Bir sözleşmenin ihlali ya da haksız bir eylem sonucu uğranılan zararın giderilmesi tazminat davasının konusudur. Bu rehber TBK, HMK ve TKHK ekseninde tazminat taleplerinde ispat düzeninin nasıl kurulduğunu anlatır.
Sorumluluğun Dayanağı
Tazminat talebi ya bir sözleşmenin ihlaline ya da sözleşme dışı bir haksız fiile dayanır. Borçlar Kanunu her iki halde de belirli unsurların bir arada bulunmasını arar: hukuka aykırı bir davranış, bir zarar, davranış ile zarar arasında nedensellik bağı ve kural olarak kusur. Bu unsurlardan biri eksikse talep temelsiz kalır.
Zararı Somutlaştırmak
Davanın en zayıf halkası çoğu zaman zararın miktarının belirlenmesidir. Maddi zarar; fiilen uğranılan kayıp ve yoksun kalınan kazanç olarak ikiye ayrılır. Manevi zarar ise kişilik değerlerindeki ihlale bağlıdır. Talebin ölçülebilir biçimde ortaya konması gerekir:
- Fatura, sözleşme ve ödeme belgeleriyle fiili kaybın gösterilmesi
- Yoksun kalınan kazancın makul bir hesaba dayandırılması
- Gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle zararın hesaplanması
Nedensellik Bağı
Zararın, sorumlu tutulan davranıştan kaynaklandığı ortaya konmalıdır. Araya giren başka bir sebep, mağdurun kendi kusuru veya beklenmeyen bir olay bu bağı zayıflatabilir ya da tazminatı azaltabilir. Bu yüzden olay örgüsünün tarih sırasıyla ve belgelerle kurulması önemlidir.
Tüketici İşlemlerinde Fark
Uyuşmazlık bir tüketici işleminden doğuyorsa TKHK kapsamındaki koruyucu kurallar devreye girer ve görevli mahkeme ile başvuru yolu değişebilir. Bu ayrım baştan yapılmazsa dava yanlış mercide açılabilir.
Zamanaşımını Gözetmek
Tazminat talepleri belirli zamanaşımı sürelerine tabidir ve bu süreler talebin kaynağına göre farklılık gösterir. Sürenin geçmesi, haklı bir talebi dahi sonuçsuz bırakabilir.
Tazminat davaları, zararın ve nedensellik bağının ne kadar iyi belgelendiğine göre şekillenir. Elinizdeki delilleri ve süreleri bir hukukçuyla değerlendirmek, talebinizi sağlam bir zemine oturtur.