İçeriğe geç
AC

Kovuşturma Aşamasında Uzlaştırma ve Süreler: Hangi Karar Neyi Kapatır

23 Mart 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 88 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında sürelerin çoğu gün hesabıyla işler ve kaçırıldığında geri dönüşü yoktur. CMK, uzlaştırma kapsamına giren suçlarda bu yolun yalnızca soruşturmada değil kovuşturma evresinde de işletilebilmesine imkân tanır; TCK hükümleri suçun niteliğini, 5275 sayılı CGTİHK ise hükmün infazına ilişkin sonuçları belirler.

Uzlaştırma Kapsamı Suça Göre Değişir

Her dosya uzlaştırmaya elverişli değildir. Kanun, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar ile ayrıca sayılan belirli suçlar bakımından bu yolu öngörür; kapsam dışı bir suçta tarafların anlaşması yargılamayı sona erdirmez, yalnızca zararın giderilmesi olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle ilk kontrol, isnadın hukuki nitelemesi ve dosyanın uzlaştırmaya elverişliliği üzerine yapılmalıdır.

Uzlaşmanın Sonucu ve Geri Alınamazlığı

Uzlaşma teklifi kabul edilip edim yerine getirildiğinde, kovuşturma evresinde düşme sonucu doğar. Edim taksitle ifa edilecekse, ifa gerçekleşmezse dosyanın nasıl kaldığı ayrıca değerlendirilir. Mağdur açısından kritik nokta, uzlaşma metninde maddi ve manevi zararın tamamının karşılandığı yönünde genel bir ibare bulunmasının sonraki tazminat talebini kapatabilmesidir.

Takvime Bağlanması Gereken Aşamalar

  1. İddianamenin kabulü ve duruşma günlerinin bildirimi.
  2. Delil ve tanık listesinin sunulması için verilen süreler.
  3. Bilirkişi raporuna karşı beyan süresi.
  4. Hükmün açıklanması veya tebliğinden itibaren istinaf süresi.
  5. Kesinleşme sonrası infaza ilişkin başvuru zamanları.

Sanık ve Mağdur İçin Farklı Öncelikler

Sanık bakımından uzlaşma, cezanın belirsizliğini ortadan kaldıran bir imkân olabilir; buna karşılık isnadın hiç gerçekleşmediği savunuluyorsa, uzlaşma kabulü fiilin varlığı yönünde bir izlenim doğurabilir. Mağdur bakımından ise hızlı bir edim, uzun yargılama sonunda tahsil edilemeyecek bir tazminattan daha somut sonuç verir. Bu karşılaştırma tahmin üzerinden değil, dosyadaki delil durumu üzerinden yapılmalıdır.

Kanun Yolu Dilekçesinde Sık Yapılan Hata

Başvuru dilekçelerinde yalnızca sonuca itiraz edilmesi yeterli değildir; hangi delilin nasıl değerlendirilmesi gerektiği, eksik bırakılan araştırmanın hangisi olduğu ve hukuki nitelemenin neden hatalı olduğu ayrı ayrı gösterilmelidir. Süre çok kısa olduğu için gerekçeli hükmün tebliğ tarihinin takibi hayati önemdedir.

Bu içerik genel bilgilendirme niteliğindedir. Ceza dosyalarında sonuç, isnadın türü ve delil durumuna göre büyük ölçüde değiştiğinden, uzlaşma teklifine cevap verilmeden önce bir müdafiin görüşünün alınması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla