2140 sayılı Karar, bazı anlaşmaların yürürlüğe girdiği tarihlerin tespit edilmesine ilişkindir. İlk bakışta teknik bir işlem gibi görünen bu tespit, uygulamada bir uyuşmazlığa hangi hukuk kurallarının uygulanacağını belirlediği için doğrudan sonuç doğurur. Bir anlaşmanın imzalanmış olması onun uygulanabilir olduğu anlamına gelmez; imza, onay ve yürürlük birbirinden ayrı aşamalardır.
İmza, Onay ve Yürürlük Arasındaki Fark
Bir uluslararası anlaşma önce imzalanır, ardından iç hukukta öngörülen onay süreci tamamlanır; yürürlük ise çoğu zaman tarafların birbirine yaptığı bildirimin ardından anlaşmada belirtilen koşulun gerçekleşmesiyle başlar. Bu nedenle imza tarihi ile yürürlük tarihi arasında aylar, bazen yıllar bulunabilir. Yürürlük tarihini tespit eden karar, bu belirsizliği ortadan kaldırarak uygulayıcılara ortak bir referans noktası verir.
Hangi Uyuşmazlıklarda Doğrudan Etkilidir?
- Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında hangi vergilendirme döneminin anlaşma kapsamına girdiği
- Sosyal güvenlik anlaşmalarında yurt dışı hizmet sürelerinin birleştirilmesi ve aylık bağlanması
- Adli yardımlaşma ve tanıma-tenfiz taleplerinde karşılıklılık koşulunun sağlanıp sağlanmadığı
- Yatırımların korunmasına ilişkin anlaşmalarda uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru imkânı
Zaman Bakımından Uygulama Sorunu
Kural olarak anlaşmalar yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olaylara uygulanır; ancak bazı anlaşmalar geçmişe etkili biçimde uygulanacak dönemleri kendi metinlerinde ayrıca düzenler. Bu yüzden tarih tespiti yapılırken üç sorunun ayrı ayrı yanıtlanması gerekir: anlaşma ne zaman yürürlüğe girmiştir, hükümleri hangi tarihten itibaren doğurduğu sonuçları kapsar ve olayın gerçekleştiği an bu aralığın neresindedir?
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- Resmî Gazete'de yayım tarihinin yürürlük tarihiyle karıştırılması
- Anlaşmanın değiştirilmiş bir protokolünün bulunduğunun gözden kaçırılması
- Karşı devletin onay sürecini tamamlayıp tamamlamadığının kontrol edilmemesi
- Aynı konuda önceki bir anlaşmanın yürürlükten kalkıp kalkmadığının araştırılmaması
Dosya Hazırlarken İzlenecek Sıra
Önce olayın tarihi netleştirilmeli, ardından o tarihte yürürlükte olan metin bulunmalı ve nihayet metnin ilgili hükmünün Türkçe resmî çevirisi ile diğer dildeki asıl metni karşılaştırılmalıdır. Çeviri farklılıkları, özellikle teknik terimlerde tarafların farklı yorumlar ileri sürmesine yol açabilir. Yazışma ve başvurularda anlaşmanın adının, tarafların ve yürürlük tarihinin eksiksiz belirtilmesi, karşı kurumun talebi usulden reddetmesini önler.
Yukarıdaki değerlendirme genel çerçeveyi anlatmaktadır. Somut bir başvuruda hangi anlaşmanın uygulanacağı ve zaman bakımından kapsamı, dosyadaki tarihlere göre değişeceğinden konunun uzmanı bir hukukçuyla birlikte incelenmesi tavsiye edilir.