8485 sayılı kararla, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1 inci maddesinde düzenlenen kanuni faiz oranı, 1/6/2024 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık %24 olarak belirlenmiştir. Bu oran, alacak davalarının sonucunda hükmedilecek tutarı asıl alacak kadar etkileyebildiği için, dava açılmadan önce doğru kurgulanması gereken bir başlıktır.
Kanuni faiz ile temerrüt faizini karıştırmayın
Kanuni faiz, sözleşmede faiz kararlaştırılmamış hâllerde uygulanacak genel orandır. Temerrüt faizi ise borçlunun borcunu zamanında ödememesi nedeniyle işleyen faizdir ve ticari işlerde farklı bir rejime tabidir. Dilekçede yalnızca faiz denilerek talep edilmesi, hükmedilen oranın beklenenden düşük kalmasına yol açabilir. Talep, alacağın niteliği belirtilerek açıkça yazılmalıdır.
Faizin başlangıç tarihi çoğu zaman orandan daha önemlidir
Faizin hangi tarihten itibaren işleyeceği, alacağın türüne göre değişir. Vadeye bağlı alacaklarda vade tarihi, vadesiz alacaklarda ihtarname ile temerrüde düşürülen tarih, haksız fiilden doğan alacaklarda ise fiil tarihi öne çıkar. Bu nedenle dosyada şu belgelerin tarihleri netleştirilmelidir:
- Fatura, sözleşme veya senetteki vade
- Keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi
- İcra takibine geçilmişse ödeme emrinin tebliği
- Kısmi ödemelerin yapıldığı tarihler
Oran değişimi ve dönemsel hesaplama
Kanuni faiz oranı zaman içinde yeniden belirlendiğinden, uzun süreli alacaklarda tek bir oranla toplu hesap yapılamaz. Faiz, her dönemde yürürlükte olan orana göre bölümlere ayrılarak hesaplanır. Bilirkişi hesap raporlarındaki hataların önemli bir kısmı tam olarak bu noktada, dönem geçişlerinin gözden kaçırılmasında ortaya çıkar; rapora itiraz ederken hesap tablosunun dönem dönem karşılaştırılması gerekir.
Belirsiz alacak, ıslah ve faiz kaybı
Dava başında düşük gösterilen alacağın sonradan artırılması hâlinde, artırılan kısım için faizin hangi tarihten işleyeceği ayrı bir tartışmadır. Bu risk, davanın türünün baştan doğru seçilmesiyle azaltılır. Ayrıca dilekçede faiz talebinin hiç yazılmaması hâlinde, mahkemenin kendiliğinden faize hükmetmesi beklenemez; bu, uygulamada en sık karşılaşılan ve telafisi güç eksikliklerden biridir.
İcra takibinde faiz kaleminin gösterilmesi
Takip talebinde faiz türü, oranı ve başlangıç tarihi açıkça yazılmalıdır. Eksik veya hatalı gösterim, borçlunun itirazı üzerine takibin bu kalem yönünden durmasına ve ek yargılama yüküne yol açar.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunmak içindir; alacağınızın ticari olup olmaması ve sözleşmenizdeki hükümler uygulanacak faizi değiştirebileceğinden, dava veya takip öncesinde hesabın bir hukukçuyla kontrol edilmesi yararlı olur.