Bir zararın tazmini söz konusu olduğunda, en belirleyici unsur çoğu zaman esasa değil süreye ilişkindir. TBK, HMK ve TKHK çerçevesinde bu rehber, haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde ihbar ve zamanaşımı yönetimini, en sık hak kaybı sebebi olan zararı ve fiili belgeleyen delilin geç toplanmasını merkeze alarak ele alır.
İki Ayrı Sürenin Birlikte İşlemesi
Haksız fiilde tazminat talebi, hem zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa süreye hem de fiilden itibaren işleyen daha uzun bir üst süreye tabidir. İki süreden hangisinin önce dolacağı dosyaya göre değişir; bu nedenle öğrenme tarihi ve fiil tarihi ayrı ayrı kaydedilmelidir.
Zararı Kayıt Altına Almak
Zaman ilerledikçe delil kaybolur; bu yüzden zarar en taze haliyle belgelenmelidir:
- Olay yerine ve zarara ilişkin fotoğraf ve tutanaklar
- Onarım, tedavi veya kayıp gelire dair fatura ve raporlar
- Fiili gerçekleştiren kişiyi gösteren kayıt ve tanık bilgileri
İhtar ve İhbarın İşlevi
Dava öncesi karşı tarafa yapılacak yazılı ihtar, hem uzlaşma kapısını açar hem de temerrüdü belgeler. İhtarın içeriği ölçülü ve talep edilen tutarı belirtir nitelikte olmalı; sonradan davadaki taleple çelişmemelidir.
Süreç Takvimini Kurmak
- Fiil tarihi ile öğrenme tarihi ayrı ayrı işaretlenir.
- Uygulanacak sürelerden erken dolan esas alınarak son gün belirlenir.
- Zarar delilleri gecikmeden toplanır ve tarihlenir.
- İhtar sonrası uzlaşma sağlanamazsa dava için hazır dosya bekletilir.
Zamanaşımı def'i, esası haklı bir talebi dahi sonuçsuz bırakabilir. Buradaki bilgiler geneldir; kendi olayınızda hangi sürenin geçerli olduğu için belgelerinizle birlikte hukuki destek almanız yerinde olur.