906 sayılı karar, bazı anlaşmaların yürürlüğe girdiği tarihlerin tespit edilmesine ilişkindir. İlk bakışta teknik ve şekli görünen bu tür kararlar, uygulamada çok somut sonuçlar doğurur: bir anlaşmanın hangi tarihte yürürlüğe girdiği, o anlaşmanın hangi olaylara uygulanacağını belirler. Bu rehberde konu, yürürlük tarihinin pratik etkisi üzerinden ele alınmıştır.
Milletlerarası Anlaşmaların İç Hukuktaki Yeri
Anayasanın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. Bu, anlaşmanın yalnızca devletler arasında değil, kişilerin hukuki durumu bakımından da doğrudan sonuç doğurabileceği anlamına gelir. Dolayısıyla anlaşmanın yürürlük tarihi, bir kanunun yürürlük tarihi kadar belirleyicidir.
İmza, Onay ve Yürürlük Aynı Şey Değildir
Bir anlaşma metninin imzalanması, onaylanması ve yürürlüğe girmesi farklı aşamalardır ve çoğu zaman aralarında aylar hatta yıllar bulunur. Anlaşmalar genellikle tarafların iç onay süreçlerinin tamamlandığını birbirine bildirmesinden sonra yürürlüğe girer. Yürürlük tarihinin sonradan tespit edilerek ilan edilmesinin sebebi budur.
Tarih Neden Somut Hak Doğurur
Yürürlük tarihinin belirlenmesi, özellikle şu alanlarda doğrudan sonuç yaratır:
- Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında hangi vergilendirme dönemine uygulanacağı,
- Sosyal güvenlik anlaşmalarında yurt dışı hizmet sürelerinin birleştirilmesi,
- Adli ve hukuki iş birliği anlaşmalarında istinabe ve belge dolaşımı usulleri,
- Karşılıklı yatırım ve ticaret düzenlemelerinde uygulanacak rejim.
Yanlış bir tarih varsayımıyla yapılan başvuru, kapsam dışı kaldığı gerekçesiyle reddedilebilir.
Doğru Tarihe Nasıl Ulaşılır
- Anlaşmanın adını ve taraf devletleri tam olarak belirleyin.
- Resmî Gazete yayımını esas alın; ikincil kaynaklara dayanmayın.
- Onay kararı ile yürürlük tarihini tespit eden kararı ayrı ayrı kontrol edin.
- Anlaşmanın kendi metnindeki uygulanma başlangıcına ilişkin maddeyi okuyun; yürürlük tarihi ile uygulanacağı dönem farklı olabilir.
Geçmişe Etki Meselesi
Bazı anlaşmalar, yürürlük tarihinden sonraki dönemler için uygulanır; bazıları ise belirli bir tarihten itibaren doğan durumları kapsar. Bu ayrımın anlaşmanın kendi hükümlerinden çıkarılması gerekir. Genel bir varsayımla hareket etmek, özellikle vergi ve sosyal güvenlik başvurularında sonradan düzeltilemeyen sonuçlar doğurabilir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sizi ilgilendiren anlaşmanın metni, Resmî Gazete yayımı ve kendi uygulanma hükümleri birlikte incelenmeden bir sonuca varılmamalı; tereddüt hâlinde konunun uzmanına danışılmalıdır.