İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/232 K.2025/1149

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2024/232Karar2025/1149Tarih19 Haziran 2025Okuma15 dk · 2.974 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Davacı

Karar tarihi
19 Haziran 2025
Dosya no
2024/232
Karar no
2025/1149
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/11/2023
Numarası
2019/943 Esas - 2023/1017 Karar
Davacı
... - ...
Vekili
Av. ...
Davalı
... - ... - ...
Vekili
Av. ...
Dava
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
25/09/2019
Birleşen
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2020/39 E.-2021/82 K.
Vekili
Av. ...
Davalı
... - ...
Vekili
Av. ...
Dava
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
17/01/2020
Kr. yazım tarihi
08/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.974 kelime·15 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça Gebze 4.İcra Müdürlüğü 2019/40889 Esas sayılı takibe geçildiğini, 10.72.2018 keşide tarihli 85.000-TL ve 50.000-TL bedelli takibe konu senetlerle ilgili müvekkilin davalıya borcu bulunmadığını, takibe konu senetlerin davalı tarafından müvekkile mal verilmesi (elektrik malzemeleri, animasyon kart sistemi vb.) karşılığında tanzim edildiğini ancak davalı tarafça müvekkile herhangi bir mal teslimi yapılmadığından işbu senetlerin karşılıksız kaldığını, takibe konulan senetlerin "malen" düzenlendiğini, taraflar arasında 2017 yılının başından süre gelen ticari bir ilişki olduğunu,

bu ticari ilişki çerçevesinde davacının, davalıdan kimi zaman mal aldığını, kimi zaman ise işlerinin bazılarını taşeron olarak davalıya yaptırdığını, davalının - borcu olup; bugüne kadar borcunu ödememekle birlikte söz konusu karşılıksız senetleri haksız ve kötü niyetli olarak İcra takibine koyduğunu, Davacının, ...-Öncü Elektrik elektrik işleriyle uğraşmakta olup.

Kocaeli ili, Çayırova İlçe sınırları içerisinde bir takım elektrik direğinin monte edilmesi, direklere elektrik tesisatının takılması, ışıklandırma, direkler arası iletişim, renklendirme ve animasyon kart sisteminin takılması ve yazılımının yüklenmesi vb. işlemleri üstlendiğini, bu işlerden animasyon kart sisteminin takılması işleminin yapılması için müvekkil davalı ... Elektrik - ... ile anlaştığını, davacı tarafından davalı tarafa Yaptırılan Kocaeli İli, Çayırova İlçesi, ...

Cad. Ve .... Sokak (67 Adet), ... Cad. (24 Adet), ... Cad.

(122 Adet)'nde bulunan toplam 213 elektrik ınimasyon kart sisteminin ayıplı olarak yapıldığını, davalı tarafça 30.12.2019 tarihine kadar oluşabilecek tüm arızaların giderilmesi taahhüt edilmesine rağmen eksik, hatalı ve ayıplı işler giderilmediğini işbu animasyon kart sisteminindeki hatalı, eksik ve ayıplı işlerin neler olduğu ve bunların tamir edilmesi için ne kadar bedel teşkil ettiğinin (işçilik, malzeme, yazılım bedeli vb.) tespiti için Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/64 D.İş sayılı dosyası ile delil tespitinde bulunulduğunu, bu nedenle davalının animasyon kart sistemi ile ilgili eksik,

hatalı ve ayıplı işlerden kaynaklı zararına karşın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL alacak talep ettiklerini, başlatılan takibin durdurulmasını, davacının iki adet bonoyla ilgili davalıya borcu olmadığının tespitine, davalının eksik, hatalı ve ayıplı işlerinden kaynaklı zararına karşın şimdilik 10.000-TL alacağın davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, icra takibine konmuş olan 10.02.2019 vadeli 50.000,000 TL.- 10.03.2019 vadeli 85.000,00 TL iki adet senetle ilgili olarak borcun olmadığına açılan davada, İİK 168-169-169/A ve ilgili md. gereğince kambiyo senetlerine itirazın ne şekilde olacağının belirtildiğini, muhakeme hukukunda yargıtay kararlarında senede karşı itirazların senet kabilinden yazılı imzalı bir delille olması gerektiğini,

