KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/814 - 2024/1380
- Dosya no
- 2023/814
- Karar no
- 2024/1380
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/01/2023
- Numarası
- 2022/2 Esas - 2023/69 Karar
- Davacı
- ......
- Vekili
- ......
- Davalı
- ......
Karar Metni
2.209 kelime·11 dk okuma·11 bölüm
:...... VEKİLİ :......
DAVA TÜRÜ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/03/2020
KARAR TARİHİ : 10/10/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 01/11/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin kitap, dergi, ajanda, katalog, kutu, takvim, dönkart, poster, kartvizit, davetiye, broşür, etiket gibi ürünlerin hazırlanmasına ilişkin baskı ve matbaacılık hizmeti sunduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında kağıt alım satımı için anlaşma sağlandığını ve bu alım-satım işlemlerinin taraflarca devam ettirildiğini, taraflar arasında bir ticari ilişki olduğunu, ticari ilişki nedeniyle taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğunu, açık hesaptan kalan bakiye 28.594,59 TL'nin davalı tarafından ödenmediğini,
bunun üzerine alacağın tahsili için Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/49078 esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, borçlu tarafın süresinde borca itiraz ettiğini ve itiraz nedeniyle takip icra müdürlüğünce durdurulduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 07.11.2019 tarihli bir mutabakat mektubu da bulunduğunu bu nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; HMK'nın 202 mad. Hükmünde senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceğini, davacının davalıya 1 kez PVC kaplı kağıt sattığını ve bedelinin de ödendiğini, müşteri sipariş formunun sonradan yapıldığını, tadil edildiğini, ürün ebat ve fiyatlarının değiştirildiğini, bu nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/49078 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının sonradan düzenlediği iade faturası davacıyı alacaklı hale getirmeyeceğini, yerel mahkemenin en aleyhe yorumla delil başlangıcı niteliğinde olan whatsaap yazışmaları kapsamında tanıklarının dinlememesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde deliller arasında yemin deliline de dayanmış olmalarına rağmen yerel mahkeme, bu delillerin de hiçbir şekilde dikkate almadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; usul ve yasaya uygun kararın onanmasına davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 Tarih - 2022/2 Esas - 2023/69 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
DAVA; cari hesap alacağı için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, cari hesap alacağının tahsili için Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2019/49078 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekilince istinafı üzerine Dairemizin 09/12/2021 tarih 2021/483 Esas 2021/2153 karar sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; davacının alacaklı olup olmadığı, davalının borcu ödeyip ödemediği noktasındadır.
İcra Takibine İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur (2004 sayılı kanun 62.madde). Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir (2004 sayılı kanun 67.madde).
İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar).
İtirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Dava ile takip arasındaki bu sıkı ilişki nedeniyle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutar ve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir.
Dosya arasına alınan bilirkişi raporunda özetle. Tarafların 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin delil niteliği bulunduğunu, tarafların davaya konu yasal ticari kayıtlarına göre 31/12/2019 tarihi itibariyle davacının 28.594,59.-TL.
Davalıdan alacaklı olduğu, davalının da bu tutar kadar borçlu olduğu, davaya ve icra takibine konu davalının 2018 yılındaki asıl faturalardan1 yıl sonra düzenlediği fiyat farkı faturasının yeterli delille desteklenmediğinden kabule şayan olamayacağı, telefon konuşmalarının içeriğinin hangi ürün için olduğunun anlaşılamadığı ve ürün adet birim fiyatları ile borç/alacak yönünden tutarın netlik içermediği, eğer delil olarak kabul edilirse davalı tarafın borcun tamamının 266.500,00.
TL.- olduğunu belirttiğini, davacının yaptığı 278.233,18 TL.-lik ödemenin mahsubundan sonra davacının aradaki fark 12.233,18 TL.- kadar alacaklı hale geleceği, fiyat farkı faturası kabul edilmez ise birbirini teyit eden yasal defterlere göre likit borç\alacağın 28.594,59.TL.-olacağı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan 28/06/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; tüm dosya kapsamından (yeniden) yapılan inceleme ve tespitler sonucunda, davalının istinafa gitmeden öncesine ait düzenlediğim raporumdaki görüşlerimi ve tespitlerimi etkileyecek, davalının davacıya olan borcunu ortadan kaldıran, da adına 1 yıl sonra düzenlediği fiyat farkı faturasının somut bir şekilde ispat edecek yeni bir sözleşme, teklif metni vs evrak olmadığından, 043 - kodlu formuna aykırı fatura düzenlemediğinden, 045 kodlu ürünün de birim fiyatının arttırılarak fatura edildiğinden,
davalının, davacıya inlerden 20.500 adetin 043 kodla ve 232.000 adetin 045 kodla üretilip davacıya satılan toplam 252.500 adet ürünün, davalının satış faturalarındaki birim fiyatlarının doğru bir şekilde hesaplandığı, dolayısı ile davacının davalıdan teslim aldığı tüm ürünlere karşılık ödediği paranın mal bedelinden fazla olduğu, davacının davalıdan 28.594,59 TL.- alacaklı, davalının da bu tutar kadar davacıya borçlu olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan 30/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin 2018 ve 2019 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresi içinde yapılmış olup TTK ve VUK'a göre uygun olduğu, defterlerin delil kudretine haiz olduğu, Davalı firmanın BA-BS bildirimleri kanuni süresinde yapılmış olup bildirilen belge adetleri ve tutarları düzenlenen belgelerle uyumlu olduğu görülmüştür.
Davalı firmanın defter ve kayıtlarına göre, davacı firmaya 2018 yılında 7 adet toplamda 250.138,59 TL KDV dahil fatura kestiği ve 2019 yılında 1 adet toplamda 28.594,00 TL KDV dahil fiyat farkı faturası düzenlediği buna göre 2018 ve 2019 yılı toplamında 8 adet fatura karşılığı toplam 278.732,59 TL KDV dahil düzenlenen faturaların, davalının ticari defter ve kayıtlarında kayıt altına alındığı görülmüştür.
Dava dosyası kapsamında 10.10.2018 Tarihli Müşteri Sipariş Formu incelemesinde ve yapılan hesaplamada. 252.500 adet .............. ürün için indirimsiz 0.97 birim fiyata %16.5 indirim uygulanmış birim fiyat 0,8057750 TL KDV hariç olarak tutar. 203.458,19 TL * 36.422,62 TL KDV- 240.080,66 TL olarak ödeme şekli peşin olarak karşılıklı anlaşmaya varıldığı görülmüştür.
Ancak telefon mesajlarına ait dökümler incelendiğinde ürünün m2 fiyatının 10,20 TL yerine 9,45 TL m2 olarak mesaj yazıldığını ürünün kesim ebadının 22/45 olmalıymış şeklinde yazıldığını ödeme olarak çek verildiğini dolayısıyla müşteri sipariş formunun geçerliliğini yitirdiğini ancak yeni bir sözleşme yada müşteri sipariş formu düzenlenmediği görülmüş olup takdiri Sayın Mahkeme'nin olduğu, Davalı ve davacı firma arasında 10.10.2018 tarihinde anlaşmaya varılan sipariş formu ile ilgili 252.500 adet ürünün üretimi ve tesliminden kaynaklı bir ticari ilişkinin mevcut olduğu,
2018 ve 2019 yılı defter ve belge incelemelerinde 252.500 adet ürün dışında başka bir ticari faaliyetin kaydına defter ve belgelerde rastlanmamıştır. 07.11.2019 Tarihli Mutabakat Mektubuna göre davalı firmanın 28.594,59 TL borç rakamında mutabık kaldığına dair formun kaşelenip imzalandığı görülmüştür. Davalının defter kayıt bilgilerine göre davacı firma.
3 adet çek ile toplam 268.733,18 TL lik çek ve 10.000,00 TL banka havalesi ile toplamda 278.733,18 TL- ödeme yapmıştır, yapılan ödemeler davalının ticari defter ve kayıtlarında görülmüştür.
2019 Yılına ait davalının muavin dökümü incelendiğinde 2018 den devir eden 28.594,59 TL'lik bakiyenin 01.01.2019 da kayıt edildiği ve 14.11.2019 tarihinde davalı firmanın fiyat farkı faturası düzenlediği ve davacı firmanın da 22.11.2019 tarihinde iade faturası düzenlediği ve bu işlemlerin defterlerde kayıt altına alındığı, defter ve belgelere göre davalı firmanın davacı firmaya 28.594,59 TL borcu olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Eldeki davada, ilk derece mahkemesince. "Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, icra dosyası, dosyada alınan mali müşavir bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2021 tarih ve 2021/483 Esas 2021/2153 Karar sayılı ilamıyla kaldırma gerekçelerine uygun olarak tüm araştırmalar yapılmış ve sonucunda; düzenlenen raporlarla, taraf defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, fiyat farkı faturasının yeterli delille desteklenmediği, telefon yazışmalarının net olmadığı, muğlak olduğu, birbirini teyit eden yasal defterlere göre davacının davalıdan 28.594,59 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla;
davacının davasının kabulüne, alacak likit olup davalı borçlu itirazında haksız bulunduğundan, davalı aleyhine, kabul edilen asıl alacağın %20 oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmesine" şeklinde karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;
Ancak; dosya kapsamında resen yapılan inceleme sonucu; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi, 7036 sayılı Kanun'un 3. madde 14-16. fıkralarda; tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarının Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği, Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı, yine bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderlerin anlaşmaya varılamaması halinde ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağı düzenlendiği halde, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücreti ile ilgili bir karar verilmemesi hatalıdır.
İlk derece mahkemesince arabuluculuk ücreti hakkında bir karar verilmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın davalı aleyhine sonuçlanması nedeniyle arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
1-)Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 Tarih - 2022/2 Esas - 2023/69 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/49078 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,
b-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
c-Alınması gereken 1.953,30 TL karar ve ilam harcından, peşin yatan 488,33 TL harcın mahsubu ile, 1.464,97 TL bakiye karar ve ilam harcının, davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
ç-Yargılama sırasında davacı tarafından harcanan, 54,40 TL başvurma harcı, 488,33 TL peşin harç, 41,50 TL tebligat ile posta gideri, 1.150,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere; toplam 1.734,23 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 9.200,00-TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
f-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın kabul edilmesi nedeniyle davalıdan tahsili için hazineye müzekkere yazılmasına,
g-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.953,30 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 488,33 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.464,97 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
ç-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/10/2024
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/814, K. 2024/1380, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama