İçeriğe geç
AC

Sözleşmeden Doğan Alacaklarda Zamanaşımı ve Arabuluculuk Süresinin Etkisi

7 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 3 Ağustos 2026

Bir alacağın hukuken var olması ile talep edilebilir olması ayrı şeylerdir. Zamanaşımı, borç ilişkisi geçerli kalsa bile alacaklının dava yoluyla tahsil imkânını zayıflatan bir savunmadır. Bu rehber, TBK ekseninde sözleşmesel alacaklarda zamanaşımının işleyişini ve dava şartı arabuluculuk aşamasının süreye etkisini pratik açıdan inceler.

Farklı Sözleşme Tiplerinde Süre Mantığı

Zamanaşımı süresi her alacak için aynı değildir; kira, satım, hizmet, eser ve tacir işlemlerinde farklı süreler ve başlangıç anları söz konusu olabilir. Önemli olan sürenin uzunluğunu ezberlemek değil, hangi tarihte işlemeye başladığını doğru tespit etmektir. Muacceliyet anı, son edim tarihi veya alacağın istenebilir hale geldiği gün, bu tespitin çekirdeğini oluşturur.

Zamanaşımını Kesen ve Durduran Haller

Süre kesintisiz akmaz. Borçlunun borcu ikrarı, kısmi ödeme, dava veya icra takibi gibi işlemler zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle geçmişte yapılan bir ödeme kaydı ya da yazışma, ilk bakışta zamanaşımına uğramış görünen bir alacağı canlı tutabilir.

  1. Alacağın doğduğu ve muaccel olduğu an belirlenir
  2. Araya giren ikrar, ödeme veya takip işlemleri taranır
  3. Kesilme sonrası sürenin yeniden başladığı tarih hesaplanır

Arabuluculuk Başvurusunun Süreye Etkisi

Ticari ve tüketici uyuşmazlıklarının önemli bölümünde arabuluculuk, davanın ön şartıdır. Arabuluculuğa başvuru, zamanaşımı bakımından koruyucu bir işlev görür; sürecin başlaması ile sona ermesi arasında süre işlemez. Bu koruma, son günlerde yapılacak başvurularda kritik önem taşır ve hakkın kaybını önleyebilir.

Karşı Tarafın Zamanaşımı Def'ini Önceden Öngörmek

Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; karşı taraf ileri sürmelidir. Bu nedenle dava açarken savunmada zamanaşımı def'inin geleceğini öngörüp, süreyi kesen olguları baştan delillendirmek stratejik üstünlük sağlar.

Her sözleşme ilişkisi kendi türü ve tarih akışıyla değerlendirilmelidir. Bu metin genel çerçeve sunar; alacağınızın zamanaşımına uğrayıp uğramadığını netleştirmek için sözleşme ve ödeme belgelerinizle birlikte hukuki görüş almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla