Limanlar Yönetmeliği, liman idari sahalarının sınırlarını, bu sahalarda seyir, demirleme, yanaşma ve yükleme-boşaltma faaliyetlerinin nasıl yürütüleceğini ve liman başkanlıklarının yetkilerini düzenler. Gemi işletenleri, acenteler ve kıyı tesisi işletmecileri bakımından bu düzenleme, günlük operasyonun doğrudan sınırını çizer.
Liman İdari Sahası Neden Önemlidir
Bir geminin hangi kurallara tabi olduğu, bulunduğu coğrafi noktaya göre değişir. Liman idari sahasına girildiği andan itibaren, seyir düzenine uyma, liman başkanlığına bildirim yapma, kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinden yararlanma zorunluluğu gibi yükümlülükler devreye girer. Uygulamada tartışmaların bir kısmı, ihlalin saha içinde mi dışında mı gerçekleştiği noktasında düğümlenir. Bu nedenle seyir kayıtları, konum verileri ve liman başkanlığıyla yapılan telsiz görüşmelerinin zaman damgalı biçimde saklanması ilk savunma hattıdır.
Operasyonda Sık Karşılaşılan Yükümlülükler
- Gemi geliş ve kalkış bildirimlerinin süresinde yapılması
- Demirleme yerinin liman başkanlığınca gösterilen alanla sınırlı tutulması
- Tehlikeli yük taşıyan gemilerde bildirim ve ayrı yanaşma kurallarına uyulması
- Kılavuz kaptan ve römorkör alma zorunluluğunun gemi tipine ve tonaja göre değerlendirilmesi
- Atık kabul ve atık teslim belgelerinin eksiksiz tutulması
Deniz Kirliliği ve Çatma Hâlinde İlk Saatler
Kirlilik veya çatma iddiasında ilk saatlerde toplanan delil, sonraki yılların davasını belirler. Numune alma işlemine gemi personelinin katılımının sağlanması, şahit numunenin talep edilmesi, tutanağa itiraz kaydı düşülmesi ve olay yerinin fotoğraflanması ihmal edilmemelidir. Seyir jurnali, makine jurnali ve alarm kayıtları olay anından itibaren korunmalı, üzerine yazılmaması için ayrı yedeği alınmalıdır. Kirlilik iddiasında kaynağın başka bir gemi veya kıyı tesisi olabileceği ihtimali de en baştan araştırılmalıdır.
İdari Para Cezasına Karşı Süre ve Merci
Liman başkanlığınca uygulanan idari yaptırım kararları tebliğ edildiği andan itibaren kısa bir başvuru süresine tabidir. Kararın hangi mercie ve hangi süre içinde karşı çıkılabileceği, kararın ihtar bölümünde gösterilir. Gemi işleteni ile donatanın farklı kişiler olduğu durumlarda tebligatın kime yapıldığı ayrıca denetlenmelidir; acenteye ulaşan bir kararın işletmeye geç iletilmesi, süreyi durdurmaz ve en sık görülen hak kaybı sebebidir. Yabancı bayraklı gemilerde tebligatın usulüne uygunluğu ise başlı başına bir itiraz konusu olabilir.
Kıyı Tesisi İşletmecisinin Konumu
Yaptırım her zaman gemiye yönelmez; yükleme-boşaltma düzeni, iskele bakımı, aydınlatma ve emniyet tedbirleri yönünden kıyı tesisi işletmecisi de muhataptır. Tesis içindeki iş kazaları bakımından deniz mevzuatı ile iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının birlikte uygulanacağı unutulmamalıdır.
Bu rehber genel çerçeveyi tanıtır. Deniz hukuku uyuşmazlıklarında bayrak, tonaj, sefer bölgesi ve olayın gerçekleştiği saha sonucu değiştirdiğinden, tutanak düzenlendiği anda konuya hâkim bir hukukçuyla temasa geçilmesi tavsiye edilir.