Tüketici uyuşmazlıklarında ilk sorulması gereken soru çoğu zaman uyuşmazlığın konusu değil, tutarıdır. TRKGM-2010/1 sayılı Tebliğ de tam olarak bunu düzenler: mülga 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22 nci maddesi ile Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 5 inci maddesinde yer alan parasal sınırların artırılmasını duyurur. Tüketici hukukunun bugünkü temeli 6502 sayılı Kanun olsa da, sınır güncellemesi mantığı ve bu mantığın doğurduğu usul riski aynı kalmıştır.
Parasal sınır bir tercih değil, görev kuralıdır
Parasal sınır tüketicinin seçimine bırakılmış bir kolaylık değildir. Belirlenen tutarın altında kalan uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvurulması, üstünde kalanlarda ise tüketici mahkemesine gidilmesi gerekir. Görev kuralları kamu düzenindendir; taraflar sözleşmeyle değiştiremez, başvurulan merci konuyu resen inceler. Bu yüzden teknik bir rakam duyurusu gibi görünen sınır tebliğleri, doğrudan hak arama yolunun kendisini belirler.
Hangi tarihteki sınır esas alınır?
Sınırlar dönemsel olarak güncellendiğinden, dosyada uygulanacak tutar kural olarak başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan düzenlemeye göre belirlenir. Uyuşmazlığın doğduğu tarih ile başvuru tarihi farklı yıllara düşüyorsa, iki dönem arasındaki farkın önceden kontrol edilmesi gerekir. Yıl sonuna yakın hazırlanan başvurularda, evrakın kuruma ulaştığı tarihin yeni döneme kayması ihtimali de hesaba katılmalıdır.
Talep tutarı nasıl hesaplanmalı?
Sınırın aşılıp aşılmadığı, talebin bütünü üzerinden değerlendirilir. Uygulamada en sık yapılan hatalar şunlardır:
- Asıl alacak ile ferilerin ayrı ayrı hesaplanıp toplamın gözden kaçırılması
- Aynı sözleşmeden doğan taleplerin, sınırın altında kalmak için yapay biçimde bölünmesi
- Ayıplı mal bedeliyle birlikte istenen değişim, onarım ya da tazminat kalemlerinin dikkate alınmaması
- Birden fazla tüketicinin taleplerinin tek dosyada birleştirilmesiyle tutarın beklenmedik şekilde yükselmesi
Yanlış mercie başvurunun bedeli
Sınırın yanlış okunması hakkın kaybı anlamına gelmese de ciddi zaman kaybı doğurur. Görevsizlik kararı verilmesi, dosyanın yeniden hazırlanması ve bu arada zamanaşımı ile hak düşürücü sürelerin işlemeye devam etmesi, alacağın tahsilini fiilen zorlaştırabilir. Özellikle garanti, ayıp ihbarı ve cayma haklarına ilişkin kısa süreler söz konusu olduğunda gecikme telafi edilemez hâle gelir.
Başvurudan önce beş dakikalık kontrol
- Talebin toplam tutarını fer'ileriyle birlikte tek kalemde yazın.
- Başvuru tarihinde yürürlükte olan güncel sınırı teyit edin.
- Yerleşim yeri veya işlemin yapıldığı yer bakımından yetkili birimi belirleyin.
- Sözleşme, fatura, ödeme kaydı ve yazışmaları tarih sırasıyla dosyalayın.
- Sınır eşiğine çok yakın dosyalarda mahkeme seçeneğini de değerlendirin.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup, parasal sınırlar dönemsel olarak değiştiğinden başvuru anında yürürlükteki metnin kontrol edilmesi ve dosyanızın kendi koşullarına göre hukuki görüş alınması yerinde olur.