İçeriğe geç
AC

İstinaf, Temyiz ve İtiraz Ayrımı: Kanun Yolunda Merci ve Süre Analizi

23 Mart 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 91 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında verilen her karara aynı kanun yolu açık değildir. Hükümlere karşı istinaf ve temyiz, kararlara karşı ise itiraz yolu işler. Bu ayrım gözetilmediğinde başvuru, esası incelenmeden merci veya süre yönünden reddedilir; kanun yolu sürelerinin kısa olması hatayı telafi edilemez kılar.

Hüküm mü, Karar mı

Beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşme kararları hüküm sayılır ve bunlara karşı istinaf yoluna başvurulur. Buna karşılık tutukluluğa, adli kontrole, dosyanın birleştirilmesine ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabidir ve itiraz mercii farklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yolu, uygulamada en çok karıştırılan başlıklardan biridir.

Süreler ve Başlangıç Anı

  • İstinaf başvurusu için hükmün açıklanmasından itibaren yedi günlük süre öngörülmüştür; karar yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğle başlar.
  • İtiraz için de kural olarak yedi günlük süre işler.
  • Bölge adliye mahkemesi kararlarından temyize tabi olanlar için kanunda ayrı bir süre belirlenmiştir.
  • Süresinde verilen kısa dilekçenin ardından gerekçeli başvuru, gerekçeli kararın tebliğinden sonra tamamlanabilir.

Duruşmada hazır bulunulup bulunulmadığı sürenin başlangıcını değiştirdiğinden, tutanaklardaki katılım kaydı mutlaka kontrol edilmelidir.

Her Hüküm Temyiz Edilemez

Bölge adliye mahkemesinin bazı kararları kesindir; kanunda temyiz edilemeyecek hükümler ayrıca sayılmıştır. Kesin bir karara karşı yapılan temyiz başvurusu reddedilir ve bu sırada olağanüstü kanun yolları için düşünülecek zaman da daralır. Bu nedenle istinaf kararı elinize geçtiğinde ilk yapılacak iş, kararın kesin olup olmadığının tespitidir.

Başvuru Dilekçesinin Kurgusu

İstinaf sebepleri, hukuka aykırılıkların soyut tekrarı değil; dosyadaki hangi delilin nasıl değerlendirildiği ve hangi usul kuralının nerede ihlal edildiği gösterilerek yazılmalıdır. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler ile dosya üzerinden karar verilebilecek sebepler ayrı ayrı sıralanmalı, delil toplanmasına ilişkin talepler gerekçelendirilmelidir. Temyiz aşamasında ise inceleme hukuka aykırılıkla sınırlı olduğundan, maddi olay tartışması yerine hukuki nitelendirme ve usul denetimi öne çıkarılmalıdır.

Yanlış Mercie Verilen Dilekçenin Akıbeti

Başvuru dilekçesinin kararı veren mahkemeye verilmesi esastır; başka bir mahkemeye veya ceza infaz kurumu aracılığıyla verilen dilekçelerde tarih ve kayıt sorunları ortaya çıkabilir. Tutuklu sanığın kurum kayıt tarihinin esas alınacağı hallerde bu kaydın alınması ihmal edilmemelidir.

Bu içerik genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Kararın türü ve verildiği aşama başvurulacak kanun yolunu değiştirir; süreler gün hesabıyla işlediğinden, kararı öğrendiğiniz anda dosyanızı bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla