Mersin Üniversitesi Enerji Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği, bir üniversite bünyesindeki araştırma merkezinin amacını, faaliyet alanlarını, organlarını ve yönetim usulünü belirleyen ikincil düzenlemedir. Bu tür yönetmeliklerin hukuki dayanağı, yükseköğretim kurumlarının uygulama ve araştırma merkezi kurmasına imkân tanıyan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleridir; dolayısıyla metin, kanunun çizdiği çerçevenin dışına çıkacak bir yetki yaratamaz.
Merkez Yönetmeliklerinin Normlar Hiyerarşisindeki Yeri
Bir araştırma merkezi yönetmeliği, kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin altında yer alan bir düzenleyici işlemdir. Enerji teknolojileri alanında çalışan bir merkezin proje yürütmesi, dış paydaşla protokol imzalaması veya döner sermaye kapsamında hizmet üretmesi, yönetmelikte sayılan faaliyet alanlarıyla sınırlıdır. Yönetmelikte yer almayan bir faaliyetin merkez adına yürütülmesi, işlemin yetki ve konu unsurları bakımından sakatlanmasına yol açabilir.
Organlar ve Karar Alma Düzeni
Bu yönetmelik ailesinde tipik olarak müdür, yönetim kurulu ve danışma kurulu şeklinde üçlü bir yapı bulunur. Uyuşmazlıkların önemli bir bölümü, kararın hangi organca alınması gerektiği sorusundan doğar:
- Müdürün tek başına alabileceği kararlar ile yönetim kurulu kararı gerektiren işlerin ayrımı
- Görev süresi dolan organ üyelerinin işlem yapmaya devam etmesi
- Toplantı ve karar yeter sayısına uyulmadan alınan kararların geçerliliği
- Rektörlük onayına bağlı işlemlerde onayın alınmamış olması
Enerji Alanına Özgü Uygulama Başlıkları
Enerji teknolojileri merkezleri; laboratuvar ölçüm ve test hizmeti, pilot uygulama, patent ve fikri hak doğuran araştırma çıktıları gibi alanlarda faaliyet gösterir. Bu çıktılarda hak sahipliğinin merkeze mi, üniversiteye mi yoksa araştırmacıya mı ait olacağı, ilgili sözleşme ve üniversite yönergeleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Dış kaynaklı proje fonlarında ise fon sağlayıcının tip sözleşmesi ile yönetmelik hükümlerinin uyumu önceden kontrol edilmelidir.
Yargısal Denetim Yolu
Merkez organlarının kararları idari işlem niteliğindedir ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde iptal davasına konu edilebilir. Burada üzerinde durulması gereken iki nokta vardır: kesin ve yürütülebilir bir işlemin varlığı ile dava süresinin işlemeye başladığı an. İç yazışma niteliğindeki görüş yazıları çoğu zaman dava konusu edilemezken, ilgilinin hukuki durumunu doğrudan etkileyen kararlar dava edilebilir. Yönetmeliğin kendisine karşı ise düzenleyici işlem olarak ayrıca dava açılabileceği gibi, uygulama işlemiyle birlikte de dava açılması mümkündür.
Uygulayıcılar İçin Kontrol Noktaları
- İşlemin dayanağı olan yönetmelik maddesini ve yürürlük tarihini teyit edin.
- Kararı alan organın o konuda yetkili olup olmadığını tutanaklardan doğrulayın.
- Tebliğ tarihini ve tebligatın usulüne uygunluğunu belgeleyin.
- Yönetmeliğin sonradan değiştirilmiş olup olmadığını kontrol edin; işleme, işlem tarihinde yürürlükte olan metin uygulanır.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Merkez kararlarına ilişkin somut bir uyuşmazlıkta, dosyadaki belgelerin ve güncel mevzuat metninin birlikte incelenmesi için hukuki danışmanlık alınması yerinde olur.