Sözleşme ve haksız fiil kaynaklı taleplerde zamanaşımı, çoğu zaman esas tartışmadan önce gelen bir savunmadır ve tazminat hesabını doğrudan etkiler. TBK bu sürelerin genel çerçevesini, HMK yargılama usulünü, tüketici ilişkilerinde ise TKHK özel kuralları belirler.
Sürenin Başlangıcını Doğru Saptamak
Zamanaşımı tartışmasının kilit noktası, sürenin ne zaman işlemeye başladığıdır. Sözleşmeye aykırılıkta muacceliyet anı, haksız fiilde ise zararın ve failin öğrenildiği tarih belirleyicidir. Başlangıç anının yanlış alınması, aslında zamanında olan bir talebin süresi geçmiş gibi değerlendirilmesine yol açabilir.
Süreyi Etkileyen Durumlar
- Borçlunun borcu ikrar etmesiyle sürenin kesilmesi
- Dava veya icra takibinin süreye etkisi
- Tarafların durumundan kaynaklanan durma halleri
- Sözleşmede farklı sürenin kararlaştırılıp kararlaştırılamayacağı
Tazminat Kaleminin Zamanaşımıyla Bağı
Bir alacağın bazı kalemleri zamanaşımına uğrarken diğerlerinin ayakta kalması mümkündür; özellikle dönemsel edimlerde her dönem için süre ayrı işleyebilir. Bu nedenle tazminat hesabı yapılırken hangi kalemin hangi tarihten itibaren istenebilir olduğu tablo halinde çıkarılmalıdır. Faizin başlangıcı da bu hesabın ayrılmaz parçasıdır.
Zamanaşımının İleri Sürülmesi
Zamanaşımı kural olarak kendiliğinden dikkate alınmaz; savunmada açıkça ileri sürülmesi gerekir. Bu def'inin zamanında ve usulüne uygun yapılmaması, hakkın fiilen kaybına neden olabilir. Karşı taraf da sürenin kesildiğini gösteren belgeleri hazır tutmalıdır.
Değerlendirme
Zamanaşımı ve tazminat hesabı, ilişkinin türüne ve olayın tarihlerine göre değişen teknik bir alandır. Bu yazı genel ilkeleri aktarır; kendi alacağınızda sürelerin dolup dolmadığını belirlemek için tarih ve belgelerinizi bir hukukçuyla değerlendirmeniz önerilir.