HUMK 201 maddesinde de açıkça belirtildiği üzere "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetin ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" dendiğini, Yargıtay kararlarında da açıkça, senede malen kaydın yazılmış olmasının malzemenin teslim edildiğine ve bu bağlamda keşideci tarafından bononur verildiğine karine teşkil ettiği için bu hususun aksini iddia eden kişinin ispat yükümlülüğü doğduğunu, senede karşı ispat da senet gibi yazılı imzalı bir evrak kabilinden olması gerektiğini,

davaya konu olan alacağın dayanağı iki adet senetten kaynaklandığını, e-mail yazışmalarında, davalının, davacı tarafın devamlı surette ödemeleri ötelemesinden dolayı “100.000 TL.- öde borç bitsin” dedi; davacı taraf Çayırova Belediyesinden almış olduğu işi - yapamadığını, akabinde işin teslim süresi yaklaşınca işi davalıya yaptırmaya karar verdiğini, işin altyapısın zamanında teknik şartlara uygun hale getirmemesi nedeni ile de sorunlar çıktığını, tarafımızca yapılmış olan harici araştırmada, ışıklandırma yapılacak direklerin zeminin 70 cm kazılması,

kabloların aşağıya döşenmesi akabinde koruyucu malzemenin üzerine döşenmesi vs işlemlerin ifa edilmesinin akabinde direklerin dikilmesi gerekirken, halihazırda direklerin hali içler acısı vaziyette kablolar dışarda, her an herkes elektrik kaçağından mağdur olacak bir halde olduğunu buna dair video vb belgelerin mevcut olduğunu, taraflar arasında evvela 203 adet elektrik direğinin aydınlatma işi için 04.02.2018 tarihinde ve işlerin tamamlanmasının akabinde ise 12.10.2018 tarihinde ikinci bir sözleşme yapıldığını, mezkur iş ve hariç işlerin bedeline karşılık olmak üzere aynı tarihte keşide edildiğini,

önemli olan hususlardan biri de davalı tarafından, davacı tarafa düzenlenmiş olan 107.293,00 TL.-lik faturanın ibraz edilmiş olması, bir anlamda inkar edilemeyecek bir alacak diliminin büyük miktarına tekabül eden kısmının, davacı tarafça ikrar edildiğini, İcra takibinin yapılmasının akabinde davacı tarafın, cari hesaplarda/faturalarda alacaklı duruma geçmek için bir kısım gerçeğe aykırı fatura tanzim edip, dosyaya sunduğunu bunları kabul etmediklerini, 21.08.2019 tarihli ve 50.000,00 TL meblağlı kart bakım onarım adı altında davacı tarafça tanzim edilmiş bir fatura olduğunu, kabul etmediklerini,

yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın Çayırovası Belediyesinden aldığı ... Caddesi, ... Caddesi ve ... Caddesindeki elektrik direği led aydınlatma ve diğer elektrik işlerini müvekkiline yaptırdığını, davalının toplamda 193.000,00 TL borçlu olduğu yönünde mutabakat imzalandığını, buna göre de 6 adet senet imzalandığını, senetlerden 4'ün ödendiğini, kalan 50.000,00 TL ve 85.000,00 TL bedelli iki adet senedin ödenmediğini, taraflar arasında ayrıca Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/943 esas sayılı dosyasında taraflar arasında dava görüldüğünü, bu nedenlerle 135.000,00 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa verilen işlerin ayıplı yapılması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu nedenle Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/943 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, bu iki dosyanın birleştirilmesini ve bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... Asıl davanın REDDİNE, -Mahkememizin birleşen 2020/39 esas sayılı davanın KABULÜNE, 135.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 17/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacı-birleşen davalıdan alınarak davalı-birleşen davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı/birleşen davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı/birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden; davalı dava konusu mal teslimini içeren "malen" kayıtlı senetleri cari hesabına mahsuben aldığını belirterek senet üzerindeki ihdas nedenini talil etmiş ancak müvekkilden 135.000,00-TL alacaklı olduğunu ispatlayamadığını, bu nedenle asıl davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu senetlerin kambiyo vasfında olmadığı Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/408 E. 2019/403 K. sayılı kararı ile sabit olup;

işbu karar kesinleştiğini, yerel mahkemece eksik ve hatalı olan bilirkişi raporuna göre asıl davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğunu ayrıca yerel mahkemenin bilirkişi raporuna karşı itirazlar doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alınması taleplerini ret etmesi de usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, müvekkilin davalıdan cari hesap alacağı ve davalının eksik, ayıplı ve hatalı işlerinden doğan zarara karşılık alacakları var iken, bu yönde yerel mahkemece araştırma yapılmamış ve karar yoluna gidilmediğini,

Birleşen dava yönünden ise; elinde bulunan senetlerin ihdas nedenini talil eden birleşen dosya davacısı iddiasını ispatlamakla mükellef olup yerel mahkemenin davalı tarafından ikame edilen birleşen davanın kabulüne karar vermesi hukuka aykırı bulunduğunu, dava konusu senetlerin kambiyo vasfında olmadığı Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/408 E. 2019/403 K. sayılı kararı ile sabit olup;

işbu karar kesinleştiği, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna istinaden Yerel Mahkemenin yeni bir rapor ya da ek rapor tanzim ettirmeyerek usul ve yasaya aykırı karar verdiğini, Birleşen dosya davacısı dava dilekçesinde 135.000,00-TL alacağının müvekkilinden tahsilini talep etmiş sonradan Yerel Mahkeme dosyasına sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile alacak talebini 11.494,31-TL artırarak 146.494,31-TL'ye çıkarmış, Yerel Mahkeme ise birleşen davanın kabulüne karar vererek 135.000,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birleşen dosya davacısına verilmesine karar verdiğini,

Bu halde dahi Yerel Mahkeme hatalı karar verdiğini zira davacının taleplerinin bir kısmının ret edildiği anlaşılmakta olup, davanın kabulüne karar verilmesi yönüyle de Yerel Mahkeme kararı hatalı ve usul ve yasaya aykırı bulunduğu beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı/birleşen davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı hukuka, Yargıtayın yerleşmiş ve istikrar kazanmış kararlarına uygun olduğundan k.davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2023 tarih, 2019/943 Esas - 2023/1017 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; menfi tespit, birleşen dava alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş karara karşı Davacı/birleşen davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Asıl Davada davacı, davalı tarafça Gebze 4.İcra Müdürlüğünün 2019/40889 Esas sayılı takibe geçildiğini, 10.72.2018 keşide tarihli 85.000-TL ve 50.000-TL bedelli takibe konu senetlerle ilgili davalıya borcu bulunmadığını, takibe konu senetlerin davalı tarafından mal verilmesi (elektrik malzemeleri, animasyon kart sistemi vb.) karşılığında tanzim edildiğini ancak davalı tarafça herhangi bir mal teslimi yapılmadığından işbu senetlerin karşılıksız kaldığını, takibe konulan senetlerin "malen" düzenlendiğini, taraflar arasında 2017 yılının başından süre gelen ticari bir ilişki olduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde davacının,

davalıdan kimi zaman mal aldığını, kimi zaman ise işlerinin bazılarını taşeron olarak davalıya yaptırdığını, davalının - borcu olup; bugüne kadar borcunu ödememekle birlikte söz konusu karşılıksız senetleri haksız ve kötü niyetli olarak İcra takibine koyduğunu, Davacının, ...-Öncü Elektrik elektrik işleriyle uğraşmakta olup.

Kocaeli ili, Çayırova İlçe sınırları içerisinde bir takım elektrik direğinin monte edilmesi, direklere elektrik tesisatının takılması, ışıklandırma, direkler arası iletişim, renklendirme ve animasyon kart sisteminin takılması ve yazılımının yüklenmesi vb. işlemleri üstlendiğini, bu işlerden animasyon kart sisteminin takılması işleminin yapılması için, davalı ... Elektrik - ... ile anlaştığını, davacı tarafından davalı tarafa Yaptırılan Kocaeli İli, Çayırova İlçesi, ... Cad.

Ve .... Sokak (67 Adet), ... Cad. (24 Adet), ... Cad.

(122 Adet)'nde bulunan toplam 213 elektrik ınimasyon kart sisteminin ayıplı olarak yapıldığını, davalı tarafça 30.12.2019 tarihine kadar oluşabilecek tüm arızaların giderilmesi taahhüt edilmesine rağmen eksik, hatalı ve ayıplı işler giderilmediğini işbu animasyon kart sisteminindeki hatalı, eksik ve ayıplı işlerin neler olduğu ve bunların tamir edilmesi için ne kadar bedel teşkil ettiğinin (işçilik, malzeme, yazılım bedeli vb.) tespiti için Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/64 D.İş sayılı dosyası ile delil tespitinde bulunulduğunu, bu nedenle davalının animasyon kart sistemi ile ilgili eksik,

hatalı ve ayıplı işlerden kaynaklı zararına karşın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL alacak talep ettiklerini, başlatılan takibin durdurulmasını, davacının iki adet bonoyla ilgili davalıya borcu olmadığının tespitine, davalının eksik, hatalı ve ayıplı işlerinden kaynaklı zararına karşın şimdilik 10.000-TL alacağın davalıdan alınarak verilmesini talep ettiği görülmektedir.

Birleşen Davada davacı; davalı tarafın Çayırovası Belediyesinden aldığı ... Caddesi, ... Caddesi ve ... Caddesindeki elektrik direği led aydınlatma ve diğer elektrik işlerini yaptırdığını, davalının toplamda 193.000,00 TL borçlu olduğu yönünde mutabakat imzalandığını, buna göre de 6 adet senet imzalandığını, senetlerden 4'ün ödendiğini, kalan 50.000,00 TL ve 85.000,00 TL bedelli iki adet senedin ödenmediğini, bu nedenlerle 135.000,00 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.

Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 13/11/2019 Tarih, 2019/408 E., 2019/403 K. Sayılı ilamı ile Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2019/40889 E. Numaralı takibi bonolarda tanzim yerinin bulunmaması nedeniyle TTK:776. Maddesinde bonolarda bulunması gereken zorunlu unsurlardan tanzim yerinin her iki bonoda da yer almadığı görülmekle, 10.03.2019 vade tarihli 85.000,00 TL bedelli, 10.02.2019 tarihli 50.000,00 TL bedelli bonoların kambiyo vasfı taşımadığına hükmetmiştir ve karar istinaf denetiminden geçerek 11/02/2021 tarihinde kesinleşmiştir.

1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;

6102 sayılı TTK'nın bononun unsurlarını düzenleyen 776. maddesine göre;

"1) Bono veya emre yazılı senet;

a) Senet metninde "bono" veya "emre yazılı senet" kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,

b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini,

c) Vadeyi,

d) Ödeme yerini,

e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,

f) Düzenlenme tarihini ve yerini,

g) Düzenleyenin imzasını, içerir."

Aynı yasanın 777. maddesi ise unsurların bulunmaması halini düzenlemiş olup madde metni şöyledir:

"(1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz.

(2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır.

(3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır.

(4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır."

777. maddeye göre 776. maddede sayılan unsurları içermeyen senede bono denilemeyecektir. Eldeki uyuşmazlıkta da icra takibine konu senedin düzenlenme yerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple senet kambiyo senedi vasfını taşımamaktadır.

Senedin kambiyo senedi vasfını taşımaması halinde uyuşmazlığın hangi mahkemece çözümlenmesi gerekeceğine dair Yargıtay 13. H.D.'nin 2016/2345 E. 2017/6774 K. sayılı ilamında: "Mahkemece kambiyo vasfı taşımayan dava konusu senedin adi yazılı belge olarak geçerliliğini koruduğu ve davacının senedi teminat olarak verdiğini yazılı delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki.

Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere dava konusu senet kambiyo senedi vasfı taşımadığı gibi dosyadaki bilgi ve belgelere göre taraflar tacir de olmadığından davada görevli Mahkeme ticaret mahkemesi olmayıp, taraflar arasındaki temel ilişkinin taşınmaz satımı olması nedeniyle asliye hukuk mahkemesidir.

6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra açılmıştır. Görev, 6100 sy. HMK'nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. O halde Mahkemece, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir." denilmiştir.

Yine Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 2015/14749 E. 2015/12725 K. sayılı ilamında da:

"Dosya kapsamında bulunan senet fotokopisinden TTK'nın 776/1. maddesinde öngörülen ödeme yerini ve tanzim yerini içermediği, böylece belgenin kambiyo vasfını taşımadığı anlaşılmaktadır. Buna göre dava; 5.000.-TL alacağın tahsili isteminden kaynaklanmakta olup, tarafların tacir olmadığı ve davanın da mutlak ticari nitelikte bulunmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde, asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir." denilmiştir.

Somut olayda; Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürüldüğü; Görevin, 6100 sayılı yasanın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır.

TTK.776. maddesinde ki unsurlardan olan “düzenleme yeri”nin bononun zorunlu unsurlarından olduğu, anılan unsurun eksik olması halinde aynı yasanın 777. maddesi gereği anılan senedin bono sayılmayacağı açıktır. Davaya konu edilen senetlerin her ikisinin de düzenleme yeri bulunmadığı anlaşıldığından senetlerin kambiyo vasfı bulunmamakta olup adi senet niteliğindedir. (Benzer yönde Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2016/2345 E. 2017/6774 K. Sayılı sayılı ilamı, Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 2015/14749 E. 2015/12725 K. sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/3040 E. 2021/2619 K sayılı ilamı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/185 E 2018/4109 K sayılı ilamı, Dairemizin 2024/1720 E 2024/1717 K. Sayılı ilamı)

Dosya kapsamında bulunan senet fotokopilerinden TTK’nın 776. maddesinde öngörülen düzenleme yerini içermediği, böylece belgenin kambiyo vasfını taşımadığı anlaşılmaktadır.

Tarafların tacir olup olmadıklarına ilişkin birleşen dosyada tacir araştırması yapılmıştır. Gebze Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 12.02.2020 tarihli cavabi yazısında asıl davada davacı/birleşen davada davalı olan ...'ın "elektirik tesisatçısı" meslek dalında kayıtlı olduğu ve halen kaydının devam ettiği, İlyasbey Vergi Dairesi Müdürlüğünün 12.02.2020 tarihli cevabi yazıda aynı kişinin işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.

Dosyada aldırılan 30.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise, davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. Bu durumda davacının esnaf-tacir kimliğinin tespitinde çelişkiye düşüldüğü, bu hususun Mahkemenin görevinin tespitinde önemli olduğu, Görevin kamu düzenine ilişkin olması ve re'sen tespiti gerektiğinden, Mahkemenin görev hususunun netleştirilmesi gerekmektedir.

Eldeki olayda davacı/birleşen davada davalı ... esnaf kişi mi, tacir kişi mi olduğu hususunda bilirkişi raporu alınarak görevli mahkemenin belirlenmesi, davalı/birleşen davada davacı ...'ın tacir olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, taraflar arasındaki temel ilişkinin 6102 sayılı yasanın 4.maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, davacı/birleşen davada davalının tacir olup olmadığı belirlenerek aynı maddedeki “her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili” olma şartının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek, davanın nispi ticari dava olup olmadığı göz önüne alınarak görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 2-Kabule göre de;

Davacı/birleşen davada davalı tarafından dilekçeler aşamasında yemin deliline de dayanılmıştır. Yemin delili, 6100 sayılı HMK'nın 225. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür.

Şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez. İddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için yemin deliline dayanılmış olması da gerekir.

Bu durumda mahkemece ispat yükünün davacı/birleşen davalıda olduğu düşünülüyor ise, davacı/birleşen davada davalı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve yemin teklifi sonucunda süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.

3-Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri incelenmemiştir. 4-Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; Davacı/birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,

a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2023 tarih, 2019/943 Esas - 2023/1017 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,

4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince Gebze İcra Dairesi27/12/2023 - 2023/32290 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit) yatırana iadesine,

İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/232, K. 2025/1149, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/232
Karar No
2025/1149
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/232 K.2025/474
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/232 K.2025/423
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/232 K.2025/748
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/233 K.2025/513
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/233 K.2025/408
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/233 K.2025/493

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.