İçeriğe geç
AC

5257 Sayılı Karar: BM Listeleri Kapsamında Malvarlığı Dondurma ve Listeden Çıkarma Başvurusu

16 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin ilgili kararlarıyla listelenen kişi, kuruluş veya organizasyonların tasarrufundaki malvarlığının dondurulmasına ilişkin listede değişiklik yapan 5257 sayılı karar, uluslararası yaptırım rejiminin iç hukuka yansımasıdır. Bu metin, listeye alınmanın somut sonuçlarını ve ilgililerin başvurabileceği yolları açıklar.

Dondurma kararının niteliği

Malvarlığının dondurulması bir mülkiyet devri değil, tasarruf yetkisinin askıya alınmasıdır. Kararın kapsamına giren kişi veya kuruluş, malvarlığının maliki olmaya devam eder; ancak bu değerler üzerinde satış, devir, teminat gösterme ve çoğu hâlde tahsil işlemi yapamaz. Uygulama, karar Resmî Gazete'de yayımlandığı anda etki doğurur.

İlgililer bakımından doğan sonuçlar

Kararın günlük hayattaki yansımaları şu başlıklarda toplanır:

  1. Banka hesapları üzerindeki işlemlerin durdurulması
  2. Tapu ve sicil kayıtlarına konulan tasarruf kısıtları
  3. Şirket ortaklık paylarının devrinin engellenmesi
  4. Yurt dışı ödeme ve transfer taleplerinin reddedilmesi

İsim benzerliği: en sık karşılaşılan hata

Listeler ad, soyad ve doğum bilgisi gibi verilerle tutulduğundan, aynı veya benzer isim taşıyan üçüncü kişilerin işlemleri de fiilen engellenebilir. Bu durumda yapılması gereken, kimlik farklılığını gösteren nüfus kayıt örneği, kimlik belgesi ve gerektiğinde adli sicil kaydı ile ilgili kuruma başvurarak kaydın kendisiyle ilişkilendirilmediğini belgelemektir. Bankaya yapılan sözlü itiraz sonuç doğurmaz; başvurunun yazılı ve kayıtlı olması gerekir.

Listeden çıkarma ve itiraz mekanizması

Listeye alınma uluslararası bir karara dayandığından, süreç hem uluslararası hem iç hukuk boyutu taşır. İç hukukta, dondurma kararının uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı idari başvuru ve dava yolu değerlendirilebilir. Başvurunun; listelemeye esas alınan olguların gerçekle bağdaşmadığını, ilişkilendirmenin maddi hataya dayandığını veya kişinin listedeki kayıtla aynı kişi olmadığını somut belgeyle ortaya koyması beklenir.

Ticari ilişkilerde pratik etkiler

Yükümlü kuruluşlar, müşterilerini listelere karşı tarama yükümlülüğü altındadır. Bu nedenle listede yer alan bir kişiyle ticari ilişki kurulması, karşı taraf bakımından da inceleme başlatabilir. Ticari sözleşmelerde yaptırım listelerine ilişkin beyan ve fesih hükümlerine yer verilmesi, taraflar için öngörülebilirlik sağlar.

Bu bilgiler genel niteliktedir; listeleme kayıtları ve uygulanan tedbirler kişiden kişiye değiştiğinden, bir hesap veya işlem kısıtıyla karşılaşıldığında ivedilikle belge toplanarak hukuki değerlendirme yapılması önem taşır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla