Enerji iletim yatırımlarında güzergâh üzerindeki taşınmazlar çoğu zaman malik haberdar olmadan idari bir kararla kamulaştırma kapsamına girer. 5245 sayılı karar, 154 kV Antalya GIS Projesi kapsamındaki bazı taşınmazların Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü eliyle acele kamulaştırılmasına ilişkindir. Aşağıda, kapsama giren taşınmazın maliki bakımından süreç hangi sırayla işler ve hangi aşamada müdahale edilebilir, adım adım açıklanmıştır.
Acele kamulaştırmayı olağan usulden ayıran nokta
Olağan kamulaştırmada idare önce satın alma usulünü işletir; acele kamulaştırmada ise idare, bedel tespiti tamamlanmadan taşınmaza el koyabilmek için mahkemeden kıymet takdiri ve el koyma kararı ister. Malik açısından bunun anlamı şudur: taşınmazın fiilen kullanımı, bedel uyuşmazlığı sürerken sona erebilir. Bu nedenle itiraz stratejisi, bedel tartışmasıyla el koyma tartışmasını ayrı ayrı kurgulamayı gerektirir.
Kapsamda olup olmadığınızı doğrulama
İlk yapılması gereken, kararın ekindeki listede ada ve parsel bilginizin gerçekten yer alıp almadığını tapu kayıtlarıyla karşılaştırmaktır. Uygulamada sık görülen sorunlar şunlardır:
- Parsel numarasının imar uygulaması sonrası değişmiş olması
- Hisseli taşınmazlarda paydaşlardan yalnızca birine tebligat yapılması
- Taşınmaz üzerindeki ağaç, yapı ve tesislerin listede eksik gösterilmesi
Bedel tespiti aşamasında malikin rolü
Bedel, mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyetinin raporu üzerinden belirlenir. Malikin katkısı burada belirleyicidir: emsal satış örnekleri, taşınmazın gelir getiren kullanımına ilişkin kayıtlar, yapı ruhsatı ve zirai üretim belgeleri rapora karşı yapılacak itirazın dayanağını oluşturur. Keşif gününe katılmamak, sonradan telafisi güç bir eksiklik doğurur.
İdari yargı yolunun ayrı bir hat olarak yürütülmesi
Kamulaştırma işleminin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, bedel davasından bağımsız biçimde idari yargıda iptal istemi gündeme gelebilir. Burada tartışılan konu bedelin miktarı değil, kamu yararı ile aciliyet koşulunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğidir. İki sürecin birbirini nasıl etkileyeceği baştan planlanmalıdır.
Tebligat gecikmesi neden en kritik risk?
Bu tür dosyalarda hak kaybının başlıca sebebi, tebligatın adres kayıt sistemindeki eski adrese yapılması ve malikin süreçten geç haberdar olmasıdır. Tapu kaydındaki adres bilgisinin güncel tutulması, taşınmaz köyde veya uzun süredir kullanılmayan bir arazide ise muhtarlık ve tapu müdürlüğü nezdinde periyodik kontrol yapılması, sürelerin kaçırılmaması bakımından somut bir koruma sağlar.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her taşınmazın tapu durumu, güzergâhtaki konumu ve tebligat geçmişi farklı sonuçlar doğurabilir; dosyanızın kendi belgeleri üzerinden hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olacaktır.