Borçlar ve Sözleşmeler alanında sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat, çoğu zaman miktarı yüzünden tartışılır. TBK ve usul yönünden HMK ile tüketici ilişkisi varsa TKHK çerçevesinde bu rehber, tazminat hesabının nasıl kurulacağını ve delil eksikliğinin talebi nasıl erittiğini ele alır.
Zararın Türü Hesabı Belirler
Sözleşmeye aykırılıkta ortaya çıkan zarar, fiili zarar ve yoksun kalınan kâr olarak ikiye ayrılır. Bu ayrım yapılmadan istenen tutar çoğu kez dayanaksız kalır. Talebin her kalemi, hangi zarar türüne girdiği açıkça gösterilerek kurulmalıdır.
Hesabı Ayakta Tutan Kalemler
- Fiili zarar: Malvarlığında doğrudan meydana gelen azalma.
- Yoksun kalınan kâr: Sözleşme yerine getirilseydi elde edilecek kazanç.
- Gecikme zararı: İfanın gecikmesinden doğan ek külfetler.
- Yan giderler: Aykırılık nedeniyle katlanılan makul masraflar.
Delil Eksikliğinin Hesaba Etkisi
Tazminat davalarında en sık kayıp, zararın varlığı kabul edilse bile miktarının ispatlanamamasıdır. Yoksun kalınan kâr özellikle belge istemeye açıktır; varsayıma dayalı hesaplar mahkemece indirilir ya da reddedilir. Bu yüzden her kalem, ölçülebilir bir dayanağa bağlanmalıdır.
Hesabı Kurarken İzlenecek Sıra
- Zararı fiili zarar ve yoksun kalınan kâr olarak ayırın.
- Her kalemi belge, kayıt veya hesap dayanağıyla eşleştirin.
- Bilirkişi incelemesi gerekiyorsa talebini dilekçeye baştan koyun.
Tazminat hesabında en güçlü hukuki gerekçe bile belgeyle desteklenmezse sonuçsuz kalabilir. Sözleşmenizin türüne ve zararın niteliğine göre ayrı bir değerlendirme için hukuki destek almanız önerilir.