Sözleşme ihlali dosyalarında ihlalin varlığını göstermek çoğu zaman kolaydır; asıl güçlük zararın miktarını inandırıcı biçimde hesaplamaktır. Yuvarlak bir rakamla açılan dava, hakkı bulunan tarafı bile zor duruma düşürebilir. Bu rehber TBK, HMK ve TKHK çerçevesinde tazminat hesabını adım adım kurar ve ihtar ile tebligat gecikmesinin hesap üzerindeki etkisini gösterir.
Zararı Kalemlere Ayırmak
Hesap yapmadan önce zarar üç kalemde ayrıştırılmalıdır: fiilen yapılan harcamalar, elde edilemeyen kazanç ve ihlal nedeniyle katlanılan ek maliyetler. Bu ayrım yapılmadığında bilirkişi incelemesinde kalemler birbirine karışır ve talebin bir kısmı ispatsız kabul edilir. Her kalemin karşısına dayandığı belge yazılmalı, belgesi olmayan kalem baştan işaretlenmelidir.
Temerrüt Anını Doğru Kurmak
Tazminat ve faiz tartışmasının başladığı nokta, borçlunun temerrüde düştüğü andır. Kural olarak bu an, ifa için yapılan ihtarla belirlenir; sözleşmede kesin vade kararlaştırılmışsa ayrıca ihtara gerek kalmayabilir. Uygulamadaki hata, ihtarın gönderilmiş olmasının yeterli sayılmasıdır. Önemli olan gönderim değil, karşı tarafa ulaşmasıdır; bu nedenle tebliğ belgesi dosyanın en kritik evrakıdır.
Tebligat Gecikmesi Faizi Nasıl Eritir
İhtarın eski adrese gönderilmesi veya tebliğ şerhinin takip edilmemesi, temerrüt tarihinin ileri bir tarihe kaymasına yol açar. Aradaki her ay, talep edilebilecek faizin doğrudan azalması demektir. Ticari ilişkilerde adres değişikliği sık yaşandığından, ihtar öncesinde güncel adresin teyidi hesabın bir parçası sayılmalıdır.
Hesabı Ayakta Tutan Belgeler
- Sözleşmenin imzalı nüshası ve varsa ek protokoller
- Ödeme dekontları ile fatura ve irsaliyeler
- İhlali gösteren yazışmalar; tarih görünecek biçimde
- İkame tedarik yapıldıysa alternatif teklif ve faturalar
- Cezai şart kararlaştırılmışsa ilgili madde ve uygulanma koşulu
Talebin Biçimi de Bir Strateji
Zararın tamamı baştan hesaplanamıyorsa, talebin usul hukukunun izin verdiği biçimde belirsiz alacak veya kısmi talep olarak kurulması gündeme gelir. Bu tercih, harç yükünü ve ıslah ihtiyacını doğrudan etkiler. Karşı taraf tüketici sıfatını taşıyorsa TKHK kapsamındaki koruyucu hükümler de hesabın çerçevesini değiştirir; bu ihtimal dava açılmadan önce değerlendirilmelidir.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Sözleşmenin metni, tarafların sıfatı ve ihlalin biçimi hesabı bütünüyle değiştirebileceğinden, dava öncesinde hesabın bir hukukçu ile birlikte kurulması yerinde olur.