İçeriğe geç
AC

5235 Sayılı Kanun: Görevli Mahkemenin Belirlenmesi ve Görevsizlik Riski

16 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

5235 sayılı Kanun, adli yargıda ilk derece mahkemelerinin ve bölge adliye mahkemelerinin kuruluşunu, görev ve yetkilerini düzenler. Bir dosyanın hangi mahkemede açılacağı sorusunun cevabı büyük ölçüde bu kanunda ve ilgili usul kanunlarında yer alır. Yanlış mahkemede açılan dava esastan reddedilmez; ancak görevsizlik kararı verilmesi zaman kaybına, ek masrafa ve bazı hâllerde süre bakımından ciddi risklere yol açar.

Hukuk Yargısında Sulh ve Asliye Ayrımı

Hukuk mahkemeleri bakımından asıl kural, asliye hukuk mahkemesinin genel görevli olmasıdır. Sulh hukuk mahkemesi ise kanunda özel olarak sayılan işlere bakar; kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin uyuşmazlıklar, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi talepleri ile zilyetliğe yönelik bazı davalar bu kapsamda anılır. Görev kuralları kamu düzenindendir; taraflar anlaşarak değiştiremez ve mahkeme bunu kendiliğinden dikkate alır.

Ceza Yargısında Görev Nasıl Belirlenir

Ceza yargısında görev, kural olarak suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına, kanunda ayrıca sayılan bazı suçlar ile ağırlığı belirli eşiği aşan suçlar girer; bunun dışındaki işler asliye ceza mahkemesinde görülür. Bu nedenle iddianamede nitelendirmenin değişmesi, dosyanın mahkemesini de değiştirebilir. Nitelendirme tartışmasının duruşmanın ilerleyen aşamasına bırakılmaması, savunma stratejisi bakımından önemlidir.

Görevsizlik Kararı Verildiğinde Süre Yönetimi

Görevsizlik kararı verildiğinde dosyanın kendiliğinden görevli mahkemeye gitmesi beklenmemelidir. Kararın kesinleşmesinin ardından, kanunda öngörülen süre içinde görevli mahkemeye başvurularak dosyanın gönderilmesinin talep edilmesi gerekir. Bu adımın atlanması hâlinde dava açılmamış sayılabilir ve bu sonuç, zamanaşımı ya da hak düşürücü süre yaklaşmışsa telafi edilemez bir kayba dönüşür. Bu nedenle görevsizlik kararının tebliğ tarihi, dosyadaki en kritik tarihlerden biri olarak takvime işlenmelidir.

Görev ile Yetkiyi Karıştırmamak

Görev, hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise hangi yerdeki mahkemenin bakacağını ifade eder. İkisi farklı sonuçlara bağlanır. Yetki itirazı kural olarak süresinde ve usulüne uygun ileri sürülmelidir; kesin yetki hâlleri dışında bu itiraz zamanında yapılmazsa mahkeme yetkili hâle gelebilir. Buna karşılık görev, dosyanın her aşamasında gözetilir.

Dava Açmadan Önce Kısa Kontrol

  • Uyuşmazlığın türü kanunda özel görevli bir mahkemeye bırakılmış mı
  • Ticari nitelik, iş ilişkisi ya da tüketici sıfatı gibi mahkemeyi değiştiren bir unsur var mı
  • Dava öncesi zorunlu bir aşama, örneğin arabuluculuk şartı aranıyor mu
  • Yetkili yer bakımından sözleşmede geçerli bir kayıt bulunuyor mu

Bu yazı genel usul bilgisi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Görevli ve yetkili mahkemenin tespiti uyuşmazlığın niteliğine göre değiştiğinden, dava açmadan önce dosyanıza özgü bir hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla