İçeriğe geç
AC

İnfaz Kararlarına İtiraz: Doğru Mercii ve Adım Sırası

23 Mart 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Hüküm kesinleştikten sonra dosya bitmez; bu kez 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun uygulaması başlar. Koşullu salıverilme tarihinin hesabı, denetimli serbestlik, açık kuruma ayrılma, disiplin cezaları ve mahsup işlemleri bu aşamanın tipik uyuşmazlıklarıdır. Bu rehber, infaz aşamasındaki kararlara karşı itirazın hangi mercie, hangi sırayla ve neye dayanarak yapılacağını konu alır.

Hangi Karar Kimin Önüne Gider

İtirazın ilk ve en çok hata yapılan noktası mercidir. Ceza infaz kurumu idaresinin ve gözlem kurulunun işlemleri ile disiplin cezaları infaz hâkimliğinin denetimine tabidir. Buna karşılık hükmün nasıl infaz edileceğine dair tereddütler ve mahsup gibi hükümle bağlantılı konular, kararı veren mahkemenin görev alanındadır. Yanlış mercie verilen dilekçe çoğu kez gönderilse dahi araya giren süre kaybı telafi edilemeyebilir.

Süre Kısa, Başlangıç Anı Belirleyici

Ceza muhakemesi rejiminde itiraz, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılır. Kısa sürenin yönetimi için başlangıç anının kaydı şarttır.

  • Tebliğ tarihi, tebligat parçası üzerinden doğrulanır
  • Kurumda tebliğ yapılmışsa tutanak örneği istenir
  • Dilekçe elden veriliyorsa havale tarihi taşıyan bir suret alınır
  • Vekil aracılığıyla takip ediliyorsa tebligatın kime yapıldığı kontrol edilir

Dilekçede Somutlaştırılması Gerekenler

  1. İtiraz edilen kararın tarihi ve konusu tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılır.
  2. Hesaplama itirazlarında kendi hesabınızı gün gün gösteren bir çizelge eklenir.
  3. Disiplin cezalarında savunma hakkının kullandırılıp kullandırılmadığı ayrıca tartışılır.
  4. İnfazın ertelenmesi veya durdurulması isteniyorsa bu talep ayrı bir başlık altında ileri sürülür.

Usule Aykırı İşlem İddiasını Kurmak

İnfaz uyuşmazlıklarında sonuç çoğu zaman esastan çok usulde belirlenir. Disiplin soruşturmasında savunma alınmaması, tutanakların ilgiliye okunmaması, kararın gerekçesiz bırakılması ya da itiraz yolunun ve süresinin bildirilmemesi, kararın kaldırılması sonucunu doğurabilecek nitelikte usul sakatlıklarıdır. Bu nedenle dilekçede önce usul denetimi, sonra esasa ilişkin değerlendirme yapılması daha etkili bir kurgudur.

Burada anlatılanlar genel bilgilendirme niteliğindedir. İnfaz rejimi suç tarihine ve hükmün içeriğine göre farklılaştığından, süre hesabı ve itiraz stratejisi için dosyanın tamamını gören bir hukukçuya danışılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla