, destekten yoksunluk zararı hesaplanırken vefat eden desteğin hayattaki anne-babasının paylarının da dikkate alınması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davacılar tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için 60.000,00 TL, davacılar ... ve ... ... için 22.500,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Kroman Çelik Sanayii Anonim Şirketi ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde.
05.10.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davalı ...’ün kusur oranının hatalı hesaplandığını, kaza tespit tutanağında yer verilen takograf cihazında, davalı sürücünün süratinin 62 km/s olduğu tespit edildiğini, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin md.105/5 hükmü beraber değerlendirildiğinde, Adli Tıp Kurumu raporunda, mahalde azami hızın hesaplanmasında hata olduğunun açık olduğunu, ...’ün sevk ve idaresindeki tırın çekici + römorklu oluşu ve bu römorklu tırın hızının “en çok hız sınırından saatte 10 km daha düşük” olması gerektiği raporda dikkate alınmadığını, bu nedenle kazaya sebebiyet veren olay;
...'ün idaresindeki römorklu tır ile 40 km/s'de seyir etmesi gerekirken mahaldeki trafik levhasına uymayarak yasal sınırdan 2 kat fazla hızla seyrettiğini, yargılamanın seyri açısında elzem olan hız sınırının belirlenmesi noktasında yapılmış fahiş hatanın davacıların mağduriyetini katladığını, ayrıca, davalı ...’ün hız sınırının üzerinde seyrettiği fren mesafesinin kısalığından da açıkça anlaşılabileceğini, davalı ...’un kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, ibra sözleşmesinin sadece ZMMS şirketi ile imzalandığını, ZMMS şirketinden alınan ödeme davacıların maddi kayıplarını karşılamaya yetmediğini,
hesap raporunun sonuç kısmında da fazlaca alacaklarının tespit edildiğini, yerel mahkeme maddi tazminat hesabında neden güncel hesaplamayı dikkate almadığı hususunu gerekçelendirmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının günümüz şartları dikkate alındığını az olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına; kusur hesabının yapılması için dosyanın yeniden adli tıp kurumuna gönderilmesine; maddi tazminat hesaplanması amacıyla bilirkişiye tevdiine; ortada bir ölüm var iken hayli düşük olan manevi tazminatların talebi miktarının yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Somut olayda, 14.05.2019 tarihinde, davacıların eşi/babası yaya ...'a davalıların sürücüsü, işleteni ve kasko (İMMS) sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu, davacıların desteği ... vefat etmiştir.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında desteğe ve davalı sürücüye kural ihlali verilmiştir. Kazaya dair yürütülen ceza soruşturmasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ve Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan kusur raporunda müteveffa yaya asli, davalı sürücü tali kusurlu bulunmuş, buna göre davalı sürücü hakkında hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Eldeki dosyada mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda da davalı sürücü %20, müteveffa yaya %80 oranında kusurlu bulunmuş ve bu oran hükme esas alınmıştır. Mahkemece hükme esas alınan, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasındaki kusur raporları ile uyumlu rapordaki kusur oranları kazanın oluşuna uygun bulunduğundan kusura yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Ayrıca davacıların davadan önce kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu rafik sigortacısına başvurduğu ve yapılan ödeme nedeniyle ibraname düzenlendiği, düzenlenen ibranamede, ölüm sebebiyle eş ... ... için 55.434,00 TL, çocuk ... ... için 7.041,00 TL, çocuk ... ... için 8.781,00 TL üzerinden dava dışı Sompo Sigorta ile anlaştığı, davacıların gerek ibranamenin imzalanması sırasında gerekse yapılan ödemelerin miktarına ve faize ilişkin herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmediği, ibranamenin dava konusu kaza ile ilgili başkaca bir alacağın kalmadığı hususlarını açık ve net olarak içerdiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak hesaplama yapılmış, ödemenin yeterli olduğu belirlendiğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi dairemizce doğru bulunmuştur.
6098 sayılı TBK'nun 56/2 maddesi uyarınca ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda; olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, desteğin yaşı, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatların olaya uygun düştüğü kanaatine ulaşılmış ve davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2018, K. 2024/2006, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama