Şehir içi raylı ulaşım sistemleri, metrolar ve bunlarla ilgili tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca üstlenilmesi, devralınması ve tamamlanmasını müteakip devrine ilişkin şartları belirleyen düzenlemede 2340 sayılı Karar ile değişiklik yapılmıştır. Bu tür kararlar, yüz milyonlarca liralık yatırımların hangi idarenin sorumluluğunda yürüyeceğini değiştirdiği için, belediyelerden yüklenicilere ve güzergâh üzerindeki taşınmaz sahiplerine kadar geniş bir kesimi ilgilendirir.
Devir mekanizması nasıl işliyor?
Kurgu üç aşamalıdır: Bakanlığın projeyi üstlenmesi, yapımı tamamlaması ve tamamlanan sistemi ilgili belediyeye devretmesi. Devir, işletme sorumluluğunun ve genellikle yatırım maliyetinin bir bölümünün belediyeye geri dönmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle devre ilişkin şartların, özellikle geri ödeme koşullarının, her proje için ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
Belediyeler açısından kritik başlıklar
- Devir sonrası işletme, bakım ve personel yükünün bütçeye etkisi
- Yatırım bedelinin belediyeye yansıtılma usulü ve takvimi
- Daha önce yapılmış kamulaştırmaların ve tapu kayıtlarının devirdeki durumu
- Devir öncesi dönemde doğmuş hak ediş ve tazminat uyuşmazlıklarında muhatabın kim olacağı
Yükleniciler ve alt yükleniciler ne yapmalı?
Projenin idaresi değiştiğinde sözleşme ilişkisi kendiliğinden sona ermez; ancak muhatap değişikliği, hak ediş talepleri ve süre uzatımı başvuruları bakımından ciddi karışıklık yaratır. Bu dönemde şu adımlar önem taşır: yazışmaların yeni idareye de yöneltilmesi, iş programı ve teslim tutanaklarının devir tarihine göre bölümlenmesi, devir tarihi itibarıyla tamamlanmış imalatların tespit tutanağıyla sabitlenmesi ve teminat mektuplarının akıbetinin yazılı olarak teyit edilmesi.
Güzergâh üzerindeki taşınmaz sahipleri
Metro güzergâhlarında yüzey kamulaştırmasının yanı sıra tünel geçişi nedeniyle yeraltı irtifakı da kurulabilir. Tapuya işlenen bu kısıt, parselin yapılaşma hakkını ve satılabilirliğini etkileyebilir. Ayrıca inşaat sırasında oluşan oturma, çatlak ve gürültü kaynaklı zararlar için sorumlu idarenin devirden önceki mi sonraki mi dönem olduğu tespit edilmelidir. Bu tespit, açılacak talebin muhatabını doğrudan belirler.
Uyuşmazlıkta izlenecek yol
Kamu idaresinin işlem ve eylemlerinden doğan zararlar bakımından esas yol idari yargıdır; tam yargı davasında öngörülen başvuru ve dava süreleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda düzenlenmiştir. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise sözleşmede yer alan uyuşmazlık çözüm hükmü belirleyici olur ve önce o hüküm okunmalıdır.
Bu değerlendirme genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Devre konu her projenin sözleşme metni ve devir protokolü farklı olduğundan, hak kaybı yaşamamak için dosyaya özgü hukuki inceleme yaptırılması yerinde olacaktır.