İçeriğe geç
AC

Yargıtay Kanunu (2797): Daire Yapısı, İçtihadı Birleştirme ve Temyiz Yolunun İşleyişi

14 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 68 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

2797 sayılı Yargıtay Kanunu, adli yargıda son inceleme merciinin nasıl kurulduğunu, hangi organlarla çalıştığını ve kararlarının hukuk düzeninde nasıl bir ağırlık taşıdığını düzenler. Bir dosyanın temyiz aşamasına gelmesi hâlinde tarafların karşılaşacağı yapı, doğrudan bu Kanunun kurduğu düzendir.

Organlar ve işbölümü

Yargıtay, hukuk ve ceza daireleri ile bu dairelerin üstünde yer alan kurullardan oluşur. Hukuk Genel Kurulu ve Ceza Genel Kurulu, direnme kararları ve daireler arasındaki görüş ayrılıkları gibi hâllerde devreye girer. Bir dosyanın hangi daireye düşeceği işbölümü kararlarına göre belirlenir; bu nedenle temyiz dilekçesi hazırlanırken uyuşmazlığın hukuki niteliğinin doğru adlandırılması, dosyanın doğru dairede incelenmesini kolaylaştırır.

İçtihadı birleştirme kararlarının ağırlığı

Daireler ya da kurullar arasında aynı konuda farklı yönde kararlar bulunması hâlinde içtihadı birleştirme yoluna gidilir. Bu yolla verilen kararlar, benzer hukuki meselelerde bağlayıcı nitelik taşır ve alt derece mahkemeleri ile Yargıtay daireleri bakımından da uyulması gereken bir çerçeve oluşturur. Dilekçelerde bu kararlara dayanılacaksa, kararın konusunun somut uyuşmazlıkla gerçekten örtüşüp örtüşmediği titizlikle kontrol edilmelidir.

Temyiz dilekçesinde nelere dikkat edilir

  • Temyiz süresinin, kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren hesaplanması
  • Temyiz edilebilirlik sınırının ve kesinlik şartlarının önceden kontrolü
  • Sebeplerin soyut şikâyet yerine, hükmün hangi kısmına yönelik olduğu belirtilerek yazılması
  • Harç ve giderlerin süresi içinde yatırılması

Bozma, onama ve direnme

Daire kararı bozarsa dosya yerel mahkemeye döner. Mahkeme bozmaya uyabilir ya da önceki kararında direnebilir; direnme hâlinde inceleme ilgili genel kurula geçer. Taraflar açısından bu aşamada en sık yapılan hata, bozma kararının kapsamının yanlış okunmasıdır. Bozmanın hangi noktalara ilişkin olduğu, yeniden yapılacak yargılamanın sınırını da belirler.

Karar metinlerini kullanırken

Yargıtay kararlarına yapılan atıflarda, kararın hangi daireye ait olduğu ve konusunun uyuşmazlıkla benzerliği belirtilmelidir. Doğrulanamayan ya da içeriği kontrol edilmemiş karar atıfları, dilekçenin inandırıcılığını zayıflatır; bu nedenle yalnızca resmî kaynaktan teyit edilmiş kararlara dayanılması gerekir.

Buradaki anlatım genel çerçeve niteliğindedir. Temyiz süreleri ve kesinlik sınırları uyuşmazlığın türüne göre değiştiğinden, kararınızı tebliğ aldığınızda vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla