Bir zarar hem taraflar arasındaki sözleşmeye hem de genel bir hukuka aykırılığa dayanabilir. Haksız fiil ile sözleşmesel sorumluluk arasındaki ayrım, sözleşmenin yorumu ile yakından ilişkilidir ve tazminatın kapsamını doğrudan etkiler. TBK bu iki sorumluluğu düzenler; ispat kuralları HMK, tüketici tarafı varsa TKHK devreye girer.
İki Sorumluluğun Farkı Neden Önemli
Sözleşmeye dayalı sorumlulukta taraflar arasında önceden kurulmuş bir borç ilişkisi vardır; kusurun ispatı ve zamanaşımı bu ilişkiye göre şekillenir. Haksız fiilde ise böyle bir bağ yokken hukuka aykırı bir davranışla zarar verilmiştir. Aynı olay bazen her ikisine de dayanabilir; bu durumda hangisinin daha lehe olduğunu seçmek önem kazanır.
Sözleşme Nasıl Yorumlanır
Sözleşme yorumunda öncelik, tarafların gerçek ve ortak iradesidir. Kullanılan kelimelerin lafzı ile tarafların amacı çeliştiğinde, sözleşmenin bütünü, kurulma amacı ve dürüstlük kuralı birlikte değerlendirilir. Belirsiz kalan bir hükmün, onu düzenleyen tarafın aleyhine yorumlanması ilkesi de sıkça uygulanır.
İspat Yükünün Dağılımı
Sözleşmesel talepte, borcun ifa edilmediğini ileri süren tarafın iddiasını; kendisine borç yüklenen tarafın ise ifa ettiğini veya sorumlu olmadığını göstermesi beklenir. Haksız fiilde zarar, fiil, nedensellik ve kusur unsurlarının gösterilmesi gerekir. Yazışmalar, teslim belgeleri ve tanıklar bu ayrımı belirleyen kanıtlardır.
Talebi Doğru Kurmak
Aynı zarar için birden çok dayanağın bulunması, dilekçede bunların kademeli biçimde ileri sürülmesine imkân verir. Böylece bir dayanak kabul görmezse diğeri değerlendirilebilir. Zamanaşımı süreleri iki sorumlulukta farklı işleyebildiğinden, hangi dayanağın öne alınacağı süre yönünden de anlam taşır.
Sözleşmenizin metni ve olayın gelişimi sonucu değiştirebileceğinden, buradaki genel açıklama yerine somut belgelerinizi bir hukukçuyla inceleyip talebi doğru dayanağa oturtmanız yararınıza olur.