İçeriğe geç
AC

İstinaf ve Temyizde Merci Hatası: Başvuru Nereye, Hangi Sürede Yapılır

28 Mayıs 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 88 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında kanun yolu aşaması, esas hakkındaki savunmadan bağımsız bir usul disiplini gerektirir. Uygulamada karşılaşılan sorunların önemli bölümü, kararın niteliğinin yanlış değerlendirilmesinden ve başvurunun yanlış yere yapılmasından doğar. CMK, TCK ve infaz boyutu bakımından 5275 sayılı Kanun birlikte okunduğunda tablo netleşir.

Kararın Niteliği Kanun Yolunu Belirler

Hüküm mü, karar mı, ara karar mı sorusu ilk sorulacak sorudur. Hükümlere karşı istinaf yolu açıkken, bazı kararlara karşı itiraz yolu öngörülmüştür. Bölge adliye mahkemesi kararlarının bir kısmı kesin nitelikte olduğundan temyiz edilemez. Bu ayrım gözden kaçırıldığında, süresi içinde yapılmış bir başvuru dahi usulden reddedilir. Karar metninin sonundaki kanun yolu bildirimi yol gösterici olsa da, hatalı bildirimin sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Başvuru Nereye Verilir

İstinaf ve temyiz başvurusu, kural olarak kararı veren mahkemeye verilen bir dilekçeyle veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla gerçekleştirilir; başvurunun doğrudan üst mercie gönderilmesi zaman kaybına yol açabilir. Tutuklu sanıkların ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla yaptığı başvuruların da süresinde sayılmasına ilişkin usul, tutukluluk hâlinde ayrı bir güvence oluşturur. Başvurunun tarih ve saatini gösteren havale kaydı mutlaka alınmalıdır.

Görevsiz Mahkemede Görülen Dava

  • Ceza yargılamasında görev kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
  • Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçun asliye ceza mahkemesinde görülmesi, hükmün bozulması sonucunu doğurabilir.
  • Suçun nitelendirilmesinin değişmesi görevi de değiştirebileceğinden, iddianamedeki niteleme yargılama boyunca izlenmelidir.
  • Yetki itirazı ise görevden farklıdır ve kanunda öngörülen aşamaya kadar ileri sürülmelidir.

Uzlaştırma Kapsamındaki Suçlarda Tercih

Bazı suçlar uzlaştırmaya tabidir ve bu usul soruşturma ile kovuşturma aşamalarında gündeme gelebilir. Uzlaşmanın kabulü, kanun yolu tartışmasını da sona erdirir; bu nedenle karar verilmeden önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya seçenek yaptırım ihtimalleri ile uzlaşma teklifi yan yana değerlendirilmelidir. Mağdur tarafında ise tazminat talebinin ayrı bir davanın konusu olduğu göz önünde tutulur.

Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar. Kararın türü ve tebliğ tarihi başvuru yolunuzu doğrudan etkileyeceğinden, süre işlemeye başlar başlamaz karar örneğiyle birlikte bir hukukçuya danışmanız gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla