İçeriğe geç
AC

Sözleşmede Ayıp İddiasının İspatı: Muayene, İhbar ve Sulh ile Dava Arasındaki Seçim

7 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 93 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Ayıp iddiasında haklı olmak ile bunu ispat edebilmek farklı şeylerdir. Uygulamada taleplerin önemli bir bölümü, ayıbın varlığından değil muayene ve bildirim külfetinin zamanında yerine getirilmediğinden ötürü sonuçsuz kalır. Bu rehber, ayıbın kayda geçirilmesinden seçimlik hakların kurgulanmasına uzanan ispat hattını ele alır.

Gözden Geçirme ve Bildirim Külfeti

Alıcı, teslim aldığı şeyi işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Açık ayıplarda bu külfet hemen, gizli ayıplarda ise ayıbın ortaya çıkmasının ardından doğar. Bildirimin yapılmaması, malın kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle bildirimin içeriği kadar tarihinin ispatı da önemlidir; noter ihtarnamesi, kayıtlı elektronik posta veya karşı tarafça imzalanmış teslim tutanağı en güçlü araçlardır.

Ayıbı Kayıt Altına Almanın Yolları

  • Teslim anında düzenlenen ve karşı tarafça imzalanan tutanak
  • Ürünün açılış ve kurulum aşamasını gösteren tarihli görüntü kayıtları
  • Servis, montaj ya da bakım firmasından alınan teknik değerlendirme
  • Mahkemeden istenecek delil tespiti kararı
  • Aynı partiden diğer teslimlere ilişkin karşılaştırmalı kayıtlar

Bunlar arasında delil tespiti, malın niteliğinin zamanla değişeceği hallerde en güvenilir yoldur; ürün onarılmadan ya da elden çıkarılmadan önce talep edilmelidir.

Seçimlik Hakların Sıralanması

Alıcının önünde sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım ve ayıpsız benzeriyle değiştirme seçenekleri bulunur. Bu haklardan biri kullanıldığında karşı tarafa bağlayıcı bir irade bildirilmiş olur; bu nedenle talep mektubunda öncelikli ve ikincil talep açıkça ayrılmalıdır. Dönme hakkı, ayıbın sözleşmenin amacını ortadan kaldıracak ağırlıkta olmadığı hallerde ölçüsüz bulunabilir; böyle dosyalarda bedel indirimi daha isabetli sonuç verir.

Zamanaşımı ve Hile İstisnası

Ayıptan doğan talepler kural olarak teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; taşınmaz yapılar ve ağır kusur içeren haller için farklı süreler söz konusu olabilir. Satıcı ayıbı hile ile gizlemişse zamanaşımı savunmasından yararlanamaz. Bu istisnanın ileri sürülebilmesi için gizlemenin bilinçli olduğunu gösteren yazışma ya da kayıtların dosyaya konulması gerekir.

Sulh mü, Dava mı

Onarım veya kısmi iade içeren bir sulh, teknik incelemenin uzun süreceği dosyalarda ticari olarak akılcı olabilir. Buna karşılık ayıp seri üretimden kaynaklanıyor ve tekrar riski taşıyorsa, çözümün mahkeme kararıyla netleştirilmesi tercih edilebilir. Ticari nitelikteki para alacaklarında arabuluculuğun dava şartı olduğu da planlamaya dahil edilmelidir.

Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir; sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı sonucu değiştirebileceğinden, talebinizi iletmeden önce hukuki görüş almanız yararlı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla