Ceza yargılamasında esasa ilişkin en güçlü itiraz bile, kanun yoluna usulünce başvurulmadığı takdirde incelenmeden reddedilir. CMK'nın kanun yolları rejimi, istinaf ve temyiz bakımından farklı süreler, farklı merciler ve farklı sebep listeleri öngörür. Hak kaybının büyük bölümü hukuki değerlendirme hatasından değil, sürenin ne zaman başladığının yanlış hesaplanmasından doğar. 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz işlemleri devreye girdiğinde tablo daha da sıkışır.
Sürenin Başladığı An: Tefhim mi, Tebliğ mi?
Kanun yolu süresi, hükmün sanığın yüzüne karşı açıklanması hâlinde tefhimle; yokluğunda verilmişse tebliğle işlemeye başlar. Duruşmada hazır bulunulup bulunulmadığı, kısa kararın hangi kapsamda okunduğu ve gerekçeli kararın ne zaman tebliğ edildiği ayrı ayrı kayıt altına alınmalıdır. Uygulamada en sık görülen kayıp, gerekçeli karar beklenirken tefhimle başlayan sürenin dolmasıdır.
Başvuruyu Geçersiz Kılan Usul Hataları
- Dilekçenin kararı veren mahkeme yerine doğrudan üst mahkemeye verilmesi
- Süre tutum dilekçesi verildiği hâlde gerekçenin hiç sunulmaması
- Temyiz sebeplerinin, kanunun aradığı hukuka aykırılık çerçevesine oturtulmadan yalnızca maddi olay tartışmasıyla yazılması
- Kesin nitelikteki bir karara karşı kanun yoluna gidilmesi ya da açık olan yolun kesin sanılması
- Vekaletname veya müdafi görevlendirmesindeki eksiklik nedeniyle başvurunun geçersiz sayılması
Dilekçenin İç Yapısı
- Karar bilgileri, tefhim ve tebliğ tarihleri en başta gösterilir.
- Her aykırılık ayrı başlık altında ve dosyadaki sayfa/karar atfıyla birlikte yazılır.
- Usule ilişkin aykırılıklar ile esasa ilişkin itirazlar birbirine karıştırılmaz.
- Lehe delillerin toplanmadığı iddiası, hangi delilin hangi dilekçeyle istendiği gösterilerek somutlaştırılır.
- Talep bölümünde bozma, düzelterek karar veya duruşmalı inceleme istemleri ayrı ayrı ve gerekçeli biçimde ileri sürülür.
Hak Kaybı Doğduktan Sonra Kalan Yollar
Süre kaçırıldığında dosya kendiliğinden kapanmaz; eski hâle getirme talebi, kanun yararına bozma yolunun harekete geçirilmesi için ilgili makama başvuru ve koşulları varsa yargılamanın yenilenmesi talebi gündeme gelebilir. Bu yolların her biri kendi şartlarına tabi olduğundan, hangi yolun açık olduğu kararın niteliğine ve gecikmenin sebebine göre belirlenir. Ayrıca infaz aşamasına geçilmişse, infazın durumu ile kanun yolu talebinin ilişkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Kanun yolu takvimi, ceza dosyalarında geri alınması en zor hatanın yaşandığı alandır. Kararın türü, tebligatın şekli ve sanığın duruşmadaki durumu değiştikçe hesap da değiştiğinden, süreye ilişkin her tespitin dosya evrakıyla teyit edilerek ilerlenmesi ve mesleki destek alınması önerilir.