Sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil nedeniyle doğan tazminat taleplerinde, belirli uyuşmazlık türleri için mahkeme kapısına gitmeden önce arabuluculuk aşamasından geçmek gerekir. Bu zorunluluğun kapsamının doğru belirlenmesi, davanın usulden reddedilmemesi için önemlidir.
Zorunlu mu, İhtiyari mi?
Ticari nitelikteki bazı alacak ve tazminat talepleri ile tüketici uyuşmazlıklarının bir bölümünde arabuluculuk dava şartıdır; yani bu aşama tüketilmeden açılan dava usulden reddedilebilir. Buna karşılık her tazminat talebi zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Bu ayrımın baştan yapılması, hem zaman hem masraf kaybını önler.
Arabuluculuk Sürecinin İşleyişi
Başvuru üzerine atanan arabulucu, tarafları bir araya getirerek anlaşma zemini arar. Anlaşma sağlanırsa düzenlenen tutanak, taraflar açısından bağlayıcı ve icra edilebilir nitelik kazanır. Anlaşmama hâlinde ise düzenlenen son tutanak, dava açabilmenin ön şartını oluşturur.
Sürecin Avantajları
- Uyuşmazlığın daha kısa sürede sonuçlanma imkânı
- Tarafların ilişkisini koruyabilen esnek çözümler
- Gizlilik ilkesi altında yürüyen görüşmeler
Anlaşmazlık Hâlinde Dava
Arabuluculuktan sonuç alınamazsa, tazminat talebi görevli mahkemede dava olarak ileri sürülür. Bu aşamada zararın kalem kalem hesaplanması, illiyet bağının kurulması ve kusur oranının belgelenmesi öne çıkar. Talep edilen miktarın somut dayanaklarla desteklenmesi, ıslah ihtimalini de baştan planlamayı gerektirir.
Zamanaşımına Dikkat
Tazminat taleplerinde zamanaşımı, alacağın türüne göre farklı işler. Arabuluculuğa başvuru, zamanaşımı bakımından koruyucu etki gösterebildiğinden, sürenin dolmasına yakın dosyalarda başvuru tarihi ayrıca kaydedilmelidir.
Bir tazminat talebinin arabuluculuğa tabi olup olmadığı ve hangi zamanaşımına bağlı olduğu dosyaya göre değişir; dava açmadan önce bu iki noktayı bir hukukçuyla netleştirmeniz, hak kaybını önler.