KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 21 Mart 2025
- Esas no
- 2024/712
- Karar no
- 2025/610
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/01/2024
- Numarası
- 2015/903 Esas - 2024/5 Karar
- Başvuran davalı
- ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
...
VEKİLİ
Av. ... [16659-56483-72855] UETS
DAVACILAR
1-... - ... 2-... - ...
VEKİLLERİ
Av. ... [16338-33685-30403] UETS Av. ... [16628-26067-00857] UETS
DAVALI
... - ... ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
BAŞVURU TARİHİ : 27.02.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 25.04.2024
KARAR TARİHİ : 21.04.2025
YAZIM TARİHİ : 21.04.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in 01.07.2015 tarihinde Kocaeli Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görmekte bulunan annesi ...'yı ziyarete gitmek isterken, davalı sürücü ...'ün yönetimindeki ... plakalı motosiklete binerek hastaneye gitmek üzere seyir halinde iken son derece tehlikeli bir trafik kazasının ortasında kaldığını, bu kaza sonucunda davacının hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, sol kolunun koptuğunu, kaza sonucu uzun süre tedavi altına alındığını, davalı ... şirketinin davalıya ait motorsikleti zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalamış olduğunu bildirerek,
fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, ... için 2.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminat ile annesi ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 12.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davalı ... şirketi yönünden 268.000,00 TL'ye, davalı ... yönünden 492.567,43 TL'ye artırmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde 06.11.2014/2015 vadeli 413364914 no.lu Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kazanın oluşumunda davacı yanın kusurlu olduğunu, davacının zorunlu olan kask, eldiven ve dizlik gibi koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi gerektiğini,
motorsiklete kendi isteği ile bindiğinden müterafik kusurlu olduğunu, dava konusu kazada malul ...'in bir yakınının motorsikleti ile annesi ziyarete gitmesi nedeniyle olayda hatır taşımasının mevcut olduğunu, davacı yanın maluliyet oranının ve kusur durumlarının belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince; davacı ...'in maddi tazminat davasının kabulü ile 492.567,43 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş. yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; manevi tazminat davasının kısmne kabulü ile davacı ... için 75.000,00 TL ve davacı ... için 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... şirketi vekili istinaf dilekçesinde; öncelikle dava konu olay trafik kazası niteliğinde olmadığını, olayın davacı ...'in kıyafetlerinin motosiklete takılması neticesinde meydana geldiğini ve davanın reddi gerektiğini, dava konusu kaza 01.07.2015 tarihinde meydana gelmiş olup kaza tarihinde ZMMS poliçesi sakatlanma ve ölüm poliçe teminatı kişi başına 290.000 TL olduğunu, Mahkeme tarafından poliçe teminatı dikkate alınmadan 492.567,43 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verildiğini,
kararda davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğu belirtilmişse de kararın icra edilebilirliği adına davalı şirketin sorumluluğunun hiçbir çelişkiye ve kuşkuya mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinde 15 yaşında olup maluliyetin Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe (ÇÖZGER) göre tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, dosya kapsamında alınan kusur raporları arasında ciddi çelişkiler mevcut olup çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edildiğini,
kaza neticesinde zararın oluşmasında davacı yanın ağır kusuru bulunduğunu, bu hususun zarar ile kaza arasındaki illiyet bağını kopardığını ve bu nedenle davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu hatalı olduğunu, kaza tarihindeki verilere göre hesap yapılması halinde davalı şirkete karşı, tazminata;
temerrüt tarihinden itibaren faiz işletileceğini, ancak güncel veriler kullanılarak hesaplanan işleyecek dönem zararına ayrıca faiz işletilmesi hakkaniyete aykırı olacağını, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 01.08.2015 tarihinde, davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu, davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı, diğer davalının sevk ve idaresindeki motorsikletin zincirine, davacı ...'nun elbisesinin sıkışması sonucu gerçekleşen kazada, davacı yaralanmıştır.
Kaza, motorsiklet işletilme halinde iken gerçekleştiğinden trafik kazasıdır. Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında hem davalı sürücüye hem davacı yolcu ...'ya kural ihlali verilmiştir. Mahkemece kusur oranının tespiti için İTÜ makine mühendisliği öğretim görevlilerinden alınan rapor da davalı sürücünün ve davacı yolcunun eşit oranda kusurlu olduklarının belirtildiği, mahkemece de bu raporun hükme esas alındığı, heyetimizce de kazanın oluş şekline göre tarafların eşit oranda kusurlu kabulünün yerinde olduğu, kusur raporunda davacının kıyafetleri nedeniyle kusur verilmesine göre de ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı anlaşıldığından davalı ... şirketi vekilinin bu hususlardaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Mahkemece davacının maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlendiğinden davalı ... şirketi vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Dosya kapsamındaki hükme esas alınan aktüer rapor Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre ve usulüne uygun hazırlandığından ve davalı ... şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi alınması yerinde olduğundan davalı ... şirketi vekilinin bu hususlara yönelik istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.
Mahkemece gerekçede davalı ... şirketinin poliçe limitine yer verildiği gibi yargılama giderlerinin de bu limite göre oranlandığının anlaşılmasına göre bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/712, K. 2025/610, 21 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama