İçeriğe geç
AC

Kovuşturma Aşamasında Görev ve Yetki İtirazı: Hak Kaybına Yol Açan Usul Hataları

27 Mayıs 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

İddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma aşamasında, esasa ilişkin savunma kadar mahkemenin görev ve yetkisine ilişkin tespitler de belirleyicidir. CMK, TCK ve 5275 sayılı Kanun çerçevesinde bu rehber, kovuşturmada mercii analizi ile usule aykırı işlem nedeniyle doğabilecek hak kayıplarını ele alır.

Görev: Suçun Nitelendirilmesine Bağlı Bir Sonuç

Ceza yargılamasında görev, iddianamedeki nitelendirmeye ve öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar kanunda ayrıca sayılmıştır. Yargılama sırasında eylemin hukuki niteliği değişirse, mahkeme görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli mahkemeye gönderir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan her aşamada ileri sürülebilir; süreye bağlı değildir. Buna karşılık görevsiz mahkemede yapılan bazı işlemlerin akıbeti tartışmalı hâle gelebileceğinden, itirazın erken yapılması savunma açısından daha güvenlidir.

Yetki: Kural ve İstisnalar

Kural, suçun işlendiği yer mahkemesinin yetkili olmasıdır. Suçun nerede işlendiğinin belirlenemediği, teşebbüs aşamasında kaldığı ya da birden çok yerde neticenin doğduğu hâllerde kanun tamamlayıcı ölçütler getirir. İnternet üzerinden işlenen fiillerde bu tartışma özellikle sık gündeme gelir. Sanık bakımından yetki itirazının belirli bir aşamaya kadar ileri sürülmesi gerekir; ilk duruşmada delillerin tartışılmasına geçildikten sonra yapılan itirazlar kural olarak dinlenmez.

Kovuşturmada En Sık Görülen Hak Kayıpları

  • Duruşma gününün tebliğ edilmediği iddiasının tutanağa geçirilmemesi.
  • Tanık dinlenmesi talebinin gerekçesiz sunulması ve reddedilen talebe karşı beyan verilmemesi.
  • Bilirkişi raporuna karşı beyan için verilen sürenin kaçırılması.
  • Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmanın yeterli hazırlıkla yapılmaması.
  • Kararın tefhimi ile gerekçeli kararın tebliği arasındaki sürelerin karıştırılması.
  • Lehe delil olabilecek kamera ve iletişim kayıtlarının, saklama süresi dolmadan istenmemesi.

Kanun Yolu Takvimi

  1. Hükmün tefhim veya tebliğ tarihi kayıt altına alınır.
  2. İstinaf başvurusu süresinde yapılır; gerekçe sonradan sunulacaksa bu husus dilekçede belirtilir.
  3. Gerekçeli karar tebliğ edildiğinde, ek gerekçe dilekçesi için süre yeniden hesaplanır.
  4. İstinaf sonucuna göre temyiz yolunun açık olup olmadığı kontrol edilir.
  5. İnfaz aşamasına ilişkin talepler için ayrı bir takvim kurulur.

İnfaz Boyutunun Yargılamayla Bağlantısı

Verilecek cezanın miktarı ve suçun türü, infaz rejimini doğrudan etkiler. Bu nedenle savunma stratejisi kurulurken yalnızca beraat ihtimali değil, olası bir mahkûmiyette denetimli serbestlik, koşullu salıverilme ve infaz kurumuna ilişkin sonuçlar da hesaba katılmalıdır. Adli para cezasına çevirme ve erteleme taleplerinin duruşmada açıkça ileri sürülmesi, sonradan kanun yolunda tartışılmasına göre daha etkilidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Suç tipi, dosyadaki deliller ve aşamaların tarihleri sonucu değiştirdiğinden, ceza dosyalarında mutlaka bireysel hukuki destek alınmalıdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla