Bir milletlerarası anlaşmanın imzalanması ile o anlaşmanın Türkiye bakımından hüküm doğurmaya başlaması aynı an değildir. Arada onay, bildirim ve yayım gibi aşamalar bulunur. 9623 sayılı Karar da bazı anlaşmaların yürürlüğe girdiği tarihlerin resmen tespit edilmesine ilişkindir. Görünüşte teknik olan bu işlem, uygulamada vergi, sosyal güvenlik ve adli yardımlaşma dosyalarında doğrudan sonuç doğurur.
Yürürlük Tarihi Neden Ayrıca Tespit Edilir?
Anayasa, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmaların kanun hükmünde olduğunu düzenler. Çok sayıda anlaşma ise metninde, tarafların iç hukuk işlemlerinin tamamlandığını birbirine bildirmesinden sonra belirli bir sürenin geçmesiyle yürürlüğe gireceğini öngörür. Bu nedenle yürürlük anı, imza veya onay tarihinden değil, karşılıklı bildirimin tamamlandığı andan hesaplanır. Tespit kararları tam olarak bu belirsizliği ortadan kaldırır.
Hangi Uyuşmazlıklarda Karşımıza Çıkar?
- Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları: hangi vergilendirme dönemine hangi rejimin uygulanacağı yürürlük tarihine bağlıdır.
- Sosyal güvenlik anlaşmaları: yurt dışında geçen sürelerin birleştirilmesi ve sağlık yardımı talepleri.
- Adli yardımlaşma ve tebligat anlaşmaları: yurt dışına yapılacak tebligatın usulü ve geçerliliği.
- Yatırımların karşılıklı teşviki anlaşmaları: tahkim şartına dayanılabilmesi için anlaşmanın ilgili dönemde yürürlükte olması gerekir.
Metne ve Tarihe Nasıl Ulaşılır?
Bir iddianın dayanağı yapılacaksa, anlaşmanın Resmî Gazete'de yayımlanmış Türkçe metni ile yürürlük tarihini tespit eden kararın birlikte dosyaya sunulması gerekir. İnternette dolaşan özet tablolar veya kurum duyuruları tek başına yeterli kabul edilmez; özellikle sonradan yapılan değişiklik protokolleri, ana anlaşmadan farklı bir tarihte yürürlüğe girmiş olabilir.
Uygulamada Yapılan Tipik Hata
En sık rastlanan hata, olayın gerçekleştiği tarihte henüz yürürlükte olmayan bir anlaşmaya dayanılmasıdır. Örneğin geçmiş bir döneme ilişkin vergi iadesi talebinde, o dönemde yürürlükte bulunmayan anlaşma hükmüne dayanmak talebi baştan sonuçsuz bırakır. Aynı şekilde feshedilmiş veya yerine yenisi konulmuş bir anlaşmanın hâlâ yürürlükte sanılması da benzer sonuç doğurur.
Kısa Kontrol Adımları
- Olayın tarihini belirleyin ve anlaşmanın o tarihte yürürlükte olup olmadığını doğrulayın.
- Ana metin ile değişiklik protokollerini ayrı ayrı kontrol edin.
- Karşı devletin de anlaşmayı yürürlüğe koyup koymadığına bakın.
- Metnin Resmî Gazete künyesini dosyaya ekleyin.
Bu içerik yalnızca yönlendirici bir çerçeve sunar. Milletlerarası anlaşmaya dayanan bir talepte, somut olayın tarihleri ve ilgili devletin uygulaması birlikte incelenmeli, gerekirse alanında çalışan bir hukukçudan görüş alınmalıdır.