İçeriğe geç
AC

Haksız Fiilde İhbar ve İtiraz Adımları: Uzlaşma mı, Dava mı?

1 Nisan 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Haksız fiilden doğan zararlarda süreç çoğu zaman bir ihbar veya ihtarla başlar; ancak asıl kritik soru, bu bildirimden sonra karşı tarafla uzlaşmaya mı gidileceği yoksa doğrudan dava mı açılacağıdır. TBK, HMK ve tüketici ilişkisi varsa TKHK'nın birlikte okunduğu bu alanda, yanlış sıralanmış bir adım hem zaman hem de talep hakkı kaybına yol açabilir.

İhbar Neyi Sağlar, Neyi Sağlamaz?

Uygulamada en sık karıştırılan nokta, ihtarnameye yüklenen anlamdır. İhbar; zararın ve failin bilindiğini ortaya koyan, karşı tarafı temerrüde düşürmeye elverişli ve müzakere kapısını açan bir belgedir. Buna karşılık tek başına bir ihtarname zamanaşımını kesmez. Zamanaşımını kesen sebepler kanunda sınırlı biçimde sayılmıştır ve bunların başında dava açılması, icra takibi yapılması ve borçlunun borcu ikrar etmesi gelir. Bu ayrım gözden kaçtığında, "ihtar çektik, süre yeniden başladı" varsayımıyla dosya beklemeye alınır ve hak kaybı doğar.

Bildirim Metninde Bulunması Gereken Unsurlar

  • Zarara yol açan olayın tarihi, yeri ve gelişim sırası
  • Zararın kalemlere ayrılmış dökümü: maddi zarar, kazanç kaybı, manevi talep
  • Ödeme veya giderim için tanınan makul süre ve ödeme yöntemi
  • Süre içinde karşılık verilmemesi hâlinde başvurulacak hukuki yol
  • Talebin dayandığı belgelerin listesi ve gerektiğinde örnekleri

Uzlaşma ile Dava Arasındaki Kararı Nasıl Vermeli?

Bu tercih duygusal değil, ölçülebilir bir karşılaştırmayla yapılmalıdır. Değerlendirmeye alınacak başlıklar; zararın belgelenebilirlik düzeyi, karşı tarafın ödeme gücü ve sigorta koruması, kusur oranının tartışmalı olup olmadığı, yargılamanın öngörülen süresi ve masraf yüküdür. Kusurun net, zararın belgeli olduğu dosyalarda müzakere gücü yüksektir. Kusur paylaşımının tartışmalı olduğu, bilirkişi incelemesi gerektiren dosyalarda ise erken uzlaşma çoğu kez gerçek zararın altında bir sonuç üretir.

Müzakere Sürerken Korunması Gereken Haklar

Görüşmelerin uzaması, kendi başına bir risktir. Bu nedenle müzakere takvimi ile zamanaşımı takvimi ayrı ayrı izlenmeli; görüşmeler sonuçsuz kalırsa dava veya takip için gereken hazırlık paralel yürütülmelidir. Yapılan yazışmalarda talebin kapsamı daraltılmamalı, kısmi ödeme kabul edilecekse bunun feragat anlamına gelmediği yazılı olarak kayıt altına alınmalıdır. İbra metinlerinin kapsamı, sonradan ortaya çıkabilecek zararları da kapsayacak biçimde geniş yazıldığında geri dönüş imkânı kalmayabilir.

Dava Yoluna Geçilirken Kontrol Listesi

  1. Talep kalemleri ayrıştırılıp her biri için dayanak belge eşleştirilir.
  2. Belirsiz alacak, kısmi dava veya tam eda tercihinin sonuçları karşılaştırılır.
  3. Faiz başlangıç tarihi, olay tarihi ve temerrüt tarihi ayrı ayrı belirlenir.
  4. Tanık beyanları, kamera kaydı ve teknik rapor gibi deliller sunum sırasına göre dizilir.
  5. Görevli ve yetkili mahkeme, taraf sıfatları ile birlikte kontrol edilir.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir; her dosyanın kusur yapısı, delil durumu ve süre hesabı farklıdır. Somut olayınızda adım atmadan önce dosyanızın bir hukukçu tarafından incelenmesi yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla