KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2029 - 2024/2199
- Esas no
- 2024/2029
- Karar no
- 2024/2199
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/10/2024
- Numarası
- 2024/530 Esas - 2024/545 Karar
- Başvuran davacı
- ....................
- Vekili
- Av. ...............................
- Davalılar
- 1 -..............
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
2 -.............. 3 -..............
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 06.11.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 28.11.2024
KARAR TARİHİ : 19.12.2024
YAZIM TARİHİ : 20.12.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... sicil numarası ile Kocaeli Mobilyacılar ve Marangozlar Esnaf ve Sanatkarlar Odası nezdinde esnaf olduğunu, mobilya deposu olarak kullanmak amacıyla dava dışı ... ile aralarında kira sözleşmesi yaptıklarını, taşınmazı depo olarak kiraladığını, 20.06.2024 tarihinde deponun su bastığını, çok sayıda mobilyanın zarar gördüğünü, taşınmaza yakın konumda Gölaş Gölcük Turizm Taahhüt Pazarlama Müşavirlik Enerji İnşaat Temizlik Ve Gaz Dağıtım A.Ş tarafından işletilen Yazlık Ilıca Tesislerinin bulunduğunu,
tesisin suyu tahliye etmesi neticesinde logarların yetersiz kalması ile suların giderlerden geri çıktığı ayrıca taşınmazın ön kısmında bulunan logardan da depoya girdiğinin değerlendirildiğini, delil tespiti yaptırıldığını, arabuluculuk kapsamında da anlaşma sağlanamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'sinin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ile 115. maddelerine göre davanın usulden reddine, dosyanın Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının Kocaeli Mobilyacılar Ve Marangozlar Esnaf Ve Sanatkarlar Odası nezdinde esnaf olarak kayıtlı olduğunu, 6102 sayılı TTK hükümleri, 5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesi, 21.07.2007 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 18.06.2007 tarihli 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf ve tacir ayrımına ilişkin karar, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 177. maddesinde belirtilen hadlerden, 1 ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanlarda yarısını, 2. bendeki faaliyetlerde bulunanların bu tutarın tamamını aşanların tacir olacağına ilişkin düzenlemeler kapsamında davacının gerçek kişi tacir durumunda olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 22.10.2024 tarihinde açılmıştır.
Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için taraflardan birinin tacir olmasının yeterli olmayıp iki tarafın da tacir olması gerektiği gibi ayrıca uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da taraf ların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 Sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunundan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olduğundan, ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz aşamasında re'sen incelenir.
Somut olayda, mahkemece davalıların tacir olup davacının tacir olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş ise de; davacı hakkında tacir araştırması yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken, davacının bağlı bulunduğu ticaret sicil kayıtlarının, esnaf oda kayıtlarının, vergi kayıtları ve vergi matrahlarının getirtilmesi, hangi usule göre defter tuttuğunun, Bakanlar Kurulu kararnamesindeki gelir sınırına göre işletmesinin esnaf işletmesi veya tacir kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması, buna dair delillerin toplanarak karar yerinde tartışılması, neticede, davacının tacir vasfı taşımaması halinde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yeterli araştırma yapılmaksızın görevsizlik kararı verilmesi hatalı bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2029, K. 2024/2199, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